Antoine Laurent Lavoisier Kimdir

0
1573
antoine laurent lavoisier

Antoine Laurent Lavoisier, bu isim çoğu kişiye yabancı değildir. Fransız kimyacı olan Antoine Laurent Lavoisier’ı çoğumuz okulda derslere konu olmasıyla öğrendik. Ama bu bilgiler hep yüzeyde kalmıştır. Bu sebeple Antoine Laurent Lavoisier hakkında bilgi verip ve öğrendiklerimi sizlerle paylaşmak isterim.

Antoine Laurent Lavoisier Hayatı

Lavoisier 1743 yılında Paris’te doğmuştur. Babasının etkisiyle hukukçu olmaya yöneldi. Ancak sonraları deney yapmaya tutkulu olduğunu farketti. 21 yaşına yeni girdiği zaman Paris’in sokaklarını aydınlatma proje yarışmasında birinci oldu ve Fransız Bilim Akademisi tarafından madalya ile ödüllendirildi. 25 yaşında bilim alanındaki çalışmaları sebebiyle akademiye üye seçildi. Bu sırada da hükümetin özel bir komisyonunda görevlendirildi. Lavoisier birçok bilim çalışmasını düzenledi. Ayrıca barutun üretim sorumluluğunu üstlendi ve yaşamını yitirmesine sebep olan vergi sistemini düzeltme işine girişti. Tüm bunlarla ilgilendiği sırada da asıl ilgi alanıyla ilişkisini sürdüren Lavoisier her fırsatta laboratuarında deneylerini yapmaktan geri kalmadı tabi ki.

Antoine Laurent Lavoisier bilim dünyasında en başta yanma olayına ilişkin geliştirdiği yeni kuramıyla ün kazandı. Lavoisier’ın diğer araştırmacılara örnek olan davranışı ölçme işleminde gösterdiği duyarlılığıdır. Lavoisier kimyanın her şeyiyle ilgili ve ilişkilidir. Tüm çalışmalarında en büyük destekçisi ise eşi olmuştur. Eşi deney şekilleri çizmiş, yabancı dillerden kaynak çevirileri yapmış ve makalelerini yayıma hazırlama gibi işlerde Lavoisier’ın en büyük yardımcısı olmuştur. Lavoisier’ın hayatını kısaca anlatmaya çalıştım. Şimdi de Lavoisier’ın Flogiston teorisinden kısaca bahsetmek istiyorum.

antoine laurent lavoisier kimdir

Lavoisier araştırmalarına başladığında kimyada dört element öğretisinin yanı sıra yanmaya ilişkin flogiston kuramı geçerliydi. Bu kurama göre, yanma; yanan maddenin flogiston denen, bilinmez bir madde çıkarması demekti. Bu zamanlarda yanma olayı hakkında birçok görüş ayrılığı vardı. Bunun temeli gazlar hakkında bilgi eksikliğinin bulunmasıydı. Lavoisier yanma olayı ile ilgili deneyler ve gözlemler yaptı. Bu gözlemlerine göre kapalı bir kapta fosfor yakılınca gazın ağırlığının değişmediği, kabı açtığında ise havanın içeri girmesiyle gazın ağırlığının az da olsa arttığını saptamıştı. Bu ise flogiston kuramına uygun değildi. Bu Lavoisier’ın aklını bayağı karıştırmıştır.

Lavoisier Kütlenin Korunumu Kanunu nasıl ortaya çakırdı?

Hepimiz Lavoisier’ı bu kanunu sayesinde tanıyoruz. Bu kanunun ne olduğunu da biliyoruzdur diye düşünüyorum. Bilmesek bile kanunun adından da ne olduğunu anlayabiliriz. Lavoisier oksijeni keşfeden bilim adamı Priestley’in görüşlerinden yardım alır. Deneylerinde bir adım daha ileri giderek cıvadan ayırdığı cıva oksidi(calx) tarttıktan sonra daha fazla ısıtmıştır. Kor olan kırmızı oksidin giderek yok olmaya yüz tuttuğunu, geriye de belli sayıda cıva taneciğiyle, solunum ve yanma sürecinde atmosferik havadan daha etkili bir miktar ‘elastik akıcı’ kaldığını saptar.

Elastik akıcı, Priestley’in bulduğu yetkin gaz denilen şeydi. Lavoisier, bu artığın ağırlığı ile cıvanın ilk aşamadaki ısıtılmasından azalan hava ağırlığının da eşit olduğunu belirler. Dahası, cıva oksidin ısı altında cıvaya dönüşmesiyle kaybettiği ağırlık etkili bölümüyle yani oksijenle birleşmesiyle oluşur. Başlarda önem verilmeyen bu kuram, suyun iki gazın birleşmesiyle oluştuğuna ilişkin, Cavendish adlı bilim adamı deney sonuçlarını açıklayınca bilim insanlarının dikkatini çekmeye başlar.

Flogiston Teorisi Cavendish’in çalışmalarının katkısıyla yıkılır. Yeni teorinin benimsenmesi ise uzun sürmez. Ve sonunda kimya alanında beklenen atılım gerçekleşmiş olur. Lavoisier ulaştığı sonucu bilim akademisine sunar. Ama çalışmalarına çalışmalarıyla katkıda bulunan Lavoisier Cavendish ve Priestley’den hiç bahsetmez.
Lavoisier’ı unutulmaz yapan özelliği ölçmelerde gösterdiği aşırı duyarlılığıdır. Bu özelliği sayesinde o çok ünlü Kütlenin Korunumu Kanunu’nu ortaya koymuştur.

antoine laurent lavoisier hayatı
Ölümü ise çok acınası bir durum olan giyotinle olmuştur.1794 yılında Lavoisier’ın yaşadığı dönemde beklenen bir olay gerçekleşti. Lavoisier deneylerini yaptığı bir sırada Devrim Mahkemesi önüne çağrılır. Lavoisier şahsına yöneltilen iki suçlamaya maruz kalmıştır. Birincisi aristokrasiyle(devrim karşıtıdır) ilişkisidir. İkincisi ise vergi toplamada yolsuzluktur. Birinci suçlamayı bilmem ama ikinci suçlama daha doğrusu ikinci suç Lavoisier’ın masumane gördüğüm bir suçudur. Çünkü topladığı vergilerin küçük bir bölümünü laboratuar deneyleri için harcamış. Bu sebeple ben bu konuda Lavoisier’ı tamaman suçlu bulmuyorum. Laboratuarına düşkün bir insan laboratuarını geliştirmek istemiştir diye düşünüyorum. Lavoisier’ın sonunun ise çok acıklı olduğunu söylemeliyim. Lavoisier daha 51 yaşındayken devrim adıyla kafası giyotinle kesildi. Lavoisier öleceğini biliyordu ve ölümünü beklerken kitap okuyordu. Cellât onu almaya geldiğinde ise Lavoisier nerede kaldığını unutmak için kitabın arasına ayıraç koyar. Kimbilir belki hayatının hangi noktasında kaldığında belirtmek istemiştir bu ayıraçla.
Lavoisier’ın hayatı böyleydi işte. Deneyler, gözlemler vardı her noktasında. Çalışkandı ama bir o kadar da bencildi. Lavoisier’ın ölümü ise acımasız ölümlerden. Beni bu olaylardan en çok etkileyen ölüme giderken okuduğu kitapta kaldığı yeri belirtmesiydi.

Yaptığı önemli kanunu ise Lavoisier’ın deneylerdeki titizliğinden  kaynaklanıyor. Bu titizlik onun ünlü bir yasa ortaya çıkarmasını sağlamıştır.

Paylaşır mısınız?
Önceki İçerikFaraday indüksiyon Kanunu Nedir
Sonraki İçerikElektrikli Uçak E-Fan
merhabalar. mühendis beyinler yazarlarındanım. 1993 samsun Bafra doğumluyum. Yenibosna lisesinden mezun oldum. Marmara üniversitesi fen bilgisi öğretmenliği 3.sınıftayım. eğitimime halen devam etmekteyim. aynı zaman da okuduğum bölümde öğrenci asistanı olarak görev almaktayım. hayatta ki tek amacım tüm bireylerin bilim okur yazar bireyler olması. bunu da yazılarımdan daha iyi anlayacaksınız.

Düşünceleriniz Nedir?