Bilim ve Teknolojinin Toplum Üzerinde Etkisi

2
7464
bilim

Bilim ve teknolojinin; birbirlerini tamamlayarak bütünleşmesiyle, dünyadaki hayata hakim olduğu  bir  çağda yaşamaktayız. “Bilim” ve “Teknoloji” kavramlarının ne anlam ifade ettiğini öğrenmeden, “Bilim  ve  Teknolojinin” etkilerini her yönüyle taşıyan “çağımızı” anlamamız imkansızdır.

Bilim Nedir? Bilim; doğayı bilmek ve anlamak ya da doğaya ait bir problemi çözmek için; deneysel metotlara başvurulduğu, objektif gözlemlerin yapıldığı ve verilerin (nitel ve nicel)  toplandığı sistematik bir araştırma sürecidir. Bilim, insanların; kainatı, kainatın içindeki galaksileri, galaksilerin içindeki yıldızları ve gezegenleri, gezegenlerin içerisinde canlılar için yaşam alanı olan dünyayı, dünya üzerindeki doğayı ve doğada yaşayan insanları ve canlıları öğrenme gayreti ve sürecidir. Bilim; bilinmeyen hakikatleri ve yasaları  keşfetme işlemleridir…

Teknolojinin Toplum Üzerinde Etkisi

Teknoloji Nedir? Teknoloji; insanların, bilimden faydalanarak kendi ihtiyaçlarının karşılanmasına ya da çevresini değiştirmeye yönelik yapılan teknik uygulamalardır. Bir insan etkinliği olarak teknoloji; bilimi  kullanarak, bilimin sayesinde bulunan gerçekleri insanoğlunun yaşamını kolaylaştırmak gayesiyle pratiğe dökme ve bilimin yasaları çerçevesinde insani ihtiyaçlara hizmet etme uygulamasıdır.

İnsanlar bilim ile bilinmeyen gerçekleri keşfetmekte ve öğrenmekte, teknoloji ile de; bilimin bulduğu bilgileri kendi ihtiyaçlarına göre değiştirmekte ve dönüştürmektedir. Buradan şu sonucu çıkarabiliriz: Bilim ve Teknoloji hem birbirlerini tamamlıyor, hem de biri diğerinin gelişimine yardım ediyor. Görüldüğü üzere, bilim ve teknolojinin odak  noktasında “insan” yer almaktadır. O bakımdan, bilim ve teknolojinin; insanın yaratılmasıyla birlikte başladığını söyleyebiliriz.  Bilim ve Teknoloji günümüzden 2 milyon yıl önce av aletlerinin (silah, araç ve gereçleri) yapıldığı “Taş Devri” ile başlamış, “Bronz” ve “Demir” çağlarıyla evrimleşmiş, Rönesans Dönemi’nde (1750-1830) insan ve hayvan gücü yerine, buhar gücünü benimseyen Sanayi Devrimi ile değişim, dönüşüm ve gelişim açısından büyük bir hız kazanmış…

21.  Yüzyılda (günümüzde) ise “bilgi” yoğunluklu olup değişim, dönüşüm  ve  gelişim  açısından günümüz  şartlarına  göre tarihinin en zirve noktasına gelmiştir. Şurası bir gerçek ki bilim ve teknolojide “en zirve  nokta” ya da “son nokta” yoktur ve olmamalıdır. Aksi  takdirde;  Bilim ve Teknolojinin değişim, dönüşüm ve  gelişiminden bahsetmemiz imkânsızlaşır. Bilim  ve Teknolojide  “En  zirve nokta budur!” demediğimiz sürece, bilim ve teknoloji veya bilimin desteklediği teknoloji; günümüzden 10, 20, 30 ya da daha fazla yıl sonra  günümüz şartlarına göre gelişmişlik açısından daha farklı bir yerde olacaktır. Şüphesiz  ki, bilim  ve  tenoloji’nin veya bilimin desteklediği teknolojinin hızlı bir şekilde gelişmesi, dünyada yaşayan  toplumları   olumlu veya olumsuz yönde etkilemektedir. Günümüz teknolojisinin olağanüstü bir gelişme göstermesiyle;  toplumlar arasında siyasi, ekonomik, sosyal, kültürel, ulaşım ve iletişim alanlarında insanları etkileyen  önemli gelişmeler olmuştur.

Ekonomi ve üretimde; “bilgi” en önemli sermaye haline gelmiştir. Artık daha hızlı, daha kaliteli, daha ucuz  ve daha çok üretim yapılmaktadır. Aynı şekilde ulaşımda da daha hızlı, daha ucuz ve daha konforlu ulaşım araçları üretilmiş ve insanların hizmetine sunulmuştur… Dünya nüfusunun artması ve artan nüfusun; kendi  ihtiyaçlarını karşılayabilmesi için her konuda toplumlar arası iletişim kurma gerekliliği, iletişim alanında Bilim’in desteklediği Teknoloji’nin hızlı bir şekilde gelişmesinde etkili olmuştur. İletişim teknolojisinin gelişmesiyle; toplumlar arası sosyal ve kültürel ilişkiler kurulmuş ve coğrafi mesafeler azalmıştır. Bu durum  aynı zamanda, insanları ve toplumları olumsuz etkileyen “küreselleşme” sürecini de başlatmıştır. Bilim’in   desteğiyle gelişen Teknoloji’nin; insan ve toplum üzerinde, insan-çevre ilişkisine olumlu etkileri olduğu gibi   olumsuz etkileri de vardır. Halâ savaşlar yapılıyor, terör olayları insanları öldürmeye devam ediyor. Gelişen teknolojiye rağmen insanlar açlıktan ve yoksulluktan hayatlarını kaybediyorlar.

Gelişen teknolojiye rağmen; deprem, yangın, sel, fırtına ve çevre kirliliği gibi doğal afetlerine karşı etkisiz  ve yetersiz kalıyoruz. Gelişen teknolojiye rağmen; insanlar giderek kişiliklerini kaybetmeye, birtakım teknolojik uygulamalardan dolayı makineleşmeye, toplumdan uzaklaşmaya ve içine kapanmaya başlamıştır. Deyim yerindeyse insanlar; kendi yaşamlarının anlamını ve neden yaşadıklarını sorgulamaya başlamıştır… Gelişen  teknolojiye rağmen; insanlar ve toplumlar üzerinde, bu olumsuzluklar yaşanıyor ve yaşanmaya devam  ediyorsa;  bilim ve teknoloji ile uğraşan “Bilim  Adamları’nın”, şu sorunun cevabını bulmaları elzemdir: “-İnsan  yaşamındaki, insanların sorunları çözmek ve ihtiyaçlarını karşılayabilmek için gelişen bilim ve teknoloji;  İnsanların yaşanan bu sorunlarına, acılarına, sıkıntılarına neden bir çare bulamıyor ya da çare bulmakta sıkıntı çekiyor?”

2 Yorum

Düşünceleriniz Nedir?