Doğadan ilham Alınarak Yapılan Tasarımlar

0
2656

Merhaba arkadaşlar bu yazımda size doğanın biz insanlığa bir mucizesi ve Allah’ın bize bir lütfundan bahsedeceğim. İnsanoğlu bugüne kadar yaptığı bütün icatlarda doğadan ilham almaktadır. İçinde bulunduğumuz yüzyılda bilim adamları yeni bir teknoloji geliştirirken doğadaki örnekleri göz önünde bulundururlar. Doğadan esinlenerek yapılan bu teknolojilere pek çok örnek verebiliriz. Örneğin uçaklar ve helikopterler, arabalar, denizaltılar, gemiler, radarlar, teleskoplar, robotlar, askeri donanımlar ve yapay zeka gibi bir çok örnek karşımıza çıkar.

Uçan canlılar ve çisimler göz önüne alındığında en önemli unsur “aerodinamik” ve buna bağlı uçuş teknikleridir. Bilim adamları havanın sürtünmesinin ve gövdeye uyguladığı basıncı en aza indirmek için çalışmalarda bulunmuş ve yağmur damlasının en mükemmel aerodinamik yapıya sahip olduğu kanısına varmışlardır. Uçak kanatlarının bu şekle benzetmişler fakat bu istenilen sonucu vermemiştir. Daha sonra kuşların kanatlarından ve gövdelerinden ilham alınarak yeni sistemler geliştirilmiştir. Günümüzde yüksek hızda ve hava gösteri akrobasi konusunda insanı hayrete düşürecek sonuçlara ulaşılmıştır. baykuşSon olarak uçaklardan çıkan sesin azaltılmasına yönelik araştırma yapan bilim adamları baykuşların diğer kuşlara nazaran daha sessiz uçtuğunu keşfetmişlerdir. Baykuşların kanatlarının ucunda bulunan tüylerin testere şeklinde oluşu uçaklarda hava akımından kaynaklanan gürültüyü azaltmaktadır.

Günümüzde kullanılan radarlara ilham veren canlı ise yarasadır. Yarasaların görme duyusu neredeyse yok denecek kadar azdır. Fakat yarasalar bu eksikliğini çok yüksek titreşimli ultrason denilen ses dalgaları yayarak kapatırlar. Bu ses dalgaları saniyede 20.000 titreşimden fazla olduğundan insanlar bunu duyamazlar. Yaymış olduğu bu ses dalgaları etrafındaki cisimlere ve canlılara çarparak geri döner, bu geri dönen titreşimler sayesinde yarasa kendi yönünü ve hızını belirler. Yarasanın bu özellikleri günümüz radar teknolojisinde kullanılmaktadır.

Doğadan ilham Alınarak Yapılan Tasarımlar

    Arabalarda ve diğer taşıtlarda kullanılan vites kutuları, aracı istediğimiz hızda sürmemize ve en verimli bir şekilde kullanmamızı sağlıyor. Bu basit gibi görünen fakat bize birçok kolaylık sağlayan vites kutusu dediğimiz şey bazı canlılarda mevcuttur. Taşıtlarda kullandığımız vites kutuları, doğada ki bazı canlılar tarafından kullanılan vites kutularının çalışma prensibiyle aynıdır. Örneğin bir sinek havada uçmasının sağlayan üç kademeli vites kutusuna sahiptir. Bu sayede kanatlarını hızla çırparak aniden hızlanabilir ve yavaşlayabilir. Taşıtlarda kullanılan vites kutusu büyük bir yer kaplarken, sineklerde vücutlarına oranla daha küçüktür.

Bir çok araba markasının kullandığı oto kontrol ve gövde kontrol sistemi, tehlike oluşturacak durumları önceden tespit ederek sisteme yüklenen programı devreye sokar ve bu sayede sürücünün yapacağı hataları en aza düşürür. Buna örnek olarak tavukları verebiliriz, tavuklar gövdeleri oynasa da başlarını sabit tutarlar. Bunu aşağıdaki videoda da izleyebilirsiniz.

Gemiler ve denizaltılar da suda ki bazı canlılardan ilham alarak geliştirişmiş ve tasarlanmıştır. Gemilerde gördüğümüz burun çıkıntısı yani pruvası, yunus balıklarından ilham alınarak yapılmıştır. Bu şekilde tasarlanan gemilerin pruvası suda sürtünme kuvvetini en aza indirerek su yüzeyini daha kolay yararak %25 e varan yakıt tasarrufu sağlamaktadır.

    Yine gemilerde ve deniz altılarında kullanılan sonar cihazlar yunusların kafasının ön tarafında bulunan bir organ sayasinde, saniyede 200.000 titreşime sahip ses dalgaları yollayarak yön bulmalarına yardımcı olur. Aynı zamanda bu ses dalgalarının özelliklerinden cismin büyüklüğünü, hızını, yönünü ve şeklini ayırt edebilir. Gemilerde ve denizaltılarında kullanılan sonar cihazlarında çalışma prensibi yunusların bu algısıyla aynıdır.
Nautilus
    Nautilus denilen balık vücudunda bulunan içi boş su odacıklarına suyu çekerek kendini batırır ve yüzeye çıkmak istediği zamanda bu odacıklarda ki suyu kas sistemi ile dışarı pompalayarak boşaltır. Denizaltılarında su odacıkları vardır ve Nautilus denilen balığın sistemiyle aynı prensipte çalışır.

Teleskoplarda kullanılan çatı modelleri arıların kovanlarından ilham alınarak yapılmıştır. Teleskobun merceği arı kovanları gibi altıgen şeklindedir. Bu sisten gök cisimlerinden gen X ışınlarını kendine çekmede kullanılır. Bu şeklin kullanılmasının nedeni kayıp alanların bulunmamasını sağlamaktır. Altıgenlerden oluşan bu dizilim teleskoba daha geniş bir görüş alanı ve yüksek kalite sağlamaktır.Ayrıca arıların gözleride altıgenden oluşmakta ve bu da arının daha iyi görmesini sağlar.

arı gözüSon olarak teknolojide ilham alınacak tek bir canlı kaldı o da biz. İnsan gibi hareket eden, dengede durabilen, onun gibi konuşan, onun yaptığı bütün işleri yapabilen ve insan gibi tecrübelerinden ders alabilen bir yapay zeka oluşturmak. Günümüzde bunların bir kısmı ayrı ayrı olarak kullanılmaktadır. Arabaların ışık sensörleri havanın karardığını algılayarak ışıkları otomatik olarak açar aynı şekilde otomatik kapılarda ki sensörler kişiyi görerek açılır. Bunlar bir nevi insan gözünün işlevini görür. Fabrikalarda kullanılan robot kollarda aynı şekilde insanın kolundan ve parmaklarından ilham alınarak yapılmıştır. Fakat bunları insan vücudu gibi bir bütün olarak kullanmak ve insan gibi düşünüp hareket eden robotlar yapmak son birkaç yıldır üzerinde durulan en önemli teknolojik gelişmelerden biridir.

Bu yeni teknolojinin insanlar için hem artıları hem de eksileri vardır.

Robotların insan yaşamına sayabileceğimiz bir çok artıları vardır. Kısaca robotların avantajlarını sıralamak gerekirse doğru kullanıldığı taktirde, insanların yapmış oldukları pis, sıkıcı, tehlikeli ve ağır işleri bunlara vererek işleri kolaylaştırabiliriz.

Dezavantaj olarak biraz bilgi vermek gerekirse, insanların fabrikalarda ve ofislerde yaptıkları işleri robotlara yüklemek ve bunun sonucu olarak ta işsizlik oranının artmasıdır. Benim düşüncem ise bu robotlar hayatımıza girince aynı zamanda teknisyenlere, bakımcılara, satıcılara, mühendislere ve yazılımcılara yeni çalışma alanı doğacaktır. Bir diğer dezavantaj ise bilim adamlarının ön gördüğü bir teori olan askeri alanda kullanılması ile bir atom bombasından daha büyük bir tehlike oluşturmalarıdır.

Asimov’un özellikle robot öykülerindeki kullandığı kurallar şöyledir ve bunlar şu anlık günümüzde ki robot kuralları olarak geçmektedir:

1- Bir robot hiçbir şekilde insanoğluna zarar veremez;  veya pasif kalmak suretiyle zarar görmesine izin veremez.

2- Bir robot kendisine insanlar tarafından verilen komutlara 1. kuralla çelişmediği sürece itaat etmek zorundadır.

3- Bir robot 1. ve 2. kurallarla çelişmediği sürece kendi varlığını korumak zorundadır.

Hiç kuşkusuz, burada gösterdiğim birkaç örnek dışında daha pek çok ürün ve projeye rahatlıkla uyarlanabilecek sayısız doğa modeli mevcuttur. Tüm bunlar canlılığı büyük bir uyum ve kusursuzluk içinde yaratan Rabbimizin sonsuz ilim ve sanatının eşsiz birer tecellisidir. Rabbimiz insanların dünyada rahat yaşayabilmeleri için bütün bu incelikleri özel olarak yaratmış ve onların hizmetine sunmuştur. İnsana düşense, sadece bunları keşfetmek ve kullanıma sokmak için çaba göstermesidir.

Kaynaklar

http://www.inploid.com/t/asimovun-gelistirdigi-robot-kanunlari-hakkinda-fikriniz-nedir/23571/
http://hayvanlardakiessiztasarim.blogcu.com/dogadan-esinlenerek-gelisen-teknoloji/5861272
http://www.mihav.com/forum/paylasim-sohbet/hayvanlardan-esinlenerek-yapilan-icatlar-35396/
http://www.populerbilgi.com/genel/biyomimetik_jetmotor_viteskutusu.php
http://ilgiliforum.com/kusursuz-dogadan-akilci-taklitler-t5102.0.html

Düşünceleriniz Nedir?