Esir Maddesi Nedir

2
3166
esir maddesi nedir

Merhaba arkadaşlar bu yazımız; esir maddesi nedir konu başlığı altında olacaktır. Bilim adamları, On dokuzuncu yüzyılın başlarına doğru, evrenin tam bir tanımına yaklaştıklarına inanıyorlardı. Uzayın, “esir” (ether) adlı, sürekli bir ortam ile dolu olduğunu düşünüyorlardı. Işık ışınları ve radyo sinyalleri, tıpkı sesin havadaki basınç dalgalan gibi, bu esirde ki dalgalardı. Tam bir kuram için gerekli tek şey, esirin esnek özelliklerinin dikkatli biçimde ölçülmesiydi. Harvard Üniversitesi ndeki Jefferson Laboratuarı bu tür ölçümler gerçekleştirileceği umularak hassas, manyetik ölçümleri etkilememesi için, bütünüyle demir çivi kullanılmaksızın inşa edilmişti. Ne var ki; planlayıcılar ve Harvard Üniversitesinin büyük kısmının yapımında kullanılan kızıl kahverengi tuğlaların, büyük miktarda demir içerdiğini hesaba katmamıştı. Bu bina halen kullanımda, ancak Harvard, demir çiviler olmadan bir laboratuvar döşemesinin ne kadar yük taşıyabileceğinden gene de emin değil.

Esir Maddesi Kökeni

Esir teriminin kökeni, antik çağ inisiyasyonlarında kullanıldığı biçimiyle, aither veya aiether olarak da yazılan aether’dir. Eski Yunanca’da aether, kökeni olan “aitho” sözcüğünden de anlaşılabileceği gibi, “ateşli, parlak ve havadan daha süptil olan” anlamına gelmekteydi ve fiziksel bir mekanı ifade etmiyordu. Aether, antik çağın ezoterik öğretilerinde kimi zaman maddenin esîr denilen halini, kimi zaman da maddenin “ilk madde” (materia prima) denilen ilk, cevherî halini ifade etmek üzere kullanılıyordu.

Esîr, 19. yüzyılda atomlar arası boşluğu yani evreni doldurduğuna, ağırlığı olmadığına, ısı ve ışığı ilettiğine inanılan tözdür. Deneysel veriler ışığın iletiminin bu şekilde açıklanmasını çürütmüş ve bu açıklama yerini kuantum kuramına bırakmıştır.

esir maddesi

Eğer ışık esir adlı elastik bir nesne içinde bir dalga olsaydı; ışığın hızı, ona doğru giden bir uzay gemisindeki (a) bir kişiye göre daha yüksek ve ışıkla aynı yönde ilerleyen bir uzay gemisinde (b) ise daha düşük görünecekti. 

Dünyanın yörüngesi yönündeki ve onunla dik açılar yapan bir yöndeki ışık hızı arasında hiçbir fark bulunmamıştır.

Yüzyılın sonuna doğru, her tarafı kaplayan esir düşüncesinde ayrılıklar belirmeye başladı. Işığın, esir içerisinde sabit bir hızla ilerleyeceği; ancak, esir içerisinde ışıkla aynı yönde ilerliyorsanız, hızının daha düşük görüneceği,- ışığın aksi yönünde ilerliyorsanız, hızının daha yüksek görüneceği umuluyordu. (Şekil 1.1). Gene de, bir dizi deney, bu görüşü desteklemeyi başaramadı Bu deneylerin en dikkatli yapılanı ve en doğrusu, Ohio Cleveland Case School of Applied Science (Uygulamalı Bilim Okulu)’dan Albert Michelson ve Edvvard Morley tarafından 1887’de gerçekleştirildi. Onlar,- birbiriyle dik açı yapan iki ışık demetinin hızlarını karşılaştırdılar.

Dünya hem, kendi ekseni çevresinde hem de güneş çevresindeki yörüngesinde döndüğü için, bu düzenek esir içerisinde değişen hız ve yönlerde ilerler (Şekil 1.2). Ancak Michelson ve Morley iki ışık demeti arasında, günlük veya yıllık, hiçbir fark bulmadı. Işık, bir kişinin hızına ve hareket yönüne bağlı olmaksızın, her zaman göreli olarak kişinin bulunduğu yere doğru ilerliyormuş gibi görünüyordu (sayfa 8, Şekil 1.3). İrlandalı fizikçi George FitzGerald ve Hollandalı fizikçi Hendrik LorentZ; Michelson-Morley deneyini esas alarak, esir içerisinde hareket eden kitlelerin büzüleceğini ve saatlerin yavaşlayacağını öne sürdü. Bu büzülme ve saatlerin yavaşlaması, kişiler esire göre ne yönde hareket ederse etsin, ışık için aynı hızı ölçecekleri varsayımıyla gerçekleşecekti. (FitzGerald ve Lorentz, esiri, hâlâ somut bir nesne olarak kabul ediyorlardı.)
Işık Hızının Ölçümü

1887’deki Scıentifıc American dergisinde çıkan deney diyagramınınyeniden oluşturulmuş hali. Michelson-Morley girişim ölçer cihazında; bir kaynaktan gelen ışık yan geçirgen bir ayna ile iki demete ayrılır. Bu iki ışık demeti, birbiriyle dik açılar yaparak ilerler ve sonra, yan geçirgen aynaya tekrar çarparak tek bir demet halinde birleşir, iki yönde ilerleyen ışığın hızındaki bir fark, bir demetteki dalga tepelerinin diğer demetteki dalga çukuru ile aynı anda varması ve onların dışlaması anlamına gelmektedir.

Paylaşır mısınız?
Önceki İçerikSchrödinger Denklemi Çözümü
Sonraki İçerikEndüstri Mühendisliği Hakkında Bilgi
Oğuzhan Mallı
Merhaba Ben Oğuzhan Mallı Mühendis Beyinler sitesinin editörüyüm, Bir süre Karadeniz Teknik Üniversitesinde Elektrik ve Elektronik mühendisliği okuduktan sonra, yurtdışında eğitimime devam etmekteyim. Advanced seviyesinde İngilizce ve Rusça bilmekteyim. Yazılarımda yaptıklarımla, düşüncelerimle ilgili pek çok şey bulabilirsiniz. Yorumlarınız, düşünce ve tavsiyeleriniz benim için çok önemli. Yalnızca “Merhaba, buralardaydım.” demek için dahi olsa vakit ayırıp bıraktığınız her bir yorum için çok teşekkür ederim. Bütün yorumlara cevap vermeye çalışıyorum.

2 Yorum

  1. Merhaba ben internette gezinirken DMT ile ilgili yazınızı görüp sonra sitenize göz attım. Çok güzel bir site oluşturmuşsunuz. Emeği geçenlerin eline koluna sağlık.

  2. Esir maddesiyle ilgili bilgi ararken tesadüfen sitenize girdim. Mühendislikler başlığı altındaki bölümlere girince ciddi bir emek harcandığını gördüm. Sizin gibi gençlerin böyle uğraşılarının olmasına inanın çok sevindim. Sizden ricam esir maddesi teorisinin yerini alan kuantum teorisini biraz daha açıklamanız. Uzayda ışık nasıl yayılıyor, ışığı taşıyan bir ortam varsa sesi niçin taşımıyor?

Düşünceleriniz Nedir?