Proton Terapi Nedir

14
10426
Proton Terapi Nedir

Kanser tedavisinde; CERN hızlandırıcıları ile proton terapi. Günümüzde yaygın bir şekilde insan sağlığını etkileyen morbiditesi ve mortalitesi yüksek hastalık gruplarının başında kanser türleri gelmektedir. Kanser temelde tanım olarak bir tane hücrenin çoğalma kontrolünü kaybetmesi ile gelişen ve kontrolsüz çoğalma evrelerini tamamladıktan sonra çevre dokulara ve insanın fizyo-patolojik sistemine zarar veren bir tümör dokusunun oluşmasıdır. Her geçen gün kanser araştırmaları üzerine yeni ve etkili tedavi metotları bulunmaya çalışılmakta, teknoloji, bilim ve tıp ortak çalışma ekseninde yeni çareler aranmaktadır.

Halihazırda kullanılan radyoterapi, kemoterapi, cerrahi rezeksiyon, hormonal ve biyolojik tedavi metotları ile tümör dokunun parçalanması esas alınmaktadır. Bu amaç doğrultusunda uygulanan tedavi yöntemlerinin ciddi ölçüde zararlı yan etkileri olmasına rağmen kanserle mücadelede takip edilmesi zorunlu hale gelen ve alternatifi olmayan tedavi uygulamalarıdır. Tedavi sürecinde kanserli dokuyu parçalarken, kullandığımız tedavi yöntemlerinin oldukça agresif ve etkili olmasından dolayı hastaların sağlıklı çevre dokuları da ciddi ölçüde zarar görmektedir.kanser tedavi

Artık klasik diyebileceğimiz kanser tedavi metotlarının başında gelen radyoterapi, iyonlaştırıcı ışın kullanarak hedef tümör dokuyu parçalama esasına dayanır. Radyoterapi uygulamasında dokuya x veya gama ışınları veyahut hızlandırılmış atom altı parçacıklar belirli dozda ayarlanmış bir enerji ile gönderilmektedir. Hedef dokuya çarptırılan iyonizan parçacıklar hücrelerin DNA yapısını bozarak mitotik evre döngüsünden çıkarmakta ve apoptozis sürecini başlatarak programlanmış hücre ölümünü gerçekleştirmektedir. Bu mekanizmayı gerçekleştiren gama veya x ışınları aynı zamanda çevre dokudaki sağlıklı hücreler üzerine de aynı etkiyi oluşturmaktadır.

Proton TerapiKanser hastalığı ve tedavi süreci üzerine klasik metotları özetledikten sonra, parçacık hızlandırma mantığı ile çalışan ve radyoterapi tedavisini bir adım öteye taşıyan “Proton Terapi” yöntemini açıklayalım.

Bu tedavi yönteminin temeli 1929’da Kaliforniya Üniversitesi’nde Ernest O. Lawrence tarafından icat edilen siklotron projesine dayanmaktadır. 20. Yüzyılın ilk yıllarında icat edilmiş olan bu cihaz aslında bir çeşit parçacık hızlandırıcıdır. Yüklü parçacıkları; yüksek frekansa sahip alternatif gerilim kullanarak hızlandıran ve parçacık hızlandırıcıların atası kabul edilen bu sistem, uygulanan gerilimin dikine bir manyetik alan oluşturması ile parçacıkların dairesel bir yol izleyerek hız kazanmasını sağlar. İlk başlarda nükleer fizik araştırmalarında kullanılan bu sistem 2007 yılında CERN Nükleer Araştırma Merkezinde kurulan Hızlandırıcıların ve Detektörlerin Medikal Uygulamaları (ADAM SA) departmanı öncülüğünde; 1992 yılında TERA Foundation şirketinin hızlandırılırmış partiküller ile yeni radyoterapi teknikleri üzerine yaptığı çalışmalarda ilham alarak “Proton Hızlandırıcılar” geliştirilmiştir.Siklotron projesi

Siklotron projesinde ilham alan ve devasa parçacık hızlandırıcıların desteğini alan proton hızlandırıcılar, bir proton parçacığını yaklaşık 40 MeV enerji seviyesine çıkararak dokuya nüfuz olmasını olanaklı kılmıştır. Bu gelişme ile birlikte “Proton Terapi” diye anılan; tümör dokuyu çok iyi bir şekilde, çevre dokulara sapma ve sıçrama yapmaksızın hedef alan, iyileşme ve remisyon süresini önemli ölçüde azaltan bir radyoterapi yöntemi ortaya çıkmıştır. Sadece tümörlü dokuyu hedef aldığı için hem çok etkili bir yöntem olup hem de sağlıklı dokulara bir zararı ve etkisi bulunmamaktadır.

CERN Nükleer Araştırma Merkezi dünya çapında bu sistemi uygulayan hastane ve sağlık kuruluşları ile ortaklık anlaşmaları imzalayarak bu sistemlerin kurulması ve uygulamaya geçilmesi için desteklerini sunmaktadır. Ne var ki böyle bir sistemin kurulum maliyeti yaklaşık 150 milyon dolar olup dünya çapında sayılı sağlık kuruluşunda Proton Terapi Laboratuvarları mevcuttur. Şuan ki maliyeti ile ülkemize taşınması zor görünen bu teknolojinin ilerleyen yıllarda geliştirilen, maliyeti ve boyutu küçültülmüş proton hızlandırıcıların keşfi ile bizim de bu teknolojiye sahip sağlık kuruluşlarına sahip olmamız dileğiyle.

Paylaşır mısınız?
Önceki İçerikKarınca ve Mühendislik
Sonraki İçerikBilimsel Bilgi Testi 4
Ahmet Serdar Mutluer
Bezmialem Vakıf Üniversitesi Tıp Fakültesi 3. sınıf öğrencisiyim. Matematik, fizik, kimya, bilgisayar bilimleri ve tıp alanlarında, multidisipliner çalışmayı esas alan projeler ve çalışmalar yapmaktayım. Bu çalışmalarım neticesinde; sağlık bilimleri kategorisinde TUBA GEBİP-2016 "Üstün Başarılı Genç Bilim İnsanlarını Ödüllendirme Programı" na aday gösterildim. Bezmialem Vakıf Üniversitesi Tıbbi Araştırmalar Kulübü'nde yönetim kurulu başkanlığı görevini yapmaktayım.

14 Yorum

  1. Yazı için elinize sağlık. Bu alanda Türkçe bir yazı bulmak epey zor. Özellikle Tıp alanında ilgi duyup hadron-proton terapi yöntemiyle ilgilenen birine ilk kez rastlıyorum bu çok güzel bir duygu. Bir fizikçi olarak nacizane önerim olacak. Proton terapinin sağlıklı dokuya hiçbir etkisi olmadığını söylemek biraz iddalı olabilir. Çünkü proton ya da karbon iyonları Bragg Peak davranışı gösterir. Proton enerjisinin çok büyük kısmını hedefte harcar sizin de belirttiğiniz gibi ancak sağlıklı dokuya (X-ray kadar değil elbet) enerji bırakır.

    Bragg Peak davranışı

    • Ebru Hanım, ilgi ve takdirleriniz için çok teşekkür ederim ve bu konuda bir fizikçi gözüyle, eksik kaldığımız noktada yardımcı olarak bilgi paylaşımında bulunduğunuz için ayrıca teşekkür ederim efendim.

  2. Geçtiğimiz hafta üniversitede bu konunun tartışmasını yapmıştık. ” Keşke, sadece kanserli dokuya etki eden bir tedavi yöntemi bulunsa, sağlıklı hücreler bu tedavi sürecinde zarar görmese.” demiştik. Benim de yakından takip ettiğim bir konu olduğu için ilgiyle ve dikkatle okudum yazıyı. Çalışmalarınızın ve yazılarınızın devamını dilerim. Bu konuda verdiğiniz değerli bilgiler için teşekkürler Ahmet Serdar Mutluer.

    • İlginiz ve takdiriniz için asıl ben teşekkür ediyorum, çalışmalarınızda başarılar dilerim.

  3. öncelikle yazı gerçekten kanser tedavisinde ümit verici bir gelişme; mali sorunlar aşılıp, daha yaygın kullanıma geçildiğinde daha net sonuçlar görebilmemiz de mümkün olacak. çalışma aynı zamanda çağımızda nükleer enerjinin artık reddedilemez bir entite olduğunu gözler önüne sermekte. Paracelciusun’tüm maddeler zehirdir, ilacı zehirden ayıran dozudur’ prensibinde olduğu gibi günümüzde korkuyla bakılan nükleer enerjinin bugün geldiği nokta gerçekten sevindirici.

    her ne kadar kullanılan tekniğin çevre dokulara yayılımı az olsa da hala radyasyonun negatif etkilerine maruz kalma söz konusu. ayrıca kullanılan parçacık dokulara daha fazla nüfus eden ve enerji aktarımı daha yüksek bir ışın olduğundan giriş lezyonları görmemiz olası. Fakat sair kanserlerde cerrahinin yerini tutması veya kombinasyon tedavisiyle sağ kalımı artırdığı düşünüldüğünde, göze alınabilir yan etkiler olduğunu şu an zaten dünya kabul etmiş durumda.

    yazı için teşekkürler :)

    • Bu denli bilgi dolu ve özenli bir değerlendirme almak benim için çok değerli, takdiriniz ve değerlendirmeniz için çokça teşekkür ederim.

  4. Gec de olsa yuzyilimizin hastaliginin onune gecmemizi saglayan insanliga faydali olacak bir teknoljiye deginmissiniz. Dilerim kanser ve besin yetersizligi gibi insan yasamini dogrudan etkileyen problemlelerin onune suratle gecebiliriz. Sade ve anlasilir anlatiminiz icin cok tesekkurler Ahmet Serdar Mutluer.

Düşünceleriniz Nedir?