Titanik Neden Battı

16
11169
titanik neden battı

Titanik’in nasıl battığı ve Titanik neden battı soruları hakkında çokça yazılmış ve söylenmiş teoriler mevcuttur. Bu yazımızda ise bu trajedik kazayı bir mühendis gözüyle inceleyip, çoğu bilim adamı tarafından doğru olduğu kabul edilmiş bir teoriyi aktaracağız.

Dönemin en büyük mühendislik harikası ve asla batmaz denilen muhteşem gemi Titanik, daha ilk seferinde kendini okyanusun dibinde bulmuştur. Komplo teorilerinden tutun doğadışı güçlerin sebep olduğu düşünülen teorilere kadar ortaya atılmış birçok ispatlanmamış teorilerden uzak durarak, mühendislik açısından bu geminin batma nedenin inceleyeceğiz.

Titanik Neden Battı

Öncelikle Titanik, mürettebat tarafından fark edilmeyen bir buzdağına çarpmış ve buzdağı geminin sancak tarafını sert bir şekilde kazımıştır. Battığı dönemdeki raporlara göre, çarpmanın etkisiyle sancak tarafında 100 metrelik büyük bir yarık oluştuğu söylenmiştir. Ancak günümüzde yapılan enkaz araştırmaları ve bilgisayar ortamında yapılan simülasyonlara göre, gemide devasa bir yarık meydana gelmemiştir. Çarpışmadan sonra, 100 metre uzunluğunda uzun bir çizik oluşmuş ve bu çizik içerisinde toplamı bir buçuk metrekare civarı olan küçük delikler oluşmuştur. Okyanus suyunun sahip olduğu basınçla su, bu deliklerden yüksek bir debiyle geminin içine girmeye başlamıştır. Raporlara göre Titanik’in batması ise üç buçuk saat sürmüştür. Yapılan analizlerde, yarıklar içinden giren suyun debisi bu yarıklara göre hesaplanmış ve bu debiye göre geminin üç buçuk saatte batacağı hesaplanmıştır.

Aslında Titanik asla batmayacak bir gemi olarak tasarlanmıştı. Tabanında birbirinden bağımsız kopartmanlar yer alıyordu. Bu kopartmanlardan biri su ile dolduğunda çelik kapılar kapanıyor ve su ile dolan bölge arasındaki bağlantı kesiliyordu. Ancak çarpışma fark edildikten sonra bu kapılar hızlıca kapatılmadı ve su ile dolan kopartman sayısı artmaya başladı.

Ardından dolan suyun etkisiyle kapanan çelik kapılar üzerine yüksek miktarda bir basınç etki etmeye başladı. Çelik kapılar birbirine o dönemde üretilmiş perçinlerle monte edilmiştir. Bu perçinler tasarlanırken esneme payı çok dikkate alınmamış ve oldukça tok bir şekilde üretilmiştir. Kapıya gelen kuvveti esnemeden karşılayan perçinler gevrek bir şekilde koparak suyun diğer kopartmanlara hızla girmesine neden olmuştur.

25 ความจริงที่น่าทึ่งของ “ไททานิก” ที่คนส่วนใหญ่ยังไม่รู้!!

Çarpışmanın etkisi ve hızla dolan okyanus suyuyla birlikte geminin devasa motorlarının bulunduğu kısımlarda meydana gelen patlamalarda buna dahil olunca Titanik, artık sona doğru gidiyordu. Gemi iyice suya gömülmüş ve tonlarca suyla dolan ön tarafın sahip olduğu ağırlığının etkisiyle, gemi öne doğru yatmaya başlamış ve arkada bulunan devasa üç pervane su yüzeyine çıkmıştı.

Geminin enkazında, geminin ön tarafıyla arka tarafının aralarında 800 metrelik bir mesafe ile ortadan ikiye ayrılmış şekilde bulunmuştur. Kurtulanların bazıları geminin su yüzeyinde ikiye ayrıldığını söylesede, bazı kurtulanlara göre geminin bir bütün halde battığını böylece geminin, okyanusun içinde ikiye ayrıldığı düşünülmektedir ve yapılan simülasyonlar ise ikinci olasılığı doğrulamaktadır.

Titanik, tonlarca suyla dolarak okyanusun dibine doğru yol alırken oluşan iç gerilmeler ve okyanusun etki ettiği yüksek basınç nedeniyle ortadan ikiye yarılmıştır. Bu yarılmanın en büyük nedenlerinden biride geçiş sıcaklığıdır. Her malzemenin sahip olduğu bir darbe direnci vardır ve bu darbe direnci sıcaklıkla beraber değişkenlik gösterir. Sıcaklık düştükçe malzeme gevrekleşir ve daha kolay kopmasını sağlar. Sıcaklıkla meydana gelen bu düşme ani bir şekilde meydana gelip sünek malzemenin gevrek bir malzeme gibi davranmasını sağlayan bu sıcaklığa geçiş sıcaklığı denir.

Okyanusun dondurucu soğukluğu, devasa metal kütlesi olan Titanik’in geçiş sıcaklığının etkisiyle gevrekleşmeye başlamasına ve yüksek basıncın etkisiyle birlikte ortadan ikiye ayrılmasına neden olmuştur. Geminin okyanusun içinde ayrılmasının bir başka kanıtı ise enkazda bulunan parçaların birbirinden fazla uzakta olmamasıdır. Eğer gemi yüzeyde ayrılmış olsaydı parçalar daha fazla savrulup daha uzak mesafelere dağılması gerekirdi.

Muhteşem Bir Eserden, Devasa Metal Yığınına

titanik neden battı sorusu

Bütün bunlara yapılan insan hataları ve hesaplanamayan teknik hatalarda eklendiğinde, geminin batması kaçınılmaz olmuştur. Okyanusun güneş ışığından mahrum en karanlık yerinde ölü bir şekilde yatan Titanik, bu ortamda yaşayan ve metalle beslenen bakterilerin etkisiyle ileri ki yıllarda tamamen yok olacak, geriye sadece tozları ve kazada hayatını kaybeden 1514 kişinin hatırası kalacak.

Paylaşır mısınız?
Önceki İçerikBuhar Makineleri ve Soğutucular
Sonraki İçerikGelecekte Sanal Gerçeklik
Mert Ali Özel
Merhabalar ben Mert Ali Özel, Uludağ Üniversitesi Makine Mühendisliği 4.sınıf öğrencisiyim. İlgi duyduğum fizik, mühendislik, teknoloji, astronomi ve modern bilim alanlarında bilgilerimi sizlerle paylaşmaktan memnuniyet duyarım.

16 Yorum

  1. Motorlar geminin arka bölümünde olsaydı gemi batmazdı. Arka bölümdeki ağırlık gemi ilerlediğinde eşit bir miktarda gövdeye dağılırdı ve geminin batmasını önlerdi.

  2. 20 yy. başında metal endüstrisi yeterince olgunlaşmıştı ve sonuç olarak ortaya böyle bir eser çıkmıştı. Ancak ar-ge, test prosedürleri, simülasyon vb. kavramlar henüz oturmamıştı.
    Sadece deniz taşımacılığında değil; hava taşımacılığında, askeriyede, sanayide de benzer facialar yaşanmıştı. Acıdır ki şartnameler, prosedürler bu gibi facialardan elde edile verielerle güncriellenmiş ve gelişmiştir.

Düşünceleriniz Nedir?