Yapay Kan Nedir

0
2211
Yapay kan

Kanın temel işlevlerinden biri dokulara oksijen taşımak ve karbondioksiti almaktır. Bu işlev kırmızı kan hücrelerinde bulunan ve hemoglobin adı verilen, oksijen taşıyıcı proteinlerle sağlanır. Kanda bulunan bir diğer hücresel yapı ise, bağışıklıkta önemli yeri olan beyaz kan hücreleriyle akyuvarlarla pıhtılaşma ve yara tamirini sağlayan, trombosit olarak bilinen pulcuklardır.

Kan nakillerinin modern çağı, Karl Landsteiner’in 1901 yılında insan kan grubu antijenlerini keşfetmesiyle başlamıştır. Kan grubu serolojisini ilk kez nakil pratiğine uygulayan kişi ise, 1913’de Ottenberg olmuştur. Ottenberg kan uyum testini açıkladığı halde, uygun olmayan pıhtılaşma önleyiciler ve saklama yöntemleri nedeniyle, kan nakli çok sınırlı olarak yapılabilmiştir. Bu arada, Birinci ve İkinci Dünya Savaşları, bu alandaki gelişmelerin hızlanmasına yol açmış ve sonunda kan nakilleri, tıbbi müdahalelerin standart bir parçası olmuştur.

Yapay Kan Yapımı

yapay kan nedir

 

‘Kan yerine geçebilecek yeni madde arayışları’

Kan bağışlarının yetersizliği, savaş, doğal afet gibi zorlu şartlarda veya uzun süren ameliyatlarda gereken kanı vericilerden bulup getirtmenin ve bu kanı saklamanın zorluğu akılara kanın yerine geçebilecek madde arayışları getirmiştir.

17. yüzyılda, Sir Cristopher Wren, bira, şarap ve afyonun insan kanı yerine kullanılabileceğini öne sürmüştür.
Günümüzde hala yapay kan arayışları devam etmektedir. Ne var ki, oksijen taşıyabilmenin yanında, ideal bir yapay kanın bazı koşulları sağlaması gerekiyor. Yapay kanın çapraz test ve uyum gereksinimi olmaması; oda sıcaklığında uzun süre saklanabilmesi; böbrek tarafından atılmadan önce dolaşım sisteminde birkaç hafta süresince kalabilmesi; yan etkileri olmaması; patojen içermemesi ve oksijeni taşımakla kalmayıp, onu etkin biçimde dokulara aktarabilmesi gerekiyor.

Yapay kan üretim

‘Yapay kan çalışmaları’

ABD Savunma Bakanlığı İleri Araştırma Projeleri Ajansı (DARPA) 2008’te başlattığı proje ile askeri sıhhiye birimlerine sınırsız miktarda genel verici yani 0 negatif kan sağlamayı amaçlamış ve bunun için blood pharming adı verilen bir yöntem kullanılarak kırmızı kan hücreleri üretmeyi başarmıştır. Şirket kemik iliği dokusunu taklit ederek göbek bağı dokusundan 3 gün içerisinde 20 ünite kan üretebilmeye başlamış ve üretilen ilk numuneler Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi’ne (FDA) yollanmıştır. Bu yöntemle üretilen 1 ünite kanın maliyeti 5.000 dolar civarındadır fakat FDA onay verir ve büyük çapta üretime geçilirse bu maliyetin 1.000 doların altına düşeceği düşünülüyor.

İngiliz Edinburgh Üniversitesi de deri ve kandan alınan kök hücreleri kullanılarak yapay kan üretmeyi başarmış, gerçek ve yapay arasında yüzde 50 uyum tespit etmiştir. 2016 yılında kan uyuşmazlığı olan 3 hastada denenecek olan yapay kan başarılı olursa özellikle nadir bulunan kan tipi olan 0 RH (-)’ten fazlaca üretileceği ve bu sayede önümüzdeki 20 yıl içerisinde gerçek kanın yerini alabileceği düşünülüyor. İngiliz bilim adamları tarafından geliştirilen yöntem ile bir ünite kanın sadece 200 dolar olacağı ve tek bir embriyodan İngiltere’deki tüm insanlara yetecek ölçüde kan üretilebileceği söyleniyor.

‘5 dakikada yapay kan’

Romanya’nın Cluj kentinde yer alan Babes-Bolyai Üniversitesi’nin Kimya Fakültesi uzmanları kan ve organ nakli ameliyatlarında kullanılabilecek bir sıvı üretmeyi başardı. Deniz solucanlarından alınan “hemerythrin” proteini ile elde edilen ve içinde tuzlu su da bulunan bu sıvının kanın yerine geçen basit bir madde değil; insan vücudunun günlük ihtiyaç duyduğu miktarda kanı üretmesini sağlayan bir madde olduğu düşünülüyor. Uzmanlar fareler üzerinde yapılan testlerde olumsuz bir sonuç çıkmadığını , 2 yıl içerisinde insanlar üzerinde deneneceğini ifade ediyor. Testler tamamlandığında başarılı olunursa bu sıvıyı toz haline getirerek daha uzun süre saklamayı amaçlıyor.

‘Yapay kanın sağlayacağı avantajlar’

Kan bağışının özellikle ülkemizde oldukça az yapıldığı düşünülürse doğal afetlerde, savaşlarda, kazalarda ve ameliyatlar için hastanelerde halihazırda insan yapımı steril kan bulundurulması can kaybını oldukça azaltacak, kan nakli ile bulaşan hastalık olasılığı oldukça düşecek ve doktorlar için zaman açısından oldukça kolaylık sağlayacaktır. Ayrıca yapay kanın raf ömrünün normal kana göre 2 hafta daha uzun olması ve katı saklama koşulları gerektirmemesi daha çok insana ulaşmasını sağlayacak ve ekonomik olarak bir kazancı da beraberinde getirecektir.

‘Yapay kanın dezavantajları’

Yapay kanın oluşturulabilmesi için gerekli hücrelerin deneme furyası ve ekonomik çıkarlar için doğmamış çocuklardan karşılanacak olması, zamanla rekabet ortamının oluşması ve bu sebeple insan sağlığı ile ilgili bir şeyin maliyetinden kat kat daha fazla ücretler karşılığı üretilmesi ve vücut hücrelerinden elde edilen kök hücrelerin kanseri tetikleyebilecek olması yapay kanın şimdilik gözüken dezavtajlarıdır.

‘Yapay kan ile ilgili görüşler’

Mr. Turner, ” Bu hücrelerin sadece tıbbi amaçlar için kullanılacağını garantileyen pek çok düzenleme ve yönetmelik bulunuyor. Tek bir hücre bile gereksiz bir deneme furyası için kullanılmayacaktır” diyor.
Univercity College London’dan Prof. Chris Mason ise bu araştırmayı “büyüleyici” olarak tasvir ediyor. Bu araştırma sayesinde hastaların iyileşmesi konusunda çok büyük farklılıkların olacağına değiniyor. Ayrıca araba kazalarının ve silah çatışmalarının daha sık yaşandığı yaz aylarında kan stoğunun arttırılabileceğine de değiniyor.
Prof. Mason’a göre vücut hücrelerinden elde edilen kök hücrelerin kanseri tetiklemesine karşın kan hücrelerinde böyle bir riskin söz konusu olmayacaktır.
Bazı doktorlar sırf tıp biliminin ilerleyebilmesi için doğmamış bir çocuktan parça alınmasının doğru olmayacağını savunuyor.

Paylaşır mısınız?
Önceki İçerikAğırlığının 100 katını Taşıyabilen Mini Robot
Sonraki İçerikCamPet Nedir Ve Nasıl Üretilir?
merhabalar. mühendis beyinler yazarlarındanım. 1993 samsun Bafra doğumluyum. Yenibosna lisesinden mezun oldum. Marmara üniversitesi fen bilgisi öğretmenliği 3.sınıftayım. eğitimime halen devam etmekteyim. aynı zaman da okuduğum bölümde öğrenci asistanı olarak görev almaktayım. hayatta ki tek amacım tüm bireylerin bilim okur yazar bireyler olması. bunu da yazılarımdan daha iyi anlayacaksınız.

Düşünceleriniz Nedir?