Zamanda Yolculuk Mümkün mü?

0
1125
Geçmişe Yolculuk

Geleceğe dönüş filmini hemen hemen her bilim kurgu sever bilir. Doktor Emmet Brown’un arkadaşı olan Marty McFly doktorun yaptığı bir zaman makinesi olan Delorean ile geçmişe ‘‘anne ve babasının tanıştığı zamana’’ gider. Yine Deja Vu filminde bir ajan olan Doug Carlin geçmişte olmuş bombalı bir saldırıyı patlamadan önceki zamana giderek önlemeye çalışır. Bunun gibi birçok filme ve aynı zamanda kitaba konu olmuş ‘‘zamanda yolculuk’’, günümüzde de gerek bilim kurgu filmlerinde gerekse bilim dünyasında etkisini hala devam ettiren bir konu olmaya devam etmektedir.

Geçmişe yolculuk (zamanda yolculuk) mümkün müdür?

Forumda da daha önce tartıştığımız “zamanda yolculuk mümkün mü”  başlığını daha ayrıntılı incelemek maksadıyla tekrar ele almayı düşündük. Zira tartışmamız zamanda yolculuktan daha çok bir paradoksu anlatmak üzerineydi. Bu makalede de amacımız geçmişe yolculuk mümkün olup olmadığını fizikçilerin bakış açısıyla tekrar incelemek. Makalede değineceğimiz kısımlar yukarıdaki bahsettiğimiz paradoks, kuantum fiziği ve genel göreliliğe göre zaman yolculuğu olacak.

Dede Paradoksu

Bir zaman makinesi icat ettiğinizi düşünün. Bu makineyle dedenizin gençlik yıllarına gitseniz ve onu öldürürseniz ne olur? Mantığa göre sizin doğmamış ve makineyi icat etmemiş olmanız gerekir. O zaman dedenizin katili kimdir? Dede paradoksu olarak bilinen bu paradoks (aynı zamanda forumda tartıştığımız paradoks) zamanda yolculuğunu mantıken imkansız yapıyor. Ama yine de bu paradoksa göre oluşturulmuş 3 farklı senaryo mevcuttur.

İlk senaryoda geçmişe giden birisi geçmişi de değiştirdiği için yani evrendeki neden sonuç zincirini kırıp bir paradoksa yol açıyor. Bu da ilk senaryoya göre geçmişe yolculuğu imkansız kılıyor.

İkinci senaryoda fizikçiler termodinamik kanunlarını hesaba katıyor. Termodinamiğin birinci kanunu der ki ‘‘Enerji yoktan var edilemez’’. Evrenimizin kapalı bir sistem olduğunu hesaba katarsak geçmişe seyahat eden birisi bu yasayı çiğnemiş olur. Yani geçmişe yolculuk yaptığında orada evrenin toplam enerjisini artırdığı için enerjinin korunumu yasasını ihlal eder. Bu duruma göre geçmişe gitmeye çalışan herkes termodinamik kanunları yüzünden zaman makinesiyle beraber büyük bir patlamayla yok olacak. Yine bu senaryoda da geçmişe gitmek haliyle imkansız oluyor.

Üçüncü senaryo ise yukarıdaki iki senaryodaki imkansızlıklara alternatif çözümler sunuyor. İlk senaryodaki paradoksa çözüm olarak ‘‘paralel evrenler’’ fikri gelir. Bu durumda geçmişe giden birisi dedesini öldürürse (ya da geçmişi değiştirirse) yeni bir paralel evren oluşu ve bu evrende gelecekte kendisiyle hiç karşılaşmadan ‘‘davetsiz misafir’’ olarak yaşar. Paralel evrenler fikri bu sayede evrendeki neden sonuç zincirinin kırılmasına sebep olan bu paradoksu çözer ama yine de sorun devam eder. Zira termodinamik kanunlarının geçmişe yolculuk olamayacağına dair koyduğu bir engel vardır: Enerjinin korunumu yasası. Bu sorunu çözebilecek alternatif çözüm ise ‘‘çoklu evrenler’’ fikrinden gelir. Bu fikre göre evrenimiz tek bir evren değil çoklu evrenler dediğimiz evrenlerden oluşan bir ‘‘mega evrenin’’ sadece bir parçası seyahat fikrinin oluşturduğu sorunlar tamamen ortadan kalkar. Belirtmekte fayda var, paralel evrenler ve çoklu evrenler düşüncesi bazı fizikçiler tarafından desteklense de doğruluğu kanıtlanmış bir şey değil, şu an için sadece bir fikirdir.

zamanda yolculuk mümkün müBu üç senaryonun yanında bazı fizikçiler için zamanda yolculuğun tamamen imkansız olduğu yönde. Bu isimlerin başında Stephen Hawking geliyor. Kendisi geçmişe seyahatin imkansızlığını kanıtlamak için farklı yollara da başvurmuştur. Örnğin 2009 yılında bunu ispat etmek için Cambridge Üniversitesi’nde büyük bir parti veren Hawking partiye tanıdığı herkesi davet eder. Fakat partiye kimse gelmez. Sebebi ise davetiyelerin parti tarihinden sonra yollanmasıdır. Kendisine neden böyle yaptığı sorulduğunda ise ‘‘Ben sadece gelecekten gelen zaman yolcularını davet etmek istedim ama vermek istediğim asıl mesaj geçmişe yolculuğun mümkün olmadığıydı. Geçmişe yolculuk fizikte mümkün olsaydı bu salonun dolup taşması gerekirdi’’ şeklinde açıklama yapmıştır. Fakat Stephen Hawking’i de bu konuda haksız çıkarabilecek bir şey vardır: Genel görelilik

einstein ve hawking

Fizikçileri bu konuda ciddi araştırmalara iten şey genel görelilik matematiğine göre zaman yolculuğunun mümkün olması. Genel göreliliğe göre belirli bir momentuma sahip cisimlerin uzayı ve zamanı bükebilme özellikleri vardır. Mesela üzerinde yaşadığımız dünya hem belirli bir kütleye sahip olduğu için uzayı hem de kendi etrafında döndüğü için zamanı büker. Dünyada herhangi bir saatteki zaman dünyanın yörüngesinde dönen uydunun saatine göre zaman daha yavaş ilerler. Bununla alakalı ayrıntılı bilgi için Kütleçekimsel merceklenme nedir isimli makalemizi inceleyebilirsiniz. Şimdi konuya dönecek olursak evrende kendi etrafında çok yüksek hızda dönen devasa karadelikler uzay ve zamanı kapalı bir eğri halinde kendi kuyruğunu yiyen bir yılan gibi büküyor ve kapalı zaman döngüleri oluşturuyor. Bu da zamanda yolculuğu mümkün kılıyor. Buna fizikte Kapalı Zaman Benzeri Eğriler ya da İngilizce kısaltmasıyla CTC denir. Stephen Hawking gibi zamanda yolculuğun imkansız olduğunu düşünen fizikçiler için bu durum oldukça rahatsız edici. Çünkü dede paradoksunda bahsettiğimiz üzere geçmişi değiştirmek evrendeki neden sonuç zincirini kırıyor.

Fizikçi Seth Llyod ise bunu kuantum fiziğinde mümkün olup olmadığını test etmek için kuantum bilgisayarlarda bir simülasyon oluşturmuş. Düşüncesi ise geçmişe giden bir insan değil de bir foton yollamak. Simülasyonda bir fotonu saniyenin milyarda biri kadar geçmişe yollayıp kendisiyle karşılaştırıp yok etmesini sağlamak. Böyle bir şeyi başarabilmek paralel evrenler fikrinin doğru olabileceğini de gösterir ama bu zamana kadar yapılan bütün denemelerde başarısız olduklarını belirtiyor Seth Lloyd. Aslında bakılırsa buradaki amaç sadece geçmişe yolculuğun mümkün olup olmadığını test etmek değil. Fizikçilerin asıl amacı Böyle bir simülasyondan yararlanarak yeni bir kuantum bilgisayar geliştirmek. ABD Ulusal Güvenlik Ajansı da bu projeyi destekliyor. Çünkü böyle bir bilgisayarın yapılabilmesi durumunda bu bilgisayarın internetteki bütün şifreleri kırabileceği düşünülüyor. Bu da siber savaşa ayrı bir boyut getirir elbette.

Kaynak: Popüler Science Türkiye Ekim 2014 sayısı.

Forum tartışması için Tıklayınız.

Paylaşır mısınız?
Önceki İçerikAckerman Prensibi Nedir
Sonraki İçerikGeceleri Gökyüzü Neden Karanlık Olur – Olbers Paradoksu
İbrahim Güzelkaya
Merhaba arkadaşlar Selçuk Üniversitesi Makina Mühendisliği Bölümü'nde öğrenim görmekteyim. Mühendislik alanını meslek olarak seçmemin yanında bilime oldukça ilgiliyimdir ve bu alanda da bir şeyler yapmak veya yapmaya çalışmak hayallerimden biridir. Umarım yazılarımla da faydalı olurum.

Düşünceleriniz Nedir?