Merkür Aracından Son Görev

Konu, 'Popüler Bilim' kısmında Gökhan Özdoğan tarafından paylaşıldı.

  1. Gökhan Özdoğan

    Gökhan Özdoğan Yetkili Kişi Yönetici

    Kayıt:
    7 Şubat 2015
    Mesajlar:
    24
    Beğeniler:
    26
    En İyi Cevap:
    0
    Değerlendiriler:
    +26 / 0 / -0
    Geçtiğimiz aylarda bilim haberlerinde ön sıraları Rosetta uydusu ile yüzey aracı Philae almıştı. Philae sondası 67P/Churyumov-Gerasimenko kuyrukluyıldızına inerken başka bir uzay aracından gelen haber pek ilgi çekmedi. 2004’ten bu yana Merkür çevresinde dolanan Messenger aracının yine görev gereği gezegene düşürüleceği bilgisi geldi.

    merkür.jpg

    Merkür Güneş Sistemimizin en küçük gezegenidir. Yıldızımıza en yakın gezegen olan Merkür, gökyüzünde Güneş’in hemen ardından batar. Bu nedenle gözlemlenmesi zordur. Bu özelliği yüzünden gökyüzü fotoğrafçıları bile bu gezegene çok az ilgi gösterir. Görüntülendiği fotoğraflarda bile küçük bir nokta şeklinde görülür. Merkür’ün ilginç özellikleri vardır. Mesela Merkür’de yaşasaydık bir günümüz bir Dünya yılından daha uzun olurdu. Gezegenin gündüz kısmı 450 santigrat derece iken, gece kısmı -170 santigrat derecedir. Bu yüksek sıcaklık farkının nedeni ise yüzeyi battaniye gibi örtmesi gereken atmosferinin çok ince olmasıdır. Merkür’ün kütle çekimi Dünya’nınkinin yarısından da az olduğundan ancak oksijen ve sodyum moleküllerinden oluşan bir ‘havası’ vardır.
    Merkür 4800 kilometre çapında, yüzeyi bol kraterli, karasal bir gezegendir. Öyle ki Merkür görüntülerine bakan birisi onu Ay sanabilir. Atmosferinin çok ince olması yüzeyinin Ay yüzeyi gibi görünmesine neden olur. Güneş’in çevresinde çembere yakın eliptik bir yörüngede dolanır. Yörüngesi nedeniyle Güneş’e yaklaştıkça yüzeyinde oluşması gereken iç gerilimler yörünge hızındaki artış ile dengelenir. Merkür’ü gözlemesi ve yüzeyinin ayrıntılı haritasını elde etmesi için Messenger adlı bir araç 2004’te fırlatıldı. 2006 ve 2007 yıllarında Venüs’ün yakınından geçen araç Merkür’e ilk yakın uçuşunu 14 Ocak 2008’de yaptı. 18 Mart 2011’e kadar Merkür çevresinde dolanan araç bu tarihte yörüngeye oturdu. Araç o günden beri Dünya’ya Merkür’ü anlatan birçok bilgi iletti.

    Porto Riko’daki Arecibo Radyo Teleskopu, 1991 yılında Merkür kutuplarında parlak noktalar olduğunu belirlemiş ve gezegende buz olması beklenmediğinden, parlaklığın nedeni anlaşılamamıştı. Bu noktaların çoğu 1970’lerde Mariner 10 uzay aracı tarafından
    tespit edilen büyük kraterlerdi. Messenger bu gizemi çözdü: Merkür’de buz vardı. Messenger’ın belki de en önemli keşfi Güneş’e çok yakın olan bu sıcak gezegende buza rastlamasıydı. Buz kutuplardaki krater diplerinde bulunuyor. Üstelik az miktarda da değil: İstanbul’u 60 metre kalınlığında bir tabaka halinde kaplayacak kadar. Merkür’ün ekvatoru ile yörünge düzlemi arasındaki açının 0 derece olması nedeniyle bu bölgeye güneş ışığı hiç ulaşamıyor. Dünya için bu açı yaklaşık 23,5 derece. Önceki yer gözlemlerinde
    Merkür’ün kutuplarında ne olduğu anlaşılamayan parlamalar tespit edilmişti. Bazı gökbilimciler bunun buz olabileceğini düşünüyordu.

    Messenger kutup bölgesindeki parlamanın nedeninin buz olduğunu doğruladı. Bunun için Messenger’ın üzerindeki nötron sayacı kullanıldı. Buna ek olarak araçtaki Lazer Altimetre (MLA) ile buz olduğu söylenen alanlar tarandı. Sonuç, krater diplerinin hidrojence zengin malzemeyle kaplı olduğunu gösterdi. Hidrojen miktarı suyun içerdiği hidrojen oranıyla aynıydı Merkür’e bu buzu asteroit ve kuyrukluyıldızlar getirmiş olmalı. Merkür ile ilgili bir başka önemli bilgiyse yüzeyindeki kimyasal madde dağılımının değişkenlik göstermesi yani heterojen olmasıydı. Yüzeydeki demir molekülleri sodyum ve sülfüre göre daha
    azdı. Bu da gezegenin yoğunluğunun neden yüksek olduğunu açıklayan kuramlarla çelişiyordu. Madde dağılımının farklılık göstermesi milyonlarca yıl öncesindeki lav akıntıları, gezegeni etkileyen güneş rüzgârları, elektromanyetik etkileşim gibi çok çeşitli nedenlere dayandırılabilir. Merkür’ün çapının yüzde 85’ini oluşturan çekirdeğinin, tamamen soğumuş yoğun katı olduğu üşünülüyordu. Messenger bunun da yanlış olduğunu, çekirdeğin bir kısmının sıvı olduğunu belirledi. Merkezdeki katı ve onu saran sıvı katman olmak üzere iki kısımdan oluşan çekirdek büyük miktarda demir içeriklidir. Çekirdek manto ve sert yüzeyi sarmaktadır. Merkür’de Ay’a ya da Mars’a göre daha az sayıda yükselti bulunur. Gezegenin kuzey kutbuna yakın bölge hayli geniş ovalarla kaplıdır.
    2004 yılında fırlatılan Messenger şimdiye kadar 13 milyar kilometreden fazla yol kat etti. 250 binden fazla görüntüyle birlikte toplamda 10 terabyte’lık veriyi Dünya’ya iletti. Merkür’e yakın altı uçuş gerçekleştirdi. Uzay aracı yörünge düzeltmesi sağlayan yakıtının
    bitmesi nedeniyle Mart ayı içinde yüzeye çarptırılacak. Messenger uzay aracının 10 yılı aşan macerası böylece sonuçlandırılacak. Ancak, bilim insanları onun ilettiği sonuçları tartışmaya devam edecek gibi görünüyor.
     
    • Beğen Beğen x 1