2100’ün Dünyasında iklim

Konu, 'Popüler Bilim' kısmında Taner Hayret tarafından paylaşıldı.

  1. Taner Hayret

    Taner Hayret MB Üyesi

    Kayıt:
    24 Şubat 2015
    Mesajlar:
    44
    Beğeniler:
    48
    En İyi Cevap:
    0
    Değerlendiriler:
    +55 / 2 / -0
    Hatırlayabildiğiniz en sıcak yaza gidin ve bundan sonra bütün yazlarınızın en az bu sıcaklıkta geçeceğini düşünün. Zürih Federal Teknoloji Enstitüsü’nden Michele Bâttig ve ekibince geliştirilen yeni ölçeğe bakılırsa, en azından 21. yüzyılın sonunda hayatta kalmış olanlarımızın beklentileri de bundan öteye pek gitmemeli, ölçek çerçevesinde, iklim değişiminin dünyanın farklı bölgelerini ne şekilde etkileyeceği de haritalanmış. Haritalara bakarak sıcak dalgaları ve seller gibi aşırı iklimsel olayların 22. yüzyıl başında, 20. yüzyıl sonlarına kıyasla ne sıklıkla gerçekleşeceğini anlamak mümkün.
    Çalışma, küresel ısınmanın, iklimi etkileyen doğal değişkenlerle ne şekilde biraraya geleceğini göstermesi bakımından bir ilk. Ölçek yardımıyla, sözgelimi, Amazon yağmur ormanlarının bir bölümünün maruz kalacağı iklim değişimi derecesini, Antarktika'nın bir köşesindekiyle karşılaştırmak mümkün. Şekildeki küresel haritalarda, değişikliğin derecesi arttıkça, renk de koyulaşıyor. Tropikler ve yüksek enlemlerde görülen çok koyu bölgelerse, bu durumda en şiddetli değişikliği yaşayacak olanlar. Dünyanın birçok bölgesi için, bu eğilimin şimdiden kendini epeyce hissettirmeye başladığını zaten biliyoruz. Ancak küresel ölçekte bunlar bile hafif kalacak gibi görünüyor.
    2016-04-08_21-04-44.png
    Ölçek, dokuz farklı iklim değişimi göstergesi ve üç farklı iklim değişimi modeli temel alınarak hazırlanmış. En büyük özelliği de, diğer ölçeklerin merkezinde ortalamalar bulunurken (ortalama sıcaklık ve yağış gibi), bunun iklimsel ortalamalara değil, aşırılıklara dayanan ilk küresel ölçek olması. Ancak, sınırlı kaldığı durumlar da var. “Daha sıcak hale gelecek bölgelerin başetmek zorunda kalacakları sorunlar, sözgelimi nem oranı artacak bölgelerinkinden farklı olacak elbette" diyor Stockholm Çevre Enstitüsünden Tom Downing. “Ölçeğin vurguladığı, risk düzeyinin ikisi için de aynı olduğu."