Türk Lirasi Faizi sizce yüksek mi?

Konu, 'Uluslararası Ticaret ve Ekonomi' kısmında BlackJack tarafından paylaşıldı.

  1. BlackJack

    BlackJack MB Üyesi

    Kayıt:
    14 Mart 2015
    Mesajlar:
    19
    Beğeniler:
    37
    En İyi Cevap:
    0
    Değerlendiriler:
    +39 / 0 / -0
    Bir paranin degeri, ileriye dönük beklentilerle olusur. Buradaki en sık kullanilan kriter dis ticaret dengesidir. Bazi ülkeler dis ticaret açigi verdiklerinde paralarinin degeri erimesin diye faiz oranlarini arttirirlar. Türkiye'de ki kroniklesmis uygulama bundan ibarettir. Dis ticarette açik veriyoruz ancak paramiz deger kaybetmesin diye de dünya ortalamasinin üzerinde faiz ödemek zorunda kaliyoruz.

    Öncelikle faizin tanimini dogru yapalim. Türkiye'de gösterge faiz yillik %8-9 civarlarindadir. Bu nominal faizdir. Nominal faiz = enflasyon orani + reel faiz
    Türkiye'de beklenen enflasyon %12 civari ise suanki faiz orani yüksek degil aksine reel faiz negatiftir. Söyle düsünün, elinizde bir milyon TL var, bunu niçin TL'ye yatirip erimesine razi olasiniz ki? Tabiki dövize yatirirsiniz.

    Iste son günlerde yasanan dövizdeki artisin sebebi budur. Tüm dünya'da euro kan kaybederken bir tek Türkiye'de yerinde saymistir.

    Peki niçin reel faiz negatif tutuluyor. Bunun sebebi hükümetin mütehaitlerle olan yakin iliskisi. Türkiye'de ciddi bir rant sorunu var. Kisaca Rantin tanimini yapayim. Rant, milli geliri arttirmayan yurt içinndeki kaynak transferidir. Yani ederi 10 bin tl eden bir arsa, 100 bin tl'ye ulasiyorsa bu 90 binlik fark yurttaslardan çikiyor demektir. Bu satislarin çogu kredi ile yapiliyor. Talebin canli tutulmasi için faizlerin düsük olmasi gerekiyor. Yani yatirimciya deniyor ki, "parada durma git gayrimenkul al paran durdugu yerde eriyecek"

    Bu yüzden dolayi Türkiye'de ciddi bir emlak balonu olusturuldu.
    Amerikan dolarinin ABD'deki ciddi ticaret açigina ragmen niçin dünyada bukadar degerlendigini bir baska yazida anlatirim.

    Konuyla ilgili bir haber paylasayim.

    Çevre ve Şehircilik eski Bakanı Bayraktar’ın iki yıl önce İstanbul Kartal’da 42 milyon TL’ya aldığı 10 dönümlük arsanın, tek bir bina ile kentsel dönüşüme sokulduğu ve Bayraktarların 114.4 milyon TL gelir elde edeceği kaydediliyor.
     
    Son düzenleme yönetici tarafından yapıldı: 4 Kasım 2016
    • Beğen Beğen x 1
    • Katılıyorum Katılıyorum x 1
  2. Furkan Gümüş

    Furkan Gümüş Makine Yüksek Mühendisi Yetkili Kişi Yönetici

    Kayıt:
    8 Şubat 2015
    Mesajlar:
    146
    Beğeniler:
    203
    Meslek:
    Makine Yüksek Mühendisi
    En İyi Cevap:
    4
    Değerlendiriler:
    +222 / 0 / -0
    Üniversite:
    KTÜ, Marmara Üniversitesi
    Paranin değerinin arz/talep beklentilerine göre degismesi bana her zaman sacma gelmistir. Merak ettigim bir konu eski donemlerde de paranin degeri diye birsey soz konusumuydu? Osmanli ve oncesinde ticaret altin/bakir paralara gore islerken ekonomik kriz diye birsey yokken simdi para degeri kavrami nasil oldu da olustu? Muceverler her yerde ayni deger. Altin uzerinden gidersek eger, degerin tek degisme parametresi yer cekimi. Ekvatora gittikce cekim azalacagindan altin daha hafif olur, degeri duser. Gram olarak elde bulundugundan az da olsa etkili bir parametre ama bunu ihmal edersek altinin degeri her yerde esit. Gunumuz paralarina gecis asamali olmus. Amerikan dolari eski yillarda altin karsiligi olarak basilirken yillar icerisinde karsiliksiz para basimi ve baska etmenler bugunku paralari meydana getirdi gibi bir dusunce olusuyor. Sonuc olarak merak ettigim bugunku paralarin karsiligi tam olarak nedir. Hukumet para basarken neye gore basiyor, uluslararasi denetleyen sistem var mi? Arz/talebe gore dusunursek hic isimiz olmayan bir ulkenin para birimi bize gore neden cok yuksek veya dusuk degil. Benim gordugum kurlar dolara gore degisiyor. Ortada çok buyuk bir sacmalik varmis gibi geliyor. Boyle bir sistem yaratilmis ve bunu yapan en basinda kontrol ediyor, dilediginde kriz yaratip somurmeye odaklanmis gibi duruyor.
     
    • Beğen Beğen x 3
  3. BlackJack

    BlackJack MB Üyesi

    Kayıt:
    14 Mart 2015
    Mesajlar:
    19
    Beğeniler:
    37
    En İyi Cevap:
    0
    Değerlendiriler:
    +39 / 0 / -0
    Nedir bu finans sistemi? Milyonlarca insanin çalistigi, hemen hemen herkesin takim elbise giyinip heyecan içinde alip sattigi, zengin oldugu, aslinda hiç birsey üretmeden üzerimizdeki kiyafetlerden, evinizdeki esyalara, yediginiz her lokma gidada yüzlerce hatta binlerce isçinin alin teri varken bu sistemde finanscilarin katkisi nedir?

    Parayi merkez bankalari basar. Peki suan dünyada bulunan toplam mevduatlar ile basilmis olan kagit paralari karsilastirirsak bunlarin miktarinin esit olmasi gerektigini düsünebilirsiniz ancak inanin toplam mevduatlar mevcut basilmis paradan en az 20-30 kat daha fazladir.
    Peki bu fazlalik nereden çikmaktadir? Aslinda kagit parayi merkez bankalari basarken finans sistemi de kaydi para basmaktadir. Ali’nin Veli’nin bankadaki biner TL’lik mevduati 10’larca kisiye borç verilerek 10 bine hatta 20 bine çikartilmaktadir. Aslinda bana göre bu kalpazanliktir. Kaydi para enflasyon yaratmaktadir.

    Finans sistemi borç vermek zorundadir. Borç vermez ise para basamaz. Yani yasayamaz. Dünyada sürekli borçlanan ülkeler olmak zorundadir. Aksi taktirde sistem çöker. Borçlarin ödenip ödenmemesi ne kadar önemlidir bilinmez ama Ispanya’da morgage vadeleri 50 yila kadar çikmisti.

    Bankalarin bastiklari kaydi paralarla cebimizdekileri erittigini söyledigim bir esnaf bana « bankalar olmasaydi bize kim kredi verirdi, hadi git al bakalim karsi daire 150 bin tl, banka sayesinde gidip alabiliyoruz » demisti. Halbuki bankalar kredi vermeseydi o daire belki 50 bin tl olacakti. Peki bu durumda o daire üretilir miydi ? Konut üretimi piyasadaki konut fiyatlariyla dogru orantilidir. Bankalar halka kredi verip konut fiyatlarini yukari çikarttigi için mütehaitler de o yaratilan kaydi paralari kendi ceplerine doldurmak için hizla konut üretirler. 2008’deki kriz bu durumu dogruladi. Bugün ispanya, irlanda gibi ülkelerde ihtiyaç fazlasi konutlar üretilmis bir çok santiye de, oldugu gibi bitirilmeden birakilmistir. Demek ki finans sistemi, üretimin hayrina çalisan bir olusumdan ziyade bana göre gelir dagilimini bozan, kaynak kullanimini etkinlestirmeyen ve haksiz zenginlesen insanlar yaratan bir sektördür.

    Finans sistemi mutlaka olmalidir. Ancak bankacilik özel sektörde olmamalidir. Parayi devlet basar. Her ekonomide tek veya birden fazla kamu bankasi kontrollü bir sekilde kredi dagitmalidir. Calisan, üreten insanlar para kazanmak için çalisiyorlar. Yaratilan her bir birim kaydi para, basilan her bir bankonot üreten insanlarin alin terinden çalmaktir.

    Size Avrupa’nin gelismis ekonomilerinden Fransa’yi örnek vereyim. Nüfus 65 milyon. Milli gelir 2,5 trilyon$.
    65 milyonluk nüfustan çocuklari, issizleri, emeklileri, askerleri ve gönüllü çalismayanlari çikarttigimizda yaklasik 17 milyonluk bir çalisan kesim ortaya çikmaktadir.

    Resmi olarak çalisan her insan reel üretici midir? Bana göre hayir. Benim için üreten insan, tükettigimiz mal ve hizmetlerde alin teri harcayan insanlardir. Marka bir gözlük için ödedigim 100 birimin, missal olarak aslinda 10 birimi maliyettir. Marka satan, rant satan komisyon alan, finans sektöründe çalisan, torpille devlete girip salla basi al maasi yapan, veya devletin yarattigi bürokrasi çarkinda canla basla çalisip aslinda hiç birsey üretmeyen insanlar da reel üretici degildir.

    Fransa’dan yola devam edersek 17 milyonluk çalisan ordusunda reel üretimi 2,7 milyon civari sigortali isçi ve 250-300 bin civari kaçak isçi ortaya çikartmaktadir. Tahmini rakamlardan yola devam edersek 2,5 trilyon$ günlük tekabul ettigi rakam yaklasik 6.5 milyar $ dir. Yani Fransa ekonomisinin günlük ortalama üretimidir. Bu rakamin 3 milyonluk isçi ordusuyla elde edildigini düsündügümüzde bir isçinin ortalama olarak ekonomiye katkisinin 2166$ oldugunu buluruz. Peki isçiler bu üretimin ne kadarini kendileri tüketmektedir. Aylik isçi maaslari ortalama net 1400 euro oldugunu gördügümüzde 1500 bin$ a tekabul eder. Günlük bazda ise 50$ aldigini bulabiliriz. Yani bir isçi ekonomiye günlük 2166$ katki sagliyor, emeklileri sosyal yardim alanlari, rantiyeleri, komisyonculari, bankacilari, memurlari...vs besliyor ve ürettiginden sadece 50$’ kendine aliyor dersek yalan söylemis oluruz. Cünkü isçi, bu parayi harcarken kira veriyor ise rant ödüyor, tükettigi her ürün için kdv ödüyor, ise gelmek için tükettigi akaryakita ötv ödüyor. Yani 50$ da kendisine kalmiyor.

    NOT: Hesap yaparken haftasonlarini ve tatil günlerini dikkate almadim, hesapta mümkün oldugunca detaydan uzak durup ana fikri basit bir sekilde göstermek istedim. Nitekim milli geliri güne bölerken çalisilmayan günleri dikkate almadigim için hesap degismeyecekti.
     
    • Beğen Beğen x 2
  4. Jeofizikci

    Jeofizikci MB Üyesi

    Kayıt:
    23 Şubat 2015
    Mesajlar:
    28
    Beğeniler:
    23
    Meslek:
    Jeofizik Mühendisi
    En İyi Cevap:
    0
    Değerlendiriler:
    +23 / 0 / -0
    blackjack, konuyu biraz da ayrıntılı anlatır mısın "finans sistemi cebimizdeki parayı eritiyor" demişsin bunu nasıl yapıyor ? borçlanma olmadan sıcak para nasıl temin edilecek ? borçlanınca faiz olmadan nasıl olcak bu da zaten finansı doğuruyor :) bunun önüne geçilmesi için kitlesel olarak bankalarla çalışmayı mı bırakıcaz ? ama şimdi çoğu insanın borcu var nasıl bırakıcak ? borç olayını eşe dosta indirgesek artık kimse birbirine güvenmiyo :) millet zaten ona ağız eğeceğime bankadan alırım diyo :) yani borç sistemi insan hayatında kaçınılmaz bi durum finans sistemi olmadan bu ihtiyaç nasıl giderilir ?
    Daha finans sistemini anlamadan önleme yollarını sordum ama ikisinden birini anlarsam diğerini de çıkarım yaparım gibi geliyor :)
    not: kaydi para ne demek sanal para gibi bişey mi ?
     
    • Beğen Beğen x 1
  5. BlackJack

    BlackJack MB Üyesi

    Kayıt:
    14 Mart 2015
    Mesajlar:
    19
    Beğeniler:
    37
    En İyi Cevap:
    0
    Değerlendiriler:
    +39 / 0 / -0
    Jeofizikçi arkadas, bugün dünyada 1 tane para vardir. O da dolar. Geri kalan hemen hemen tüm paralar (konvertible paralar) dolara endekslidir. Dolarin üretimini FED yapar, bu da özel bir sirkettir.

    Bir latin amerika ülkesini düsünelim. Nasil bu ülkenin kaynaklari Amerika'ya gider? Sicak para hareketleri ile bir ülkeyi nasil sömürebiliriz.
    Bununla ilgili bir hikaye anlatayim.

    2 Amerikali uyanik arkadas Hindistan'da bir köye gelirler. Köylülere getirecekleri maymun basina 10 dolar ödemeyi teklif ederler. Her yeri maymunlarla dolu olan bu köyde çok cazip bir tekliftir. Köylüler yakaladiklari maymunu getirir ve maymun basina herkes 10'ar dolar ödeme alir. Aradan bir süre geçer ve köyün etrafinda maymun sayisinda azalma görülür. Bu iki arkadas da bakarlar ilk bastaki kadar fazla maymun gelmemekte. Bu yüzden fiyati 2'ye katlarlar ve 20 dolar ödeyeceklerini bildirirler. Köylüler bu sefer maymun avlamak için daha çok vakit harcarlar ama aradan tekrar zaman geçer ve ortalikta maymun bulmak iyice zorlasir. Iki uyanik fiyati 50 dolara çikartir ve sansi olan köylü tek tük buldugunu yakalar satar. Artik ortalikta neredeyse hiç maymun kalmamistir. Bizim uyaniklar fiyati 100 dolara çikartirlar. Daha sonra arkadaslardan birinin acil isi çikar, 1 hafta müsade ister ve Amerika'ya döner. Köyde yaptirdiklari dev kafesin içi binlerce maymunla dolmustur. Köyde kalan amerikali köylülere der ki kafesin içi, maymun dolu, arkadasim gelince size 100 dolar ödeyecek, isterseniz ben size bu maymunlari tanesi 70 dolardan gizlice satabilirim. Bunu duyan köylüler elde avuçta ne varsa dolara çevirip paralarini maymuna yatirir. Paralari toplayan uyanik amerikali, çuvaliyla Amerika'nin yolunu tutar.

    Bu basit bir spekülasyondu. Emlak piyasasinda menkul kiymetler piyasasinda isleyis aynen bu sekilde olmakta. Disardan gelen paranin ülke içersinde yaratabilecek oldugu durum bu sekilde özetlenebilir.

    Diger bir faktör ise senyoraj hakkidir. Senyoraj, parayi basma erkine sahip olan iradenin aldigi dolayli bir vergidir. Yine basit bir örnekle anlatayim. Piyasada 100 birim mal ve 100 birim para olsun. Arz/Talep dengesinde de ürün basi fiyat 1 birim para olsun. Biz mal sayisini arttirmadan para miktarini 200'e çikartirsak otomatik bir sekilde mal fiyati 2'ye çikacaktir. Bu mali da 100 birim parayi yaratan kuvvet 2 tl den 50 birimini direk satin alabilecektir.

    Dünyadaki rezerv para USD olduguna göre ABD'nin senyorajdan topladigi vergiyi kimse hayal bile edemez.

    Kaydi para yaratmak da aslinda bir nevi senyorajdir. Tabi bu hak okadar da serbest degildir. Cesitli karsilik oranlari ile kontrol edilmektedir fakat pratikte bankalar para yaratmak zorundadirlar, varliklarini buna borçludurlar. Yatirilan 100 tl para, karsilik orani ayrilir ve tekrar kredi olarak verilir. Aslinda yapilan islem elektronik bir islemdir. Kredi döndügü zaman bankanin sermayesi artmis olur. Biz bu yaratilan elektronik paraya kaydi para diyoruz. Bu para da talep gücü yarattigindan piyasadaki mal fiyatlarini dogrudan etkilemektedir.

    Sabit ücretli isçinin memurun satin alma gücünden çalinmasidir isin asli.
     
    Son düzenleme: 17 Mart 2015
  6. Jeofizikci

    Jeofizikci MB Üyesi

    Kayıt:
    23 Şubat 2015
    Mesajlar:
    28
    Beğeniler:
    23
    Meslek:
    Jeofizik Mühendisi
    En İyi Cevap:
    0
    Değerlendiriler:
    +23 / 0 / -0
    şimdi anladım gibi yine tam oturmasa da üzerinde biraz düşünmem lazım :) ben bankaların bizim paralarımızı başka sektörlerde çalıştırarak katladıklarını düşünürdüm gerçi onu da yapıyorlardır belki ama buradaki durum çok farklı teşekkürler cevabın için
     
    • Beğen Beğen x 1