Altay tankı sözleşmesi iptal oldu

Konu, 'Makale Bölümü' kısmında Furkan Gümüş tarafından paylaşıldı.

  1. Furkan Gümüş

    Furkan Gümüş Makine Yüksek Mühendisi Yetkili Kişi Yönetici

    Kayıt:
    8 Şubat 2015
    Mesajlar:
    146
    Beğeniler:
    203
    Meslek:
    Makine Yüksek Mühendisi
    En İyi Cevap:
    4
    Değerlendiriler:
    +221 / 0 / -0
    Üniversite:
    KTÜ, Marmara Üniversitesi
    Tümosan, Savunma Sanayii Müsteşarlığı ile Altay tankı projesinin güç grubunun geliştirilmesi için imzalanan sözleşmenin karşılıklı iptal edildiğini duyurdu.

    maxresdefault.jpg

    Altay tankı sözleşmesi iptal oldu, Tümosan hisseleri çakıldıTümosan, Savunma Sanayii Müsteşarlığı ile Altay tankı projesinin güç grubunun geliştirilmesi için imzalanan sözleşmenin karşılıklı iptal edildiğini duyurdu.

    Tümosan ve SSM Altay tankı güç grubu sözleşmesini iptal etti. Haberin ardından şirketin hisseleri yüzde 9,3 düşüşle açıldı. 18 Temmuz'dan bu yana en sert gerilemeyi kaydeden hisse 10:00 itibariyle yüzde 10,3 düşüşle 7,23 lira seviyesinden işlem görüyor.

    Cuma günü KAP'a yapılan açıklamaya göre, Tümosan'ın Altay Tankı motor geliştirme için Savunma Sanayii Müsteşarlığı ile imzaladığı ikinci ek süre Cuma günü sona erdi ve şirket ortağı Avusturyalı firma AVL ile sözleşme iptalinin ardından, Savunma Sanayii Müsteşarlığı ile imzaladığı sözleşmeyi cezasız olarak karşılıklı feshettiğini açıkladı.

    "Türkiye’nin söz konusu teknolojiyi kazanamaması yönünde, özellikle bu teknolojileri elinde bulunduran ve pazarı kontrol eden ülkeler olumsuz tavır sergiledi" denilen açıklamada, "AVL şirketi, Avusturya hükümetinin Türkiye’nin egemenlik haklarına ve iç işlerine karışacak şekilde ve SSM tarafından kabul edilmeyecek şartlar içeren ihraç lisansı şartlarında ısrar ettiği için teknik destek sağlayıcı sözleşmesi (TDS) iptal edildi" denildi.

    Tümosan ayrıca projenin yeni şartları dikkate alarak yeniden ihale edilmesi halinde en güçlü aday olduğunu da KAP açıklamasına ekledi.

    KAP'a yapılan açıklamada ayrıca şu ifadeler yer aldı: "Gerek projenin hazırlık sürecinde ve gerekse TDS seçimi yapıldıktan sonra alternatif oluşturmak üzere Almanya, İngiltere, Güney Kore, İspanya, ABD, Ukrayna, Rusya, Japonya ve Kanada menşeli firmalarla defalarca karşılıklı görüşme gerçekleştirmiş, görüşmeler sonrasında; teknik nedenlerle batılı firmalardan destek almanın kaçınılmaz olduğu, politik nedenlerle bir tek TDS ile proje süresince çalışma iş modelinin gerçekleştirilemeyeceği ve destek kapsamı ile süresinin kısıtlı olacağı anlaşılmıştır.

    Avrupa Parlamentosu’nun ülkemize karşı aldığı olumsuz tavır ve sonrasında Avusturya’nın Türkiye’ye askeri teçhizat ve malzeme ihracatının önlenmesi kararı, batı kökenli firmalardan gelecekte teknik destek ve askeri nitelikli kritik malzemenin kesintisiz olarak satın alınmasının imkansız olacağı ve sözleşme yapılsa dahi bahse konu desteğin kesilmesinin kuvvetle muhtemel olduğu kanaatine varılmıştır."

    Kaynak: Bloomberg HT
     
  2. Mücahit Arslan

    Mücahit Arslan Yetkili Kişi MB Yazarı

    Kayıt:
    13 Ekim 2016
    Mesajlar:
    176
    Beğeniler:
    73
    Meslek:
    Yüksek Teknoloji Ar-Ge Mühendisi
    En İyi Cevap:
    9
    Değerlendiriler:
    +100 / 1 / -1
    Üniversite:
    Staffordshire University
    Tümosan'a kısmen hak veriyorum fakat büyük ölçüde kızıyorum. Hak verdiğim nokta şudur; Türkiye'ye özellikle darbe girişiminden sonra birçok ülke tarafından ambargo uygulanmakta. Yurtdışından temin edilmesi gereken malzemelerin birçoğu gümrüklerde sebepsiz yere bekletilip şirketler yorulmakta. Bu konuda diyecek bir şeyim yok. Kızdığım nokta ise henüz projenin büyük bir kısmının nasıl yapılacağı planlanırken, henüz ortada tabiri caizse ne fol ne yumurta varken halkı bu denli umutlandırmak doğru değil. İnsanlar her ay ekmeklerinden, aşlarından, çoluk-çocuğunun rızkından keserek ödediği vergilerin bir noktada karşılığını görmek istiyor. Özellikle askeri alanda. Çünkü millet olarak her dönem savaşın içinde yaşadık. Savaş bizlerin yaşamının bir parçası oldu. Bu yüzden bu tarz askeri projeler halkın gözünde yapılan yollardan, binalardan, yeşillendirmelerden çok daha kıymetli. O yüzden önce projenin temel problemlerini belirle daha sonra uygulama sürecini tamamlamaya yakın lansmanını yavaş yavaş yap. Ama ortada pek bir şey yokken bu denli reklam yapılmasına müsaade edilmesi bence doğru değil.
     
  3. Matrix

    Matrix MB Üyesi

    Kayıt:
    26 Kasım 2016
    Mesajlar:
    23
    Beğeniler:
    12
    En İyi Cevap:
    3
    Değerlendiriler:
    +16 / 0 / -0
    Askeri ve üst düzey şirket kültürü olan yükleniciler tarafından projelendirilip prototipler ve tüm testleri tamamlanmış.
    Yazıda da belirtildiği üzere güç grubu geliştirilmesi konusunda dış kaynaklı lisanslama veya benzer şekilde teknoloji elde edişimiz engellenmeye çalışılıyor.
    Evet can sıkıcı. Ancak biz Türklere engel olabileceğini zannetmiyorum.
    Unutmayın ki çin ile ortak füze teknolojisi geliştirmeyi de nato gerekçesi çerçevesinde sekteye uğrattılar.
    F-35 çalışmalarında da problem çıkardılar.
    İngiltere yerli savaş uçağı geliştirme projesinde söz verdi ( ben İngilizlere hayatta inanıp güvenmem. ) zaman ne gösterir bakalım.
    Bunlar gibi pek çok çıkar ,menfaat hatta korku durumu söz konusu.
    Nasa uzayda bilmem kaç ışık yılı uzakta yaşanabilir gezegenler var olabilir diye komik saçma sapan lansman yapsın. Reklamıyla para kazansın
    Biz prototipi testleri tamamlanmış fuarlarda görücüye çıkmış hatta üretim bandı noktasına gelmiş bir ürün için reklam yapılmasın ortada bir şey yok denilmesini kabul edemem.
     
  4. Mücahit Arslan

    Mücahit Arslan Yetkili Kişi MB Yazarı

    Kayıt:
    13 Ekim 2016
    Mesajlar:
    176
    Beğeniler:
    73
    Meslek:
    Yüksek Teknoloji Ar-Ge Mühendisi
    En İyi Cevap:
    9
    Değerlendiriler:
    +100 / 1 / -1
    Üniversite:
    Staffordshire University
    Sanırım yorumumu net anlayamadınız. Tabi ki işin reklamı yapılacak bu mecburi fakat üretim bandına gözle görülür bir malzeme konulmadan sanki konulmuş gibi reklam yapılmaz. Eğer yapılırsa bugünkü konuştuğumuz mevzular gün yüzüne çıkar. Halk üzülür. Çünkü insanlar bu tankı çok uzun zamandır bekliyorlar. Hatta ve hatta daha üretimi yapılmamış bu tanklar Malezya, Endonezya gibi Asya ülkelerine satıldı ön ödenekleri bile alındı ki bu benim bahsettiğim abartı noktası. Çünkü şuan bu ülkelere proje söz verildiği gibi tamamlanamadığı için hem küçük düşülecek hem de bir dünya ceza ödenecek. Bir mühendis "hata payı" olarak adlandırılan payın hesaplamasını ürün seri üretime geçmeden hemen önce kesinleştirir. Çünkü öngöremediği hata olasılıklarını ancak seri üretim standardını sistematiğe döktüğünde görür. Yani her adım kesin ve net olarak atılır ya da atılmak zorundadır. Haberin detaylarına bakarsanız ortak olduğumuz yabancı ülkeler başından beri projeye balta vurmanın peşindeydi. Bunu bile bile reklam olayını bu kadar abartmak doğru değil. Demek istediğimin hepsi bu.
     
  5. Matrix

    Matrix MB Üyesi

    Kayıt:
    26 Kasım 2016
    Mesajlar:
    23
    Beğeniler:
    12
    En İyi Cevap:
    3
    Değerlendiriler:
    +16 / 0 / -0
    Yorumsal ve bakış açılarımız anlaşamamış gibi gözükebilir.
    Siz ürünün banttan çıkmadan reklam kısmını ve ön siparişi abartı bulmuşsunuz. Hata payı dediğiniz faktör veya faktörler neticesini ele almışsınız.
    Ben ise ;
    Prototiplerini ürettiğim , fuarlarda tanıttığım , test ve gösteriler yaptığım , üretim bandı hazırladığım bir ürünü elbette pazarlanabilir reklam edilebilir bulduğumu ,
    İş dünyasında ön sipariş diye adlandırılan örnek olarak da sanırım 9 ülkenin ortak olduğu f-35 savaş uçağı projesinde ki gibi henüz seri üretime geçmeden daha ortağı olduğumuz halde bize bile gelmemişken İsrail başta olmak üzere bir çok ülke tarafından sipariş verilmiş ve satışı yapılmış olması gibi tankımızı da satmamız doğal.
    Bu hem geliştirilmekte olan ürün için maddi kaynak ,hem altyapı hazırlığı için maddi kaynak , hem de ilerisini görebilmek tasarlayabilmek adına uygulanan planlı bir iş yöntemi olduğunu ,
    Ortaklı işlerde veya sektör veya diğer koşullar gereği iş çevresinde olağan durumların olumsuzluk sebebi üzerine takılmamak gerektiğini. Güç grubu da yerli olarak geliştirilebilir. Yeni ortaklıklara da gidilebilir. Yeni ve farklı alternatif ve çözümler üretilebilir. Endişelenin biz değil diğer üretici ülkeler olduğunu , korktuklarını
    Dolayısı ile de Halk olarak da onur ve gurur duyduğumuz aşamada dış veya iç kaynaklı olumsuz durumlar var diye durup beklemek veya izinlerini lütuflarını beklemek olmaz.
    Belirttiğiniz gibi kesin net adımlar atılmalı. işte bu adımlar ile yola çıkılmış ancak ortağınız veya uluslar arası etkinin hata payı olarak ele alınıp alınmaması olasılığı gerçekleşmiş.
    Bu durumda Ar-ge mühendisi olarak siz daha iyi bilirsiniz ki problemlerde çözüm üretmek , alternatifler geliştirmek , yeni durumlara adapte olmak , aksiyon almak gibi bir çok durum için alternatif veya destekleyici çözümün sonuç odaklı planlamaları yapılabilir.
    Hata payı var diye veya olası hata nedeniyle gerekli olan son haddine gelmiş bir proje ortadan kaldırılmaz.
     
  6. atiati

    atiati MB Üyesi

    Kayıt:
    27 Nisan 2017
    Mesajlar:
    4
    Beğeniler:
    1
    En İyi Cevap:
    0
    Değerlendiriler:
    +1 / 2 / -0
    Üniversite:
    Dedekorkut Eğitim Enstitüsü
    Bir devlet kendi alet edevatını yapamıyor,kendini dışa bağımlı bir duruma düşürüyorsa burada büyük bir sorun var demektir.Özellikle savunma gibi hayati konularda dışa bağımlı olmak affedilir bir durum değil.Gerçekten çok üzüldüm.Bunun dışında yapılmayan bir şeyin yapmış! gibi reklama dökmek ise tam anlamıyla insanlarla alay etmek ki buda affedilir bir davranış olamaz.
    Demek ki her yönümüzle acıklı bir durum içindeyiz.Selamlarımla
     
    • Beğenme Beğenme x 1