Evrim Nedir

Konu, 'Bilim' kısmında Kemal Okur tarafından paylaşıldı.

  1. Kemal Okur

    Kemal Okur Yetkili Kişi Yönetici

    Kayıt:
    7 Şubat 2015
    Mesajlar:
    340
    Beğeniler:
    197
    Meslek:
    Mekatronik Mühendisi
    En İyi Cevap:
    10
    Değerlendiriler:
    +247 / 3 / -2
    Üniversite:
    Fırat Üniversitesi
    Evrimi Anlamak

    İnsanoğlu varlığının başından beri “nereden geldik, nasıl geldik, biz neyiz” gibi basit soruların cevabını aramıştır. Bilimin ilerlemesi ve insanların düşünme yetisinin artması ile birlikte insanlık bu sorulara cevap bulmaya biraz daha yaklaştı. Son zamanların kabul gören teorisi ise evrim teorisidir. Evrim dediğimizde pek çok insan maalesef duruma at gözlükleri ile bakıyor. Bir insanın kurduğu ufak bir cümlenin yanlış anlaşılması yüzünden “bu canlılar nereden geldi” sorusunu cevaplamaya yönelik olan evrim teorisini bir kenara itiyoruz.

    Evrim, basit olarak dünya üzerinde yaşayan canlıların zaman içerisinde adaptasyon geçirerek bulundukları çevreye uyum sağlaması sonucu oluşan yapısal değişimlerdir. Bu yapısal bozulma DNA ile türler arası etkileşim sonucu sürekli devam etmiştir. Aslında bu bahsettiğimiz olay Darwin’in ortaya attığı ortak ata teorisidir. Bu teori farklı yaşam formlarının nasıl oluştuğunu kanıtlamaya yönelik bir teori ancak insanlık tarafından pek çok kalıba sokuldu ve yanlış anlaşıldı.

    Darwin ortak ata teorisini ortaya atmadan önce dünya üzerinde pek çok ülke gezdi. Her gittiği ülkede ispinoz kuşlarından örnekler alarak Londra’daki araştırma merkezine gönderdi. Seyahatini bitirdikten sonra ekibiyle ispinoz kuşlarını detaylı bir inceleme aldı ve kuşların temel yapılarının aynı olduğunu ama bulundukları ortama uyum sağlayarak zaman içerisinde farklılaşmaya uğradıklarını söyledi. Şuanda dahi bazı canlı formlarında milyonlarca yıl içerisinde gerçekleşmiş evrimi görüyoruz. Örneğin hepimizin filmlerden gördüğü mamutların bugünkü fillerin atası olduğunu biliyoruz. Ve yine biliyoruz ki mamutlar fillerden 1,5 2 kat daha büyük ve kıllıydı. Buz çağı mamutları hayatta kalmak için kıllı olmaya zorlamıştı. Zaman içerinden buz çağının bitmesi ve dünya üzerindeki oksijen katsayısının azalması ile birlikte mamutların tüylerinde azalma ve boylarında kısalma meydana geldi. Sonuç olarak şuan da bildiğimiz fillere dönüştüler.

    Darwin’in teorisini biraz genişletecek olursam. Dünya oluşum aşamasındayken, uzaydan bildiğimiz bilmediğimiz milyonlarca partikül ve mikroskobik canlılar gök taşları aracılığı ile genç dünyamıza çarpıyordu. Su olmayan yerde yaşamda yoktur. Meteorlar aynı zamanda bize suyu da getirdi. Suyunda gelmesi ile birlikte mikroskobik canlılar zaman içerisinde etkileşime girdiler ve ilk mikroorganizmayı oluşturdular. Oluşan mikroorganizmalar birleşerek ilk canlı türünü oluşturdu. Tabi ki bu birleşim dünyanın her kesiminde oldu ve bu birleşmeler farklı yaşam formlarını oluşturdu. Bu düzen elbette bir cümle ile anlatılacak kadar kısa zamanda gerçekleşmedi. Milyonlarca belki de milyarlarca yıl geçmesi gerekti. Pek çok bilim insanı tarafından hala araştırılan evrim teorisi günümüz bilim ve teknolojisi ile çok daha güçlü delillere dayanmaya başladı.

    Sizin evrim hakkında düşünceleriniz nelerdir?
     
    • Beğen Beğen x 3
  2. İbrahim Güzelkaya

    İbrahim Güzelkaya Yetkili Kişi Bölüm Sorumlusu

    Kayıt:
    9 Şubat 2015
    Mesajlar:
    29
    Beğeniler:
    38
    En İyi Cevap:
    0
    Değerlendiriler:
    +40 / 0 / -0
    Olaya tamamen tarafsız bakacak olursak evrimin biyolojiye bir çok katkısı olmuştur, biyolojiye birçok terim getirmiştir ama eksikleri ve açıklayamadığı şeyler de mevcuttur. Darwin'in Türlerin Kökeni kitabını okumadım ama bildiğim kadarıyla Darwin kitabın sonunda teorinin zorlukları bölümünde teorinin açıklayamadığı önemli sorunların da bulunduğunu belirtmiştir. Yine bildiğim kadarıyla Darwin teorisinde canlıların arasındaki bağları açıklamış ama ilk canlının(veya mikroorganizmanın) nasıl oluştuğu hakkında bir açıklama getirmemiştir(bahsettiğim üzere bildiğim kadarıyla bir hata varsa lütfen düzeltiniz). İlk mikroorganizmanın uzaydan gelerek dünyaya gök taşı aracılığıyla geldiği düşüncesi(Panspermia) modern evrim teorisinin en önemli dayanaklarından olsa gerek. Zira canlıların aralarındaki akrabalığı evrimle açıklamak kadar ilk canlının nasıl oluştuğunu açıklayabilmekte önemlidir. Ama bunu ispatlayabilmek ne derece mümkündür bilemeyiz sanırım.
     
    • Beğen Beğen x 1
  3. Kemal Okur

    Kemal Okur Yetkili Kişi Yönetici

    Kayıt:
    7 Şubat 2015
    Mesajlar:
    340
    Beğeniler:
    197
    Meslek:
    Mekatronik Mühendisi
    En İyi Cevap:
    10
    Değerlendiriler:
    +247 / 3 / -2
    Üniversite:
    Fırat Üniversitesi
    Bir çok şey teoride kalıyor buda sadece bir teori, kesinliği kanıtlanmamış ve açıkçası ilk canlının nasıl oluştuğunu da açıklayabileceğimizi sanmıyorum çünkü bu süreç milyonlarca yıllık zaman diliminde gerçekleşiyor ve ilk canlı form belirtileri başlıyor. Yani bence Teori geldi teori gider bu ancak mantıklı bir teori.
     
  4. İbrahim Güzelkaya

    İbrahim Güzelkaya Yetkili Kişi Bölüm Sorumlusu

    Kayıt:
    9 Şubat 2015
    Mesajlar:
    29
    Beğeniler:
    38
    En İyi Cevap:
    0
    Değerlendiriler:
    +40 / 0 / -0
    Günümüz bilim camiasının çok büyük bir kısmı bu teoriyi büyük ölçüde desteklemekte. Aynı zamanda bu çoğunluk farkında ki bu durum değişebilir. Bunun örnekleri de mevcuttur. Einstein'e kadar evren en net Newton tarafından açıklanıyordu. Bu durum Einstein ile birlikte değişti ve günümüzde geçerliliğini koruyan şey genel göreliliktir. Brian Cox benve bu durumu en iyi şu sözlerle açıklar: ''Bilimde kesinlik yoktur. Bilimsel gelişim böyle olmaktadır ve dünyada kesin gözüyle baktığınız her şey böyle yapılmaktadır.'' Bu her teori için geçerli bir durumdur. Evrimin doğruluğu ya da yanlışlığı tam olarak bilinemese de bilime katkısı da bir gerçektir bu da bilim adamlarının evrimi desteklemesine sebep olan şey bence.
     
    • Beğen Beğen x 2
  5. Furkan Gümüş

    Furkan Gümüş Makine Yüksek Mühendisi Yetkili Kişi Yönetici

    Kayıt:
    8 Şubat 2015
    Mesajlar:
    146
    Beğeniler:
    203
    Meslek:
    Makine Yüksek Mühendisi
    En İyi Cevap:
    4
    Değerlendiriler:
    +221 / 0 / -0
    Üniversite:
    KTÜ, Marmara Üniversitesi
    Bence evrimlesme denilerek tum canli yasamini aciklamak olayi sadece basitlestirme cabasidir diye dusunuyorum. Neden bir canli mikro organizma halinden makro yapiya evrimlessin ve sonrasinda karma yapilar haline gelsin. Bir mikro organizmanin bile şu anda kendisini yapay olarak yapamazken boylesine karmasik bir yapi dogada olusmus. Peki olaya birde surdan bakin bu kadar basit bir canli bile olusmasinda zorluklar varsa ve kendiliginden olusmussa neden makro yapilardan olusamasin. Darwin olayi ağaç ve meyveleri olarak dusunuyor. Kökte basit canli yasami agaç buyudukce evrimlesmesi ve dallar olustukca yeni canli formlari evrimlesir. Peki ama neden tek bir agac olsun ki? Maden ilk canli olusabildi aynisi yine olur ve baska bir agac meydana gelebilir. Yani benim dusuncem bugun aslan ve kedi vb ayni aileden ise bunlarin kendilerine has agaclari olur ve zamanla adaptasyonlar gecirerek bugunku haline gelir. Kaldi ki bu bile yeterli aciklama getiremez. Bundan dolayi koklu bir gen degisikligi yapacak birsey lazim. Bu dunyanin ilk zamanlarina bakarsak radyasyon orani ve iklim sartlarina gore degerlendirildiginde belli olcuse aciklama saglar. Ancak ilerleyen donemlerde de evrimlesme formlari olustu bunlari aciklayacak bence en buyuk etmen virusler olacaktir. Bir sekilde virusler eşey hucrelerde yer edinmis ve degisiklik yaratmis olabilir. Yani ayni agacta olan canlilar yakin ortamda temasta ise birbirlerine gen transfer etmis olabilir. Boylece darwindeki rastgele evrimlesme yerine olabilirligi daha yuksek yeni gen dizilimi saglanabilir. Normal bir canlida tek bir gen ölumcul sonuclara yol acarken darwin teorisinde bu olayin nasil rastgele secilim yapilacagi aciklanamamis bunun yerine guclu olan yasar yani gen dizilimi dogruya yaklasmis olan yasar denmek isteniyor. Bence bu çok yanlis çunku bu kadar gen dizilim olasiligi varken dogru canlinin olusmasi icin tavsandan daha hizli uremesi lazim. Birbiri ile akraba olan canlilarin birlesmesi sonucu kisir yapili canlilar olusabiliyor ve ayrica Mongol veya diger genetik sendromlar olusurken bence darwinim dedigi gibi bir evrimlesme olayi olamaz. Dunyada Maymun çesitliligi cok fazla farkli turde ve yapida, parmak boyutunda bile maymun varken şempazenin geni insana yakin diye tüm maymun ailesi icine sokulmaya calisilmasi da ayrica garibime gidiyor. Yani o canli olusabilmisse ayni ortamda ayni sekilde insanda olusabilir... şu anda gen degisikligi yaparak hayatta kalan en önemli canli viruslerdir. Her yil yeni hastalik ve bagisikligi guclenen canlilar ile karsilasiyoruz. Veba bile ilk goruldugu yillarda havadan bulasamazken avrupaya geldiginde evrimlesip havadan tehlike olusturmustur. ( yani ilac satilsin diye firmalar bilincli gen degistiriyor diye dusunmeyin bu donemlerde ilac bile yoktu :) Dinozor devrinden gunumuze kadar gelmis timsah neden daha cok evrim gecirmemis bu da ayri merek konusu olmali bence. Canlinin pokemon gibi evrimlesecegini ben hic dusunmek istemiyorum. Durduk yere bir canli nasil evrimlesir? Kuş avlanmak icin karada yem bulamamis bunun yavurusu evrimlesip kanatlari olusmaya baslamis zamanla demek cok gulunc geliyor bana. O zaman havai adalarinda yasayanlar veya micronezya adalarinda yasayanlar ne yapsin. Okyanusun ortasindalar kucuk bir ada ulkesi. Bu insanlar denize mahkum neden hic birinde solunum organi degismemis bu zamana kadar. En kotu ellerinde palet yapisi hafiften olusmasi gerekmez mi?
     
    • Beğen Beğen x 1
  6. İbrahim Güzelkaya

    İbrahim Güzelkaya Yetkili Kişi Bölüm Sorumlusu

    Kayıt:
    9 Şubat 2015
    Mesajlar:
    29
    Beğeniler:
    38
    En İyi Cevap:
    0
    Değerlendiriler:
    +40 / 0 / -0
    Evrimin en büyük sorunlarından bir tanesi canlıların evrimleşme aşamasına kanıt sunamamasıdır. Şöyle ki eldeki bütün fosil kayıtları canlı türlerinin birden ortaya çıktığını gösteriyor. Evrime göre canlılar birbirine evrilirken ara geçiş formu olmalı. Bildiğim kadarıyla buna delil gösterilebilecek bir fosil kayıtı yok. Genetik olarak bize en yakın tür olan şempanzelerle genetik benzerliğimiz %98-%99 oranında. Bizi şempanzelerden farklı yapan %1-%2'lik kısım. Bu bilim adamlarını evrimi düşünmeye iten şey bence. Bu gün bilim sayesinde canlılar arasında büyük genetik benzerlikler olduğu gösterildi. Fakat yukarıda bahsettiğim üzere evrimle kayıtlar arasında büyük çelişkiler de bulunmakta. Bazı bilim adamları bu durumdan dolayı evrimin bilimsel değerinin düşük olduğunu belirtmiştir. Bazıları ise bunu kanıtlayabileceğine inanmaktadır. Evrimin diğer meselelerinden birisi de canlıların arasındaki genetik çeşitliliğin bu kadar canlı türünü oluşturabildiği ile ilgilidir. Bu duruma karşı çıkılabilecek durum ise genetik çeşitliliğe sebep olan gen havuzunun da bir sınırı olduğudur. Şöyle ki evrimde genetik çeşitlilik zamanla canlıların farklı canlılara dönüşmesine sebep olur. Bu tüylü bir hayvanın kıllı bir hayvana evrilmesi demektir. Gen havuzu dediğimiz şey ise canlılardaki genetik çeşitliliğin bir sınırı var der. Yani tüylü bir canlı türü arasında genetik çeşitlilik sayesinde birbirinden farklı genetiğe sahip canlılar oluşur ama bunun bir sınırı vardır. Tüylü bir hayvan kıllı bir hayvana dönüşemez. Bunun mevcut bir örneği yoktur. Evrimin en büyük sorunu sanırım bu.
     
    • Beğen Beğen x 3
  7. Starter

    Starter MB Üyesi

    Kayıt:
    28 Nisan 2015
    Mesajlar:
    8
    Beğeniler:
    12
    En İyi Cevap:
    0
    Değerlendiriler:
    +12 / 0 / -0
    Üniversite:
    Dokuz Eylül Üniversitesi
    Evrim teorisinin en büyük sorunu cansızdan canlıya geçme sorunuydu o da aşıldı sanırım. Yakın zamanda belli kimyasal ve radyoaktif şartlarda RNA ve DNA için gerekli amino asitlerin oluşabildiğinin laboratuvar ortamında kanıtlandığına dair bir haber okumuştum. Evrim teorisinin kusurları olabilir ama bir alternatifi yok gibi. Karşıtı olarak öne sürülen 'Akıllı tasarım' görüşünü, bir 'tasarımcı zekanın' (tanrı, uzaylılar vb.) çıkıp "sizi ben yarattım, buyrun planlar şemalar" demedikçe ve bunu kanıtlamadıkça ciddiye almak mümkün mü? Ayrıca günümüzde teorinin tek dayanağı fosiller değil. Dna üzerine gelişmeler de teoriyi destekliyor ve yeni açılımlar sağlıyor. Mitokondriyal dna üzerinden anneden ve kromozomal dna üzerinden babadan aktarılan mutasyonların izleri geriye doğru izlenebiliyor. Bu şekilde insanlığın soy ağacına, tür içerisinde ortak atalarına ulaşılabiliyor. Bu yöntemler geliştikçe kapsamı arttıkça zihnimizi kurcalayan bir çok soru yanıt bulacaktır.
     
    • Beğen Beğen x 1
  8. Furkan Gümüş

    Furkan Gümüş Makine Yüksek Mühendisi Yetkili Kişi Yönetici

    Kayıt:
    8 Şubat 2015
    Mesajlar:
    146
    Beğeniler:
    203
    Meslek:
    Makine Yüksek Mühendisi
    En İyi Cevap:
    4
    Değerlendiriler:
    +221 / 0 / -0
    Üniversite:
    KTÜ, Marmara Üniversitesi
    Bahsettiğiniz olay miller deneyi gibi gozukuyor bu uzun zamandan beri bilinen bir deneydi ancak sadece amino asitlerin eldesi evrimin nasil gerceklestigini aciklayamaz. Elbetteki inorganik maddeler bir sekilde organik yapi olusturacak ancak bu olusan organik yapilarin bir araya nasil geldigi ve hucre halini alabildigi onemlidir. Tek basina bir dna veya rna elde etsek bile buna canli denmez, bir sekilde diger hucre yapilarinin da meydana gelmesi gerekir. Bugun dna ayristirilmasi yapiliyor ama bu ayristirilmis dna kendi kendine yeni bir hucre olusturamiyor. Elbette yeni deneyler ile kuluçka sistemi gelistirilip bu döngü nasil olmus modellenip aciklanacaktir ancak bunlar bir evrimlesmenin oldugunun kaniti degildir. Sadece var olus nasil gerceklesti onun cevabidir. Evrimlesme olayi bugunku kompleks yapasam nasil olusmus onu aciklamaya calisiyor ve fosil kayitlarina gore şu ana kadar evrimlesme vardir diye konusamiyoruz. Çok eski dönemde yasamis canliya ait tam dizilimi olan dna neredeyse yok. Bu da en buyuk engeldir.
     
  9. Hasan Basri Karakaya

    Hasan Basri Karakaya Yetkili Kişi Moderatör

    Kayıt:
    7 Şubat 2015
    Mesajlar:
    47
    Beğeniler:
    73
    Meslek:
    Elektrik-Elektronik Mühendisi
    En İyi Cevap:
    2
    Değerlendiriler:
    +78 / 0 / -0
    Üniversite:
    Sütçü İmam Üniversitesi
    Herkese lisede bahsedilen bir olay değilmidir evrim? Aslında bazı yönleri kulağa çokta mantıklı geliyor. Örneğin ilk insan balıktı gibisinden :) ?? Sudan çıkıp karada yaşamayı öğrendi sonra felan :)
     
  10. activeac

    activeac MB Üyesi

    Kayıt:
    21 Nisan 2015
    Mesajlar:
    13
    Beğeniler:
    1
    En İyi Cevap:
    0
    Değerlendiriler:
    +1 / 0 / -0
    Doğruluğu büyük ihtimalle yakın bir zamanda ortaya çıkacak gibi değildir çünkü çok fazla soru işareti var,evrimleşirkenki ara canlılar beslenme, üreme, korunma gibi canlılık özelliklerine sahip değil miydi?Nesli tükenenlerle birlikte bu kadar çok canlının geçiş formlarıyla birlikte milyonlarca tür olması beklenirken,ne yaşayan bir geçiş formu nede adam akıllı fosil olmaması apayrı bir sorunsaldır.
    Eşeysiz üremeden eşeyli üremeye geçiş nasıl bir evrimleşme süreciyse açıklanamıyor.
    Ayrıca canlıların compleks sistemlerini var eden dna'nın radyasyon ve kimyasal etkileşimlerle oluşup ve gelişip muazzam uyumlu canlıları oluşturmasını ve bu canlıların doğada dengeli bir uyum ile (Besin piramidi) yaşamasının raslantılar zinciriyle olmasına inanmak insan aklına hakaret değilde nedir?
     
    • Beğen Beğen x 1
  11. Starter

    Starter MB Üyesi

    Kayıt:
    28 Nisan 2015
    Mesajlar:
    8
    Beğeniler:
    12
    En İyi Cevap:
    0
    Değerlendiriler:
    +12 / 0 / -0
    Üniversite:
    Dokuz Eylül Üniversitesi
    Acaba bilim, kendi dogmalarını üretme ve böylece eski ruhban sınıfının yerini alma peşinde mi? :D
     
  12. albayenes

    albayenes MB Üyesi

    Kayıt:
    20 Mayıs 2015
    Mesajlar:
    9
    Beğeniler:
    4
    En İyi Cevap:
    0
    Değerlendiriler:
    +4 / 0 / -0
    Üniversite:
    İTÜ
    Darwin'in üzerinden çok sular aktı. Darwin'in zamanında DNA bile bilinmiyordu. Şu anda evrim ilk canlının oluşumdan itibaren bir çok soruya cevap vermektedir. Kaldı ki sadece evrim canlı dünyasında olmaz. Evrenin oluşumunda da yani cansızlar dünyasında da evirm vardır. Onun da ötesinde şu anda canlının ve cansızın ne olduğu konusunda bile kafamız karışmış durumda.

    Canlı ve cansız arasındaki farkı açıkladığımızda evrimin cansız zannetiğimiz ya da canlı zannettiğimiz varlıklar arasındaki geçişini daha net olarak görebileceğiz inşaallah.

    Ara formların hangilerinin olup olmadığını ve olmayanlarının neden olmadığına dair bir çok açıklama yapılmıştır. Evrimin var olmasına dair doğal seçilimi incelediğimizde ve aradan geçen milyarlarca seneyi hesapladığımızda bir çok delili görüyoruz. Tabi ki evrim laboratuvarda herhangi bir deney gibi baştan sona gözlemlediğimiz bir olgu değildir fakat kanıtları itibariyle varlığını ve devam ettiğini görüyoruz.
     
    Son düzenleme: 20 Mayıs 2015
    • Beğen Beğen x 1
  13. İbrahim Güzelkaya

    İbrahim Güzelkaya Yetkili Kişi Bölüm Sorumlusu

    Kayıt:
    9 Şubat 2015
    Mesajlar:
    29
    Beğeniler:
    38
    En İyi Cevap:
    0
    Değerlendiriler:
    +40 / 0 / -0
    Bu bahsettiğiniz ara formlara dair açıklamalara kaynak(eğer bildiğiniz bir kitap varsa daha iyi olur) gösterebilirseniz sevinirim.