Işığı Maddeye Dönüştürmenin Yolu Sonunda Keşfedilmiş Olabilir!

Konu, 'Fizik' kısmında Oğuzhan Mallı tarafından paylaşıldı.

  1. Oğuzhan Mallı

    Oğuzhan Mallı Yetkili Kişi Genel Yönetici

    Kayıt:
    6 Şubat 2015
    Mesajlar:
    525
    Beğeniler:
    414
    Meslek:
    Nükleer ve Atom Mühendisi
    En İyi Cevap:
    11
    Değerlendiriler:
    +519 / 5 / -1
    Üniversite:
    MEPhI, KTÜ
    Imperial College London'da görev alan fizikçiler, 80 sene önce yapılabileceği ileri sürüldüğünde birçok kişi tarafından reddedilen bir şeyi gerçekleştirmenin yolunu bulmuş olabilir: ışıktan madde üretmek! Üniversitenin Blackett Fizik Laboratuvarı'nda kahve içerek geçirilen 1 tam günün sonunda 3 fizikçi Breit ve Wheeler tarafından 1934 senesinde ilk olarak ileri sürülen bir teorinin fiziksel olarak basitçe ispatlanabileceğini ortaya koydular.

    Breit ve Wheeler, sadece 2 ışık parçacığını (fotonu) birbirine çarpıştırarak bir elektron ve pozitron yaratılabileceğini ileri sürmüşlerdi. Bu, ışığı maddeye dönüştürmenin tahmin edilebilecek en kolay yoludur. Hesaplamaları teorik olarak sağlam gözüküyordu; ancak Breit ve Wheeler bu tahminin herhangi biri tarafından deneysel olarak gösterilebileceğini düşünmüyorlardı. Laboratuvarlarda hiçbir zaman gözlenmedi ve bunu test etmeye çalışan önceki deneyler, büyük kütleli yüksek enerjili parçacıkların deneye eklenmesine ihtiyaç duymuştu.

    Nature Photonics
    dergisinde Mayıs 2014'te yayımlanan bir makale, tarihte ilk defa Breit ve Wheeler tarafından ileri sürülen teorinin pratikte ispatlanabileceğini gösteriyor. Bu "foton-foton çarpıştırıcı", halihazırda bulunan teknolojimizi kullanarak ışığı doğrudan maddeye çevirebilecek. Bu da, yeni bir yüksek enerji fiziği deneyi türü olmuş olacak. Bu deney, evrenin var oluşunun ilk 100 saniyesi içerisinde olan süreçleri yeniden yaratmamızı sağlayacak. Bu dönüşüm ayrıca gama ışını patlamalarında da görülüyor. Bu patlamalar, evrende bilinen en güçlü patlamalardır ve bilim insanları tarafından halen çözülmeyi bekleyen bir gizemdir.

    Işığı Maddeye Dönüştürmenin Yolu Sonunda Keşfedilmiş Olabilir.jpg

    Bilim insanları füzyon enerjisindeki ilgisiz problemleri bir süredir incelemekteydiler. Ancak yakın geçmişte, çalıştıkları konuların Breit-Wheeler Teorisi'ne uygulanabileceğini fark ettiler. Bu çığır açıcı keşif, Max Planck Nükleer Fizik Enstitüsü'ndeki teorik fizikçilerin Imperial College London araştırmacılarıyla işbirliği sayesinde yapıldı.

    Breit-Wheeler Teorisi'nin geçerliliğini göstermek, fiziğin ışık ile madde arasındaki etkileşimi açıklamaya yönelik çözmeye çalıştığı yapbozun son parçasını tamamlayabilir. Bu yapbozun diğer 6 parçası, Dirac'ın 1930'da ileri sürdüğü ve elektron ile pozitronların yok oluşuyla ilgili teorisini ve Einstein'ın 1905 yılında ileri sürdüğü Fotoelektrik Etki Teorisi'ni de içeriyor. Bu parçaların neredeyse hepsi Nobel Ödülü'ne layık görüldü. Imperial College London Fizik Bölümü'nden Prof. Dr. Steve Rose şöyle diyor:

    "Her ne kadar tüm fizikçiler teorinin doğru olduğunu kabul ediyor olsa da, Breit ve Wheeler bu teoriyi ilk ileri sürdüklerinde, bunun laboratuvarda gösterilebileceğini asla düşünmediklerini belirttiler. Şimdi, yaklaşık 80 sene sonrasında, bu konuda yanıldıklarını gösteriyoruz. Bizi en çok şaşırtan şey, şu anda Birleşik Krallık sınırlarında bulunan teknoloji sayesinde ışıktan madde üretebileceğimizi görmek oldu. Bizler teorisyen olduğumuz için, şu anda bu fikirlerimizi çığır açıcı bir deneye dönüştürebilecek kişilerle görüşüyoruz."


    Bilim insanlarının ileri sürdüğü çarpışma testi iki aşamadan oluşuyor. İlk başta bilim insanları aşırı güçlü ve yüksek şiddetteki bir lazeri kullanarak elektronları ışık hızına yakın bir hıza çıkaracaklar. Sonra bu elektronları altından bir levhaya doğru ateşleyecekler. Bu sayede, görebildiğimiz ışığa kıyasla milyarlarca kat daha enerjik foton ışınları üretecekler. Deneyin sonraki aşaması ise hohlraum (Almancada "boş oda" demek) denen çok ufak bir altın kutuyu barındırıyor. Bilim insanları bu yüksek enerjili lazeri bu kutunun iç yüzeyine doğru ateşleyecekler ve tıpkı yıldızlarda üretilene benzer bir ışık oluşturacaklar. Sonrasında ise ilk aşamadaki foton ışınını bu altın kutunun merkezinden geçecek şekilde yönlendirecekler. Böylece bu iki kaynaktan gelen fotonlar çarpışacaklar ve elektron ile pozitronlar üretecekler. Bunlar da kutuyu terk ederken tespit edilebilecekler. Plazma fiziği alanında doktorasını bitiren baş araştırmacı Oliver Pike şöyle diyor:

    "Her ne kadar teori konsept olarak basit olsa da, bunu deneysel olarak göstermek çok zordu. Bu çarpıştırıcı için gereken fikirleri kolayca geliştirdik. İleri sürdüğümüz deneysel tasarım var olan teknoloji ile kısmen basit bir şekilde kurulabilir. Hohlraumların füzyon araştırmalarındaki geleneksel kullanımlarının dışında nasıl kullanılabilecekleri üzerinde birkaç saatlik bir düşünme üzerine, bir foton çarpıştırıcı için gereken koşulları harika bir şekilde sağladıklarını tespit ettik. Bu deneyi gerçekleştirme ve tamamlama yarışı başladı!"

    Kaynak:evrimagaci.org/fotograf/111/5984
     
    • Beğen Beğen x 1
    • Katılıyorum Katılıyorum x 1
  2. okanoto

    okanoto MB Üyesi

    Kayıt:
    1 Eylül 2015
    Mesajlar:
    2
    Beğeniler:
    0
    En İyi Cevap:
    0
    Değerlendiriler:
    +0 / 0 / -0
    Üniversite:
    bingöl üniversitesi
    Bu da demek oluyoki ışığı depolıya bilceğimiz mi hatağa hatağa ele tutlur hale geliceği
     
  3. Ayşegül Özçelik

    Ayşegül Özçelik MB Üyesi

    Kayıt:
    16 Eylül 2016
    Mesajlar:
    18
    Beğeniler:
    5
    En İyi Cevap:
    0
    Değerlendiriler:
    +6 / 2 / -0
    Üniversite:
    Hacettepe
    Acaba sıcak mi olur soğuk mu yada katımı sıvı mi ??? :)
     
    • Beğen Beğen x 1
  4. TCP-IP

    TCP-IP Özel Üye

    Kayıt:
    7 Kasım 2018
    Mesajlar:
    91
    Beğeniler:
    18
    Meslek:
    Sistem Destek Uzmanı
    En İyi Cevap:
    2
    Değerlendiriler:
    +21 / 0 / -0
    Üniversite:
    Anadolu Üniversitesi
    15 Maddede Sırlarla Dolu Esrarengiz 'Philadelphia Deneyi' Nikola Tesla bu olayla bahsi geçen olayın olayın tersini yapmıştır. Tersi yapılabilmiş bir olay varsa diğer eş açısı da rahatlıkla yapılabilir.

    Oğuzhan bey sizin uzmanlık alanlarınıza giren bir olgu , sizin de buna benzer fikir ve öngüreliriniz varsa bizede fayda sağlarsanız seviniriz.
     
  5. antigravity74100

    antigravity74100 MB Üyesi

    Kayıt:
    6 Kasım 2018
    Mesajlar:
    3
    Beğeniler:
    2
    En İyi Cevap:
    0
    Değerlendiriler:
    +2 / 0 / -0
    Ben her gün bilimsel gelişmeleri en az 10 ile 20 adet siteden takip ediyorum, böyle bir habere rastlamadım. Bu haberi paylaştığınız için tebrik ederim. Bu arada belirteyim şu an için bir bilim insanı olarak kabul edilmediğim halde (Gelecekte kabul edilme olasılığım var.), bilimin her dalı ile çok ilgiliyim. Kısacası bilimkolik bir kişiyim ve de bu tip bilimsel paylaşımlar benim için çok değerli.
     
    Son düzenleme: 16 Kasım 2018 13:48
  6. TCP-IP

    TCP-IP Özel Üye

    Kayıt:
    7 Kasım 2018
    Mesajlar:
    91
    Beğeniler:
    18
    Meslek:
    Sistem Destek Uzmanı
    En İyi Cevap:
    2
    Değerlendiriler:
    +21 / 0 / -0
    Üniversite:
    Anadolu Üniversitesi
    Ses frekanslarınında toplanıp enerjiye çevirlebildiğini okumuştum , bir dönem havada ki tüm uydu radyo ve cep telefonu frekanslarını toplayıp bunu elektrik enerjisine çevirme denemeleri ve devreleri her yapmaya kalktığımda başıma türlü türlü olaylar gelince mecburen tek tabanca olamadığım ve kendimden başka 4 kişinin daha sorumluluğu omuzlarımda durduğu i,çin daha ileri gidip riske gidemedim. Hala beynimi kurcalayan şeyler var , var ama kendim gibi bir deli ve bu delileri tedavi edecek bir çalışma merkez,i bulamamak en büyük problem..
     
  7. TCP-IP

    TCP-IP Özel Üye

    Kayıt:
    7 Kasım 2018
    Mesajlar:
    91
    Beğeniler:
    18
    Meslek:
    Sistem Destek Uzmanı
    En İyi Cevap:
    2
    Değerlendiriler:
    +21 / 0 / -0
    Üniversite:
    Anadolu Üniversitesi
    1998 yılında Almanya Hamburg üniversitesi bilim adamları kauçuk benzeri bir madde üreterek içine terabytelarca bilgi yazabilecek garip madde keşfettiklerini ayrıca bu madde ile benzer farklı bir yapıda ışınlanma denilen olayı bir elmayı bozmadan 25 metre öteye transfer edebildiklerini bildirmişlerdi. Fakat o gün bugün bir daha ne o üniversite biriminden ve çalışanlarından ne de o maddelerden söz edilmedi. ( En azından takip edebildiğim kadarıyla ben ulaşamadım. )
     
  8. antigravity74100

    antigravity74100 MB Üyesi

    Kayıt:
    6 Kasım 2018
    Mesajlar:
    3
    Beğeniler:
    2
    En İyi Cevap:
    0
    Değerlendiriler:
    +2 / 0 / -0
    Ben bu tip haberleri çok inandırıcı bulmuyorum, gerçekliği kanıtlanmış bir bilimsel gelişmenin gizli kalması mümkün değildir. Günümüze kadar gizlenmiş bir bilimsel başarı olmaması da bu duruma kanıttır.
     
  9. TCP-IP

    TCP-IP Özel Üye

    Kayıt:
    7 Kasım 2018
    Mesajlar:
    91
    Beğeniler:
    18
    Meslek:
    Sistem Destek Uzmanı
    En İyi Cevap:
    2
    Değerlendiriler:
    +21 / 0 / -0
    Üniversite:
    Anadolu Üniversitesi
    Mantık olarak sana katılıyorum , gerçek olarak ise katılmıyorum. Sebebine gelince hiç bir ülke veya güç bulduğu keşfettiği bir bilimsel olayı ne internette ne medya da göremezsin , sadece istedikleri izin verdikleri bilgi ve bilimsel şeyleri paylaşırlar.. Bu bazen şirketler içinde de böyledir , aslında bir pozisyon için adam ihtiyacı vardır ama bunu ilan sitelerinde vs de göremezsin bunu sadece birkaç üst yönetici bilir ya da haber alma kanalların çok iyi ise kurulan cümlelerden veya öngörülerden bunu sezinleyebilirsin.

    Daha öncede sitede konularda yazıştım ( konu ismini hatırlamıyorum ) ışınlanma ( ışık ile madde taşını mı değil seninde benimde ilgi alanım olan konu manyetik alan ile ) bu hızlara ulaşıldı ve transfer edilebiliyor. Şöyle düşün , büyük bir ekonomik çarkı döndürüyorsun sömürdüğün tüm ülkelere otoban yapıyorsun benzin istasyonları açıyorsun elektrikli araba üretilecek geleceğin teknolojisi diyorsun ama benim gibi bir DELİ çıkıp diyor ki IŞINLANMA GERÇEKLEŞTİRİLDİ. Kim inanır veya neden inansın ve bu kadar ekonomik çark ( üretilen arabalar demir , petrol vs gibi şuan deli gibi paranın döndüğü büyük bir kollu kumar makinesi ) bir anda çöp olmasını ister misin ? Kimse istemez...

    Yıl 1996 , bir akrabamın yanında tv tamir atölyesinde iş öğrenmek ve kendimi geliştirmek için çalışıyorum. Bulgaristan göçmeni bir ahbabı var arasıra gelir dükkana , o yıllarda hatırlayanlar olacaktır Akşam gazetesi 350 kupona 37 ekran TV veriyor. Millet birbirini ...yor kuponlu gazete için.. Adam geldi birgün ve gülerek şunu dedi :

    - Ya bu millet ne aptal ; o an ki ergenlik ve milliyetçi duyguyla " sen ne konuşuyorsun babalık öyle aptal maptal ne diyosun sen " gibi bir çıkış yaptım.

    - Genç önce sakin ol , büyüklerinle konuşmayı öğren saygılı ol , bunları yaptığını göreyim neden bunu söylediğimi izah ederim..dedi , Eyvallah buyur söyle lafımı geri kaldım dinliyorum seni dedim.

    Bak ben yüksek elektronik mühendisiyim dünyanın heryerine gitme gibi bir lüksüm ve pasaportum var , bundan 3 yıl önce abd de PLAZMA tv diye bir ürün gösterdiler depolarında önce şaşırdım sonra inceledim ve adamlar bunu üretip stoklamış 2000 yılından öncede asla satmayacaklar çünkü llerinde ki eski püskü şeylerin bir bedeli var onlara eritsinler piyasaya çakacaklar hemde ne para kıracaklar gör , dedi...

    Bende kahka atarak güldüm , bey amca sen iyimisin yoksa hayal dünyasında mı yaşıyorsun bende elektronik okuyorum ama senin bu söylediklerine de inanmıyorum çünkü öyle incecik tablo gibi bişey olması imkansız hem adamlar üretmiş olsa bundan haberi,miz olurdu dedim..

    Eğer bu bilgiyi ben sana söylemeseydim senin ve diğer ülkelerde yaşayan kişilerin nasıl haberi olacak bunu açıkla sana daha dehşet verici şeyler sunayım dedi , afedersin ama apışıp kaldım.

    EHT trafosu öyle zil trafosu değil bu gevur gibi ağır tüp denilen katotlara 18.000 v dc akım vererek tüp içindeki atomları hızlandırır floresan ekrana çarptırı ve sen tüplü tv de görüntüyü görürsün...Bunu neresine sığdırmış bu adamlar dediğimde , ona gerek yok küçük bir kontrol kartı ve likit bir sıvı ile aynı işi daha net gösterecekler hatta 3 boyutlusu bile yapıldı sanki film izlerken bunun içinde yol alıyor gibi olacaksın dedi...Beyin yandı bende...

    Aradan yıllar geçti mezun olduk 2 yıllık bölüm okuyorum yolum düştü oraya tesadüf adam orda , ve dediği gibi 2000 de o tv piyasaya çıkmıştı müthiş şok yaşadım ve bunu duyduğumu söylediğim herkes beni halisinasyon gören şizofren sandı...Neyse ,

    -Bak evlat seni sevdim biraz adam olmuşsun sana yeni bir keşif söyleyeceğim dünyanın manyetik alanını kullanarak hiç bir enerji harcamadan elektrik üretebilecek ve hatta bunu ileriye taşıyıp ışınlanma denilen olayı bulacaklar bunun için 10 yıl kadar belki daha az zamana ihtiyaçları var , isviçre de bir laboratuar kuruyorlar orada öyle şeyler keşfedecekler ki sonunda umarım olmaz ama 3'ncü dünya savaşı bile çıkabilir.

    Gürcü asıllı bir adam var dedi , ismi Kapanadze adam bir trafo sistemi kurdu ve zayıf dünya üzerindeki manyetik alanları yükselterek çok yüksek amperle çalışan ampul spot lamba gibi şeyleri yakacak enerjiyi elde ediyor... O yıllarda 56.000 K boca modem ile ancak internet var pilot bölge olarak Beşiktaş'ta dsl bağlantısı altyapısı yeni oluşuyor. Bu bilgilere ulaşmam benim 2009 yılına kadar bomboş bir oda da kitap aramak gibi bir olguyla geçti.

    Velhasılı kelam , adamlar yaptığı keşfettiği herşeyi açıklamazlar sadece geminin burun kısmının fotosunu yakın çekim yapar koyar sen o gemiyi kafanda tasvir bile edemezsin...

    Her olasılığı düşünmek diğer düşünemeyen insanlardan seni her zaman 1 adım önde tutar ;-)
     
  10. Emir Kalyoncuoğlu

    Emir Kalyoncuoğlu Özel Üye

    Kayıt:
    11 Şubat 2018
    Mesajlar:
    188
    Beğeniler:
    53
    Meslek:
    Makine Mühendisi
    En İyi Cevap:
    3
    Değerlendiriler:
    +60 / 1 / -0
    Üniversite:
    Yıldız Teknik Üniversitesi

    Ben bu konuda şu an kullandığımız teknolojinin askeri teknolojinin bize sağladıkları olarak görüyorum. Bir buluşu önce silah olarak değerlendiriyorlar yaygınlaştıktan sonra halka sunuyorlar.

    Daha önce 3d printerların çıkış hikayesine baktınız mı?

    Bu printerların yapılış amacı uzaya göreve giden insanların bir alet edevata ihtiyacı olduğunda bu alet edevatı hızlıca yapabilmesini sağlamaktı. Ayrıca alet ile işi bittikten sonra onu tekrardan ham maddeye dönüştürebileceği için yer sorununu ortadan kaldıracaktı. Daha sonra günümüzde yavaş yavaş yaygınlaşmaya başladı. Tüm teknolojilerin çıkış noktası askeri teknolojilerdir bana göre.