Endüstri Mühendisliğini Kuran’dan Öğrenmek

32606

Bu çalışmada, Dr. Ghazzawi’nin “Learning Industrial Engineering from the Quran” isimli sunumunun türkçe çevirisi yapılmıştır. Kendi nefislerimizde (hücrelerden vücud yapımıza kadar) bir çok deliller olduğuna dair bir Kur’an ayetinden yola çıkarak, hücre yapısı ile fabrika yapısını karşılaştırmış ve çıkarımlarda bulunmuştur. Bu tipteki düşünce yapısı ve felsefenin tanıtılarak, bütün mühendislerin çalışmalarına ilham olması amaçlanmıştır.

Ghazzawi, makine mühendisliği lisans mezunu olup yüksek lisans ve doktorasını Biomedikal Mühendisliği’nden yapmıştır. Kuran’ın bir çok bilimsel mucizesinin keşfedilmesi ve açıklanmasına büyük katkıda bulunmuştur. Yeni eğitim tarzı ve felsefesini anlatmak için Ürdün ve İngiltere’de birçok kamuya açık ve TEDxDeadSea programında söyleşiler yapmıştır. Arapça ve İngilizce olarak 800’den fazla video, 500 sesli ders, çok sayıda yazılı makale ve kitabı mevcuttur. 2012’nin Mart ayında, henüz 37 yaşında iken vefat etmiştir.

Ghazzawi’nin eğitim yaklaşımının temel öncüllüğü, gerçek hayat problemlerimize, Kur’an ayetleri ile uygulanabilecek bilgiyi anlamaya çalışarak çözümler üretmeye çalışmaktır. Yaklaşımının yeniliği ise, Kur’an’ı daha önce görülmemiş şekilde pratikte uygulayabilecek bilgiyi edinmek için kullanmasıdır. Etkisiz depreme dayanıklı yapılar, trafik tıkanıklıkları, obsesif kompulsif bozukluk (OKB), güneş panelleri verimliliği çalışmaları gibi.

Ghazzawi’nın yaklaşımını, diğer eğitim tarzlarından ayıran bazı önemli hususlar şunlardır:

  • Ezberlemeye değil, derin düşünmeye dayanır.
  • Zorlu sorunlara, okullarda ve üniversitelerde geçirilen yıllara kıyasla birkaç dakika içinde cevap verebilme.
  • Yaratıcıdan doğru bilgi edinmek, böylece günümüz eğitiminde yaygın olarak kullanılan deneme yanılma yaklaşımını geçersiz kılmak.
  • Bu önerilmiş “Kuran Yolu” nda öğrenmek isteyen kişide herhangi bir ön koşul bulunmamakta, herhangi bir üniversitede dereceye sahip olmak gibi ön şartlar da bulunmamaktadır.

Giriş

Endüstri mühendisliği, ağırlıklı olarak fabrikaların tasarımı ve yönetimi üzerine yoğunlaşır. Fabrikaların tasarımı ve yönetimi için en iyi özellikleri bulmaya yönelik devam eden araştırmalar mevcuttur. Bu konu, Müslümanların bilgi edinmek için yabancılarla çalışmak yerine, Allah’ın son vahiyin yol göstericisinden (yani Kuran’dan), bahsi geçen en uygun özelliklerin nasıl bulunacağını göstermektedir.

1. Fabrikaların Tasarımı Ve Yönetimini Kur’an’dan Öğrenmek

Endüstri mühendisliğini anlama anahtarı, Kuran’ın 27. bölümünün (Neml Suresi) 88. ayetinde gizlidir:

27:88 “Sen dağları görürsün de, onları yerinde durur sanırsın. Oysa onlar bulutların yürümesi gibi yürümektedirler. Bu, her şeyi sapasağlam yapan Allah’ın sanatıdır. Şüphesiz ki O, yaptıklarınızdan tamamıyla haberdardır.”

neml süresi

Allah bu ayette yaratma sanatını, kendi imalat süreci ile açıklar. Herhangi bir imalat sürecinin, Allah’a iman eden bir imalatçıya ve bir fabrikaya ihtiyacı vardır. O halde şöyle bir soru geliyor akıllara: Allah’ın yaratışındaki fabrikalar nelerdir? Cevap, Kur’an’ın 51. bölümünün (Zâriyât Suresi) 20. ve 21. ayetlerindedir:

51:20 “Kesin olarak inananlar için yeryüzünde ayetler vardır.”(Yeryüzünün dağlarında, denizlerinde, ağaçlarında, bitkilerinde, madenlerinde ve canlılarında Cenab-ı Hak’kın kudret, irade ve birliğine delalet eden alametler açıkça sergilenmektedir.)

51:21 “Kendi nefislerinizde de (hücrelerden vücud yapınıza kadar) bir çok deliller vardır. Görmüyor musunuz?”

Zariyat Suresi

Böylece, Allah’ın vücudumuzu nasıl yarattığını düşünürsek, vücutlarımıza hammaddelerin (amino asitler) girdiğini, ürünlerin (proteinler) çıktığını ve bunun bir fabrikanın işlevi gibi olduğunu anlayabiliriz. Allah’ın yaratışının gerçekleri Şekil 1.1 ve 1.2’de gösterildiği gibidir.

İnsan vücudunun fabrikası
Şekil 1.1. İnsan vücudunun fabrikası
hücre
Şekil 1.2. Hücre

Allah, insanları en ideal şekilde yarattıysa, hücrenin tasarımı ve yönetimini düşünerek herhangi bir fabrikanın tasarımı ve yönetimi için de en ideal standardı öğrenebiliriz.

2. Hücrenin Tasarımı Ve Yönetimi Üzerinde Düşünmek

Allah’ın hücrenin nasıl yaratıldığını düşünürsek, yönetim bölümü, montaj hattı, kalite kontrolü, güç istasyonları vb. içeren komple bir fabrika olduğunu ve bu bölümler için Allah’ın tasarımını ve yönetimini düşünürsek, aşağıdaki hususları keşfederiz.

2.1. Yönetim ve montaj hattı

Şekil 2.1.’de görüldüğü gibi, Allah, hücrenin yönetim departmanını, (hücrenin herhangi bir ürünü için mühendislik özelliklerini içeren DNA molekülünü içeren çekirdekte bulunan) montaj hattının yakınına yerleştirmiştir.

Hücredeki yönetim ve montaj hattı yerleri
Şekil 2.1. Hücredeki yönetim ve montaj hattı yerleri

Hücredeki bu iki bölümün yakınlığından, yönetim ve üretim departmanları arasında hızlı iletişim kurulması gerektiğini öğrenebiliriz. Böylece montaj hattında bir hata meydana geldiğinde, yönetim departmanı sorunu hızlı bir şekilde değerlendirebilir ve düzeltebilir. Ayrıca üretim hızını arttırmak veya azaltmak gerekiyorsa, bu çabuk ve verimli bir şekilde gerçekleştirilebilir.

2.2. Ana özelliklerin kopyalanması

Şekil 2.2.’de görüldüğü gibi, hücrede herhangi bir üretim emri başlatıldığında, bir haberci, çekirdeğin ana konumundan (DNA molekülü) ürünün mühendislik özelliklerini kopyalar ve bu kopya üretim işlemlerinde kullanılır, ana dosya kullanılmaz. Bunun bir çok avantajlarından biri, üretim sırasında kopyaya zarar gelmesi durumunda, fabrikada bir ana dosya olacağıdır.

Orijinal bilginin hücrenin içinde kopyalanma işlem
Şekil 2.2. Orijinal bilginin hücrenin içinde kopyalanma işlemi

2.3. Kalite kontrol

Hücrede, herhangi bir ürünün hücre duvarlarından geçmeden önce, ürün kalitesinin izlenmesini sağlayan kanallardan geçmesi gerektiğini görürüz. Bu, ürünlerin en ideal özellikleri karşılaması için hücre içindeki kalite kontrol sistemidir. Kalite kontrolü fabrikada yapılmalıdır.

2.4. Güç istasyonları

Allah’ın, montaj hattını harekete geçirmek için enerji üreten hücrenin içine nesneler yerleştirdiğini ve ayrıca Şekil 2.4.’te gösterildiği gibi, Allah’ın hücreye birden fazla güç istasyonu yerleştirdiğini görüyoruz. Bu nedenle, herhangi bir fabrikada, birden fazla santral yerleştirilmemiz gerektiğini ve bu istasyonlardan birinin kapatılması durumunda, üretimin devam etmesini sağlayan yedek istasyonların olacağını öğrendik. Aynı zamanda birden fazla istasyona sahip olmak, her birinin yükünü ve yorgunluğu azaltır ve fabrikanın ömrünü uzatır.

Hücredeki güç istasyonları
Şekil 2.4. Hücredeki güç istasyonları

2.5. Geri dönüşüm

Bir kusur ortaya çıkarsa ve montaj hattında birleştirilmiş protein optimum spesifikasyonlara uygun değilse, hücre duvarından çıkamaz. Bu durumda, protein parçalarına ayrılmak üzere hücrenin belirli bir yerine gider ve daha sonra ortaya çıkan hammaddeler üretimde tekrar kullanılır. Böylece üretim verimliliğini artırmak için bir geri dönüşüm bölümümüzün olması gerektiğini öğreniyoruz.

Sonuç

Bir kişinin hücre hakkında daha çok düşündüğünde, fabrikaların tasarımı ve yönetiminde kullanılacak bilgi ve tasarım kavramlarını keşfettiğini görüyoruz. Allah, müslümanların bilgilerini insanları Kuran’a yaklaştıracak ana temaya getirecek şekilde kullanarak, başkalarına rehberlik yapmalarını ister. Bu tür bilgilerin, Kur’anı’ın üstünlüğünü kanıtlayacağını ve insanları Allah yoluna yönlendirmeye sebep olacağını göstermek ister.

Kaynak:

tr.scribd.com/document/294127/Learning-Industrial-Engineering-from-The-Quran

Paylaşır mısınız?
Bilim konuları,mühendislik, sağlık,proje ve bilişim teknolojileri ağırlıklı makale ve haberlerin yer aldığı kaynak site olarak tanımlayabileceğimiz Mühendis Beyinlerın asıl amacı, kaliteli Türkçe içerik oluşturmak adına gayret göstererek, Türk internet mecrasına katkıda bulunmaktır.

16 Yorum

  1. gülçiçek hanım ilk başta söylemek istediğim sizin islama ve kuran a hizmet maksadı ile yazmış olduklarınız gerçekten takdire değer. fakat sizin bu yazdıklarınızı bir insanın anlayıp kavrayabilmesi için önce allah a iman edip sonra allahın nuruyla kainata bakması gerekiyor. kalbi kararmış ve allahı unutmuş insanların bunları anlayıp tefekkür etmesi imkansız. sadece maddeci düşünüp halen bir teori olan şeyleri bilimmiş gibi göstermeye çalışan insanlardan sizin makalenizi anlamasını beklemeyelim.
    Allah onlara da hidayet verir işallah. yoksa anlamaları imkansız.

  2. Öncelikle şöyle bir soru sormak istiyorum; Bilim amino asitleri bulmadan da mantiken bunların var olduğunu öne sürülmemesi ilginç. Birde evrime dair yazılar ne zaman yazılacak merak ediyorum çünkü evrimi kabul etmeyen dinler büyük ihtimalle yakında “bu bizde vardı” “bizde yazıyodu zaten” gibi sözleri şu anda gördüğümüz gibi söylemelerini sabırsızlıkla bekliyorum. Yanlış anlaşılmasın dindar insanlar yada dinler ile sorunu olan biri değilim ama bu açıklamalar devede kulak niteliği taşıyor bence. Birde makalenin sahibinin isterse milyonlarca kitabı, parası, verdiği seminerler olsun olmasın bu kişinin üstünlüğünün kanıtı değildir. Son olarakta diğer dini kitapların ve dinlerin (bunlara uzak doğu dinlerini de dahil edelim) tamamının belirli mücizevi (!) yönlerinin olduğu öne sürülebilirki aynı şekilde tamamının da çelişkilerle dolu olduğu gerçeği vardır. Devede kulak aramaya devam edersek ülkecek ve toplumca hiçbir şekilde gelişme kaydetmemiz beklenemez. Saygı ve sevgilerimle.

  3. Mühendis Gülçiçek Hanım,
    Öncelikle emeğinize sağlık. Günümüzde insanlar vakitlerini israf ederken yorumlarda eksiklik veya yanlışlık bulanlar olsa bile sizi tebrik ederim. Katkınızla en azından kuranda yazıldığı gibi Allah’ın yarattıkları üzerinde düşünmemiz gerektirdiğini hatırlattınız. Bu bile yeter. Teşekkür ederim.

  4. Arastirmaniz cok guzel. Allah faydali ilimden ayirmasin. İslamiyet ve bilim ayri tutulamaz. Bunun en guzel orneklerini endulus emevi devleti zamaninda ve bircok islam devleti tarihinde gormekteyiz.
    “Yaratan Rabbinin adıyla oku!
    O, insanı alaktan (asılıp tutunan zigottan) yaratmıştır.
    Oku! Kalemle (yazmayı) öğreten Rabbin sonsuz kerem sahibidir.
    O, insana bilmediklerini öğretti.” (Alak, 96/1-5)
    Biz yeterki Kurani yasayalim ve arastiralim Allah o zaman herseyi takdir edecektir bizlere.

  5. Sayın Gülçiçek,
    Araştırmanız ve verdiğiniz bilgiler için çok teşekkür ederim. Dediğiniz bir cümle çok hoşuma gitti.
    “Peki o beyinleri yaratan kim? Dilerse bir anda akıl hastalığına çevirecek kim?
    Madem bilim insanıyız; bunu herkesten önce ve en çok bizim SORGULAYIP, idrak edip, örnek olmamız gerekmez mi?”…
    Önemli olan neye sahip olduğumuzun idrakine varıp o yetinin bize neden verildiğinin cevabını verecek çalışmalar yapmak.
    Tekrar teşekkür ederim.

  6. Merhaba, şevkinizi kırmak istemem ama yazının bilim ve teknikle en ufak bir ilgisi yok. Yazar bilime aşina olduğu için, ayet arama işine girişmiş. Oysa, bu ayatler ilk okunduğunda bu düşünceyi oluşturmuyor. Ayrıca, size isterseniz istediğiniz kitaptan aşk mektubu bile çıkarabilirim, amaç çıkarmaya çalışmak olduktan sonra. Olmamış. Hücre ve imalat sözleri hiç bir yerde geçmemesine karşın ayrıca incelenmiş. Son olarak, hücre ile imalatı benzetmeniz, bakış açısıdır, Kuran ile ilgisi yoktur.

  7. Sayın Çiçek,
    Öncelikle satır aralarında geçen “yabancılardan almak zorunda degiliz” veya bize tek gereken Kur’andaki bilgiler gibi cümlelerin doğru olmadığını söylemek istiyorum. Çünkü İlmi Çinde de olsa gidip bulun diyen bir peygamberin ümmetiyiz. Ayrıca yine Kur’anın bu gibi ayetlerinin doğrulamasini da yine o deneme yöntemiyle elde edilmiş bilim sayesinde yaptığınızı hatırlatırım. Sonuçta hücredeki yapıyı nasıl çözdünüz bir bakın isterim. Bu gibi tartışmaların da Kur’anın indirilis gayesine uygun olmadığını düşünüyorum. Saygılar.

    • Yazıyı okuduğunuz ve yorumunuzla katkıda bulunduğunuz için teşekkür ederim:) Cevabımın içinde sizin görüşleriniz hakkındaki düşüncelerime değinmekle beraber genele de hitap edeceğim başta belirteyim ki, yanlış anlaşılmasın.

      Yazı bana ait değil çeviri yaparken anlam kaymaları olmuş olabilir. Orada aslen şöyle bir yüreklendirme vardır: “Sen çalış bul, başkaları senden faydalansın, örnek ol. Çoğu zaman sende bir çok şeyi bulacak ve önderlik edecek güç zaten var” Elbette ilim Çinde de olsa bulunup alınacak, ihtiyaçlara göre faydalı hale getirilecek. Nitekim tarihte de bir çok örneği vardır.

      Fabrikaların işleyişi tarihte ilk kez hücre işleyişi ile bulunmuştur diye iddiamız yok ama olabilirdi de.. Nitekim keşif, bilinen noktaları birleştirip yeni anlamlar yüklemektir. Hücrenin işleyişini bulmak için araştırıp çalışmaya ve deneyimlemeye gerek yoktu, alenen Kuran’ın şu sayfasında apaçık yazıyor da demedik. Kur’an-ı Kerim’de o kadar çok ayette “düşünmez misiniz” , “ibret almaz mısınız” cümleleri yer alır ki, insanoğlunu bu denli düşünmeye, araştırmaya, sabırla çalışmaya sevk eden başka kitap yoktur. Zaten o sizin bilim dediğiniz şey nedir ki;
      Allah YOKTAN VAR EDİYOR, biz ise sadece O’nun izin verdiği kadarı ile VAR OLANI KEŞFEDİYORUZ.

      YAZIMIN BAŞINDA, BİLHASSA ÇALIŞMANIN MÜHENDİS ARKADAŞLARA YENİ BAKIŞ AÇISI KAZANDIRMA VE İLHAM OLMASININ AMAÇLANDIĞINA DEĞİNDİM.
      Belki bu çalışmada değil ama ayetlerden feyiz alarak uzmanlık alanında çok çalışıp yeni buluşlar yapan milyonlarca bilim adamı var, bu inkar edilemez. Kimi ayetlerden kimi hayvanlardan bitkilerden kimi arkadaş çevresinden, sevdiği bir oyuncaktan, objeden, müzikten feyiz alır ve buluş yapar insanlığa yeni şeyler katar. Buna kim ne diyebilir ki…

      Kuşlardan feyizlenip uçağı yapan adamın buluşunu mu kabul etmemeliyiz yoksa kuşu mu kuşun yaratılış amacını mı? Sen kuş sadece uçmak için vardır dersin üzerinde durmazsın. Başkası Allah, kuşu ve diğer mahlukatı bize hizmet etsin diye yarattı (bunu Kuran’dan öğreniyoruz), acaba nasıl faydalanabilirim bakış açısıyla düşünür, araştırır, çok çalışır (bunu da Kuran teşvik ediyor) ve nihayet uçağı yapmayı başarır (azim ve sabırla yapılan çalışmaların mükafatının olacağını da Kuran söyler)

      Kur’an İNSANLIĞA HER KONUDA rehberlik etmek için indirildi, içinde koca kainat gizli. Görürürüz göremeyiz faydalanırız faydalanmayız ayrı olay…Kainatı yaratıp düzeni sağlayan bilmediklerimizi bilen sonsuz ilim sahibi, kitabını neden sadece belli konularda yardımcı olsun ya da sadece belli yüzyıldakiler faydalansın diye indirsin ki? Bu inanılmaz basit olurdu. Hele ki O’nun yarattığı beyinle düşünüp gerçekleştirilen güzel şeylerde O’nu soyutlamaya çalışmak akıl kârı değil. (Son cümlem sizinle ilgili değil)

  8. Sayin Cicek ,
    size bu calismadan dolayi bize ulastirdiginiz icin cok tesekkur ederim, ben facebookda 70 bin kisilkik bir bilim sayfasinin sahibiyim “bilim ve sanatin her bölümü” ve istedigim halde islam dininin kitabini bilimsel verilerle bir araya getirilmis seklini vermekden cekiniyorum , siz ise böyle bir sayfada bize medeni cesaretin ne oldugunu gösterdiniz ,musadenizle alip bunu sayfamda paylasiyorum.
    Allah razi olsun.

    • Çiçek değil Gülçiçek:) yorumunuz için teşekkür ederim elbette yayınlayabilirsiniz. Ben çalışmayı gönderdim ama yayınlanmayabilirdi de..Bu sebeple site yöneticilerine de teşekkür etmelisiniz.

      “Bir tablo eserinin muhteşemliği hakkında konuşurken ressamın isminden bahsetmeye çekiniyorum” misali gibi bu bahsettiğiniz olay. “Mühendis beyinler” diyoruz, kimileri bundan dolayı kendisiyle gurur duyuyor. Peki o beyinleri yaratan kim? Dilerse bir anda akıl hastalığına çevirecek kim?
      Madem bilim insanıyız; bunu herkesten önce ve en çok bizim SORGULAYIP, idrak edip, örnek olmamız gerekmez mi? Allah YOKTAN VAR EDİYOR, biz ise sadece O’nun izin verdiği kadarı VAR OLANI keşfediyoruz. Keşfederken de Yaratıcının kitabından feyiz alıyoruz.

      Tüm buluşlar Kuran ile gerçekleştirildi demiyoruz ama Kur’an ile Bilimi ayrıştırmaya çalışanları da savunmuyoruz. Güneşe karşı gözünü kapatsan, inkar etmeye çalışsan da Güneş tüm gerçekliği ile gökyüzünde duruyordur. İşte bazı olaylar bunun gibi

  9. İyi günler Sayın Çiçek. Şu son zamanlarda okuduğum en ilgi çekici makalelerden birisiydi. Teşekkür ediyorum.

Düşünceleriniz Nedir?

Lütfen yorumunuzu buraya yazınız.
Lütfen isminizi buraya yazını.