Dünya Nasıl Oluştu

11
116
dünya nasıl oluştu

Merhaba arkadaşlar bu yazımızda sizlere dünya nasıl oluştu ve ne zaman oluştu sorularına cevap arayacağız. Dünya, benzersiz bir gezegen, hareketli ve dinamik. Sürekli iş başında olan devasa güçler (deprem volkanik patlamalar vs.) ardında her zaman jeolojik izler bırakıyor. Bu yazımızda en büyük jeolojik gizemi öğrenelim. Dünyanın nasıl oluştu ve ne zaman oluştuğunu bulmak jeologlar için büyük bir çalışma.

dünya

İlk teori şu şekildeydi Güneşin etrafında bir toz ve gaz bulutu vardı ve bu gaz bulutu soğudukça küçük mineral taşları halini aldı. Bütün bu mineral parçaları Güneşin etrafında dönerken birbirine çarpmaya başladı. Ancak bu teoride bir sorun vardı. Hiç kimse mikroskobik ölçülerdeki minerallerin birleşerek gezegen boyutlarına geldiği açıklayamıyordu. Sonra 2003 yılında uluslararası uzay istasyonu tarafından gerçekleştirilen bir deney tesadüf eseri yeni kanıtlar sundu. Astronotlar uzayın yer çekiminde farklı maddelere ne olduğunu araştırdılar ve bir plastik torbaya biraz tuz koyarak basit bir deney yaptı. Sonuçlar şaşırtıcıydı parçacıklar birbirine yapışmaya küçük elektrik akımlarıyla birbirine yapışmaya başlamıştı. Bilim adamları eğer torbadaki tuzlar bir birine yapışıyorsa güneşin etrafında bulunan toz bulutunun içindeki mineral parçalarının da yapışa bileceğini gözlemledi. Böylelikle astronotlar dünyayı oluşturan temel mekanizmanın gerçek kanıtlarını buldular.

Güneşin çevresinde bulunan mineral parçaları birleşerek küçük mineral kayaları halini aldı. Takip eden birkaç milyon içinde büyük kayalar çarpışarak daha çok büyüdüler. Zaman içinde Güneş yörüngesinde dolaşan milyarlarca taş gittikçe büyüdüler önce kaya boyutuna oluştular ardından bir ev büyüklüğüne eğer bir nesne 800 metre yarı çapa ulaştığı zaman kendi yer çekimi diğer nesneleri çeke bilecek güce ulaşıyor. Boyutu arttıkça daha çok nesne çekti ve her çarpışmada boyu daha da büyüdü. Genç Dünya gelişi güzel milyarlarca taş parçasının bir birine yapışmasından oluşuyordu. Ancak dünyamız şuan öyle değil katman katman ayrılmış durumda peki dünya bu şekilde oluştuysa katmanlar nasıl oluştu?

Dünyanın oluşumu

Genç gezegenin bu hale gelmesi için garip bir olayın olması gerekir. Jeologlar dünya oluştuktan kısa süre sonra eridiğine inanıyor. Dünya düzensiz şekilsiz kaya parçaları halindeyken erimeye başladı ve erime sırasında güçlü yer çekimi daha yoğun parçalar dibe çekmeye başladı yani çekirdek ( demir nikel ) ve bu katmanlar yoğunluk sırasına göre birbirlerini takip ettiler. Dünyanın erimesinin nedeni ise sıcak radyoaktif maddeler dünya yer çekimi sayesinde bu maddeleri de içine alıyor ve bu radyoaktif maddeler yanında bulunan kayaları eritmiş. Oluşmaya başladıktan 30 milyon yıl sonra dünya güneşin etrafında dönen bir ateş topu halini aldı. Dünyanın okyanusları kıtaları hayatı destekleye bilmesi için daha çok zaman geçmesi gerekiyordu. Hala dünyanın yaşı bulunamamıştı ta ki geçtiğimiz senelere kadar doktora öğrencisi olan bir jeolog kanada dan aldığı yaş örneğini inceledi ve dünyayı oluşturan taş parçasının kanıtına ulaştı taş tam olarak 4,5 milyar yaşındaydı. Şuan ki modern teknoloji dünyanın 4,367,000,000 yaşında olduğunu öne sürüyor.

Dünya nasıl oluştu konusuna gelirsek, Dünya güneşin etrafında dönen bir ateş topuydu. Bundan 200 milyon yıl sonra yağmurlar başladı. Dünyanın oluşumundan sonraki araştırmalar bu suların nereden geldiği yönünde oldu. İlk teori suyu dünyaya gök taşlarının getirdiği yönünde oldu 1800’lü yılda düşen ancak yakın zamanda incelenen bir gök taşının içerinde zerre su damlası ve tuz keşfedildi taş 4,5 milyar yaşındaydı. Suyunda bu yaşta olması gerekir. Tahminlere göre damla damla dünyaya bu şekilde geldiği düşünülüyor milyarlarca yıl sürecek bir süreç.

Göktaşı yağmurları okadar yoğundu ki bu gök taşları önce sığ denizleri ardından ise okyanusları oluşturmaya başladı. Artık suda oluştuğuna göre dünya yaşama hazır hale gelmişti. Yaşam olmadan kömür petrol veya gaz olamazdı. Yaşam dünyayı önemli biçimlerde şekillendirdi. Ancak yaşam bilim adamlarını yüzyıllar uğraştıran bir merak olmuştur. Şuanda yeni bir açıklama var bu açıklama Meksika da bulunan Allende çölünde bulunan kanıtlardan geliyor geliyor.

Allende çölüne düşen göktaşının içerisinde aminoasitler vardı. Aminoasitler proteinlerin yapı taşını oluşturan bileşendir. Dünyada yaşayan he yaşam formu aminoasit içerir bitki yada hayvan olsun aminoasit olmadan yaşamda olamaz. Allende den sonra yüzlerce göktaşında aminoaside rastlandı ve bu bulgular yaşam konusunda bilimde devrim yarattı. Artık bilim adamları yaşamın kaynağının uzay olduğuna inanıyor.

dünya nasıl oluştu ve ne zaman oluştu

Akıllara takılan bir soru vardı yaşam için oksijene ihtiyaç vardı bundan 3,5 milyar yıl önce oksijen yoktu. O dönemlerde atmosfer ölümcül düzeydeydi. Sürekli oluşan volkanik patlamalar havaya sürekli zehirli gazlar bırakıyordu. Ancak ilkel yaşam formları bulunuyordu. Araştırmalar sonucunda 3,5 milyon yaşındaki kayaların içinde mercanımsı yapıya benzeyen formlar keşfedildi. Bunlar oksijenin nasıl oluştuğuna dair ip uçları vermektedir. Mercanımsı yapıda bulanan kayaların üzerinde milyonlarca bakteri vardı. Bu bakterilerin bir özelliği vardı bunlar oksijen üretiyorlardı. Bu olaylar suda gerçekleşiyor. Suyun içinde oluşan küçük hava kabarcıkları atmosfere bırakılıyor.

Atmosfer oksijenle dolmaya başladığında artık sahne bütün bitki ve hayvanlar için hazırdı. Bu yazımızda sizlere dünya nasıl oluştu sorusuna cevap verdik. Diğer yazımızda görüşmek üzere.

11 Yorum

  1. DÜNYA NASIL OLUŞTU?

    KARA DELİK İÇERİSİNDE
    • Yuvarlak kütlenin oluşması:
    Kara delik, uzay boşluğunda dolaşan irili ufaklı meteor, toprak ve gaz kütlelerini, kendisine çekerek çok güçlü girdap etkisiyle birbirine yapıştırdı. Bu kütleler, kara deliğin girdap etkisiyle uzun süre akıl almaz bir hızla döndüler. Bu dönme esnasında birleşen kütleler yuvarlak bir şekil aldı. Çömlekçi çarkındaki dönen çamurun zamanla yuvarlaklaşması gibi.
    • Yuvarlak kütlenin kendi ekseninde dönmesi ve yerçekiminin oluşması:
    Yuvarlak bu kütle, kara deliğin girdap etkisiyle akıl almaz bir hızla dönerken gaz kütlelerini içerisine hapsetti. Dış çevrenin etkisinden kurtulan hapsolmuş gaz kütlesi yuvarlak kütlenin merkezinde dönüp durmaktadır. Bu durum yuvarlak kütlenin kendi ekseninde dönmesine neden oldu. Aynı zamanda dönen bu gaz kütlesi vakum etkisiyle yerçekimini oluşturdu.
    • Biyolojik ve Kimyasal elementlerin saçılması:
    Uzaydaki biyolojik ve kimyasal elementler kara deliğin etkisine girdi. Bu elementler toz halinde yeryüzüne ve yer altı katmanlarına rastgele saçıldı. Bu şekilde yer altı, yeryüzü canlıları ve deniz canlıları ortaya çıkaracaktır.
    • Biyolojik Kombinasyon:
    Biyolojik ve kimyasal elementlerin kara delik içerisinde çarpışması sonucu 2 Ana bileşik meydana geldi. Birinci ana bileşik bitki çeşitliliğini oluşturacak olan bileşik, diğeri ise insan ve hayvan çeşitliliğini oluşturacak olan bileşiktir.
    Bu 2 ana bileşik kendi arasında birbirine yakın elementleri birbirine yapıştırarak bitki, hayvan ve insan çeşitliliğini oluşturacak olan karışımları oluşturdu. Buna “Biyolojik Kombinasyon” adını veriyorum.
    • Cinsiyet Mutasyonu:
    Uzayda ki radyasyon nedeniyle bu karışımlar mutasyona uğradı. Mutasyon sonucu da çeşitli cinsiyetler ortaya çıktı. Buna “Cinsiyet Mutasyonu” adını veriyorum. Bu cinsiyetler erkek, dişi, çift cinsiyet ve cinsiyetsiz canlılardır. Bu aşamada bitkiler, insanlar ve hayvanlar hala toz şeklinde.
    KARA DELİKTEN FIRLADIKTAN SONRA
    • Yuvarlak kütlenin yörüngesinde dönmesi:
    Kara deliğin etkisinden kurtulan yuvarlak kütle top gibi uzaya fırladı. Fırlama kuvvetinin ilk etkisini sürdürmesiyle kendi yörüngesinde sürekli olarak dönmeye başladı.
    • Suların dolacağı çukurların oluşması:
    Dünyanın ilk oluşumunda ve büyük meteorların dünyaya çarpması sonucu bugünkü göl, deniz ve okyanusların sularının dolacağı devasa çukurlar meydana geldi.
    • Güneşin oluşumu:
    Dünyadan sonra Venüs ve Merkür gezegeni aynı şekilde oluşup yerlerini aldıktan sonra nihayet güneş oluşmaya başladı. Güneşte Jüpiter gibi gazlardan oluşan bir gezegendi. Kara deliğin dönme etkisi bittikten sonra güneş, kara delikte dönerken, içerisindeki kimyasal reaksiyonlar sonucu ya da dışardan bir çarpma sonucu güneşe dönüştü.
    • Suyun oluşumu:
    Atmosferi olmayan dünya, uzun yıllar güneşin yüksek ısısına maruz kaldı. Meteorların dünyaya çarpması sonucu dünyanın merkezinden sızan hidrojen gazının oksijenle teması sonucu yer altı, yer üstü göl ve denizleri oluştu.
    • Atmosferin ve canlılar için uygun havanın oluşumu:
    Uzun yıllar ısınan dünyanın aniden suyla buluşmasıyla çok yüksek oranda buharlaşma meydana geldi ve dünyanın atmosferi ve canlılar için uygun olan bugünkü hava oluştu.
    • Su çeşitlerinin oluşumu:
    Meteorların kimyasal içeriğinden ve çukurların zeminindeki kimyasallardan dolayı tatlı, tuzlu ve sodalı sular meydana geldi. Yalnızca deniz suları tuzlu değildir. Tuz Gölü gibi.
    • Canlıların oluşumu:
    “Biyolojik Kombinasyon” ile “Cinsiyet Mutasyonu” na uğrayan daha önce yeryüzüne ve yer altı katmanlarına toz halinde saçılan 2 Ana bileşiğin suyla buluşmasıyla canlılık başladı.Canlı türleri kademe kademe değil bir anda başladı. Mantarların oluşması gibi. Biyolojik Kombinasyon esnasında birbirine benzeyen birçok canlı çeşidi ortaya çıktı. İnsanların maymun ve orangutana benzemesi, aslan, kaplan, leopar gibi kedi türlerinin birbirine benzemesi gibi.
    • Ay oluşumu:
    Dünyanın etrafında çok uzun yıllar dönüp duran kaya, toz ve gaz bulutlarının birleşmesiyle de Ay oluştu.
    Dünya ortamına uygun oluşmayan canlılar yok oldu. Dünya ortamına uygun oluşan varlıklar bugün yaşayan canlılardır. Ortaya çıkan canlıları şu şekilde sınıflandırabiliriz.
    • 1. Grup: Dünya ortamına uygun olmayan bu canlılar, yaşamsal organlarının olmamasından dolayı hiç yaşamamıştır. Akciğeri, kalbi, beyni, sindirim sistemi, dolaşım sistemi olmayan canlılar gibi. Bitkilerde fotosentez olayını gerçekleştirecek organlarından birinin olmaması gibi.
    • 2. Grup: Yaşamsal organları bulunan ancak yeme, cinsellik, kendini ve yavrularını koruma gibi “Kendini Türünü Devam Ettirme İç Güdüsü” olmayan ve üreme organı oluşmayan canlılardır. Bu canlılar ömürleri ne kadar ise o kadar yaşayıp türleri günümüze kadar devam ettirememiştir.
    • 3. Grup: Doğal şartlar (soğuk ve sıcak hava, fırtına vb.) nedeniyle yaşama imkanı bulamayan günümüze kadar türlerini devam ettiremeyen canlılardır.
    • 4. Grup: Dünya ortamına uygun olan türlerini günümüze kadar ettiren canlılardır. Bu günkü yaşayan canlıların tümü bu gruba girer.
    İlk oluşumda belki 1000 çeşit insan vardı. İki başlı, kuyruklu, kurt veya at kafalı, yeşil, mavi tenli gibi. Günümüze ulaşan yalnızca 4 insan çeşididir. Diğerleri melezdir. 1. Beyaz tenli 2. Siyah tenli 3. Sarışın 4. Çekik gözlü.
    Parmak izi ve DNA farklılığının nedeni biyolojik kombinasyondur. Maymun ve koalalarda da parmak izi vardır.
    • Biyolojik Kombinasyon ve Cinsiyet Mutasyonuna örnekler:
    DNA ve parmak izi farklılığı, ahtapotun 3 kalbi olması, 8 ayağından bir tanesinin cinsel organa dönüşmüş olması, muz sümüklü böceğin çift cinsiyetli oluşu, insan DNA’sı ile muz DNA’sının yüzde 50 oranında aynı olması, 1 kg limonda, 1 kg çilekten daha fazla şeker olması, deniz yıldızlarının beyninin olmaması, karideslerin kalbinin kafasında yer alması, sığırların dört tane midesinin olması, ıstakozların kanının mavi renkte olması gibi birçok örnek vardır.
    DÜNYANIN YAPISI
    • Dünyanın merkezinde sürekli dönen, yaklaşık dünyanın yarısı büyüklüğünde gaz kütlesi vardır. Bu gaz kütlesinden sonra toprak ve taşların karışık halde bulunduğu katman vardır.
    • Petrol ve kömürlerin oluşumu:
    Yeryüzüne yakın yer altında yer altı canlıları oluştu. Yer altının derinliklerine saçılan biyolojik ve kimyasal elementler ise can bulamayınca petrol ve kömürler oluştu. Karbon, kömür, petrol ve organik bileşiklerin ana elementidir.
    • Yanardağların oluşumu:
    Dünyanın merkezindeki yanıcı gazlar yer kabuğunda zayıf bulduğu yerden çıkar. Yer katmanlarının sürtünmesinden dolayı alev alıp yanmaya başlar. Çok yüksek ısılara ulaşarak kayaları ve içindeki madenleri eritmeye başlar. Dünyanın merkezinden gaz çıkmaya devam ettiği sürece püskürtme oluşur.
    • Dünyanın merkezinde ki gazlar neden hemen tükenmiyor?
    Yer altı katmanlarında çatlaklar oluşur. Yeryüzüne gaz çıkışı başladıktan sonra yer altında ki toprak ve kaya parçaları çatlakları kapatır. Doğalgaz ve petrol kuyuları, dünyanın merkezindeki sürekli dönen gaz kütlesinin miktarını azaltmaktadır. Bu durum patlayan balon gibi dünyanın içe doğru (merkeze) çökerek patlayıp yok olmasına neden olacaktır.

  2. Dünyadaki milyonlarca canlı çeşitliliği tek hücreli bir canlıdan yani evrimle oluşmuş olamaz.
    Benim “Biyolojik Kombinasyon” ile “Cinsiyet Mutasyonu” teorim ile bu mümkün.Ayrıntılı bilgiler kanalımda.
    Evrim dışında bir dünya oluşumunu asla kabul etmeyen ateistler var.
    Daha doğrusu bunlar ateist te değil, evrim din haline getiren kişiler.

    • Zaten genetik bilimi mitokondriyal d.n.a’yı takip ederek Havva’ya kadar ulaştı.Havva yeryüzünde yaşayan ilk kadın ve annesi yok. Ama hala insanın maymundan geldiği söyleniyor.Çarpıtmanın bu kadarı da olmaz.

  3. Theia gezegeninden gelen demir çekirdeğe ilk dönüş emrini ALLAH’ın verdiğini Fussilet suresi-11.Ayet yazar.Böylece atmosferi koruyan göğün 7.katı oluşur.(Manyetosfer.)

  4. İçerik olarak güzel bir yazı olmuş. Elinize sağlık. İlgi ile okudum. Ancak sunum olarak yazıya bakınca dil kullanımı olarak çok fazla eksik ve hata gördüm, bazı yerleri anlamakta zorlandım. Bu hususa da dikkat ediniz.

Düşünceleriniz Nedir?

Lütfen yorumunuzu buraya yazınız.
Lütfen isminizi buraya yazını.