Müziğin Sayısal Doğası

1193
Müziğin Sayısal Doğası

Dijital medya verisi, 0 ve 1’lerden oluşan ve yine 0 ve 1’lerden oluşmuş programlar aracılığıyla okunan, içeriğinde analoğa çevrildiğinde ses ve görüntü içeren veya içerebilen dosyalardır. Bildiğimiz anlamda dijital müzik ise haliyle sadece ses içerir. Birebir aynı boyuta sahip ve hatta aynı kodlamaya (100011….0101 gibi) sahip iki dosya birbirinden tamamen bağımsız olabilir, bunu formatı ve bu formatı okuyan program aracılığıyla doğrulayabilirsiniz.

Bugünkü konumuzda ses dosyalarını sadece derinlemesine incelemekle kalmayacak ve doğru bildiğimiz yanlışları da düzelteceğiz, aynı zamanda ses dosyasını analoğa çeviren cihaz veya cihazların önemine daha yakından bakacağız. Bu konumun bu konuya yönelik diğer konularımdan farkı sadece bu konuya yönelmiş olmasıdır. Maddeler halinde;

  • Müzik formatı nedir ve formatların kıyası
  • Müzik dosyasının mühendis yanı
  • Dijitalden Analoğa geçiş
  • Pahalı müzik çalarlara para vermenin gerekliliği
  • Sonuçlar

Müzik Formatı Nedir ve Formatların Kıyası

Daha önceki yazılarımdan hatırlayacağınız üzere bir dosyanın kalitesini sadece ismi belirlemez, olay sadece müziğin nasıl bir dijital yapıya sahip olduğuna ve nasıl kaydedildiğine bakar. Bu bağlamda temiz ama düşük boyutlu bir ses dosyasını, arka plan gürültülü ama yüksek boyutlu bir ses dosyasına tercih etmek kaçınılmaz olmalıdır.Genel anlamda bilinen 10 formatı sıralayacak olursak;

MP3, FLAC, WAV, AAC, DSD, DXD, WMA, ALAC, OGG, M4A örneklerini verebiliriz.

Bunlardan MP3, FLAC, DSD ve DXD dörtlüsünü inceleyelim. MP3 ve FLAC, Pulse Code Modulation (Darbe kod modülasyonu) sınıfındadır. DXD de bu sınıftadır ama diğerlerinden farklıdır. DSD ise Direct Stream Digital sınıfındadır ve ismini direkt sınıfından alır.

MP3 formatı genel olarak 44.1 kHz frekansındadır, 48 kHz’e kadar çıkar. Özel bir durum olmadıkça limiti saniyede 320 kilobittir. FLAC ise 16 bit (Kilobit ile aynı hesap değil) 44.1 kHz olabileceği gibi, 24 bit 192 kHz’e kadar çıkar. Bunlardan DXD formatı bunların arasında en gelişmişidir ve 32 bit, 1536 kHz’e kadar çıkar. Aynı ses temizliğinde ve olabilecek en net kayıt altında DXD FLAC’ten, FLAC ise MP3’ten üstündür. FLAC ile MP3’ün farkını ayırt edebilecek kişilerin sayısı yeterli düzeyde olacaktır. Genelde MP3 kötü kayıt ortamının formatıdır ve FLAC ise daha özenli seçilmiştir, bu sebeple aradaki farkın çok olduğu düşünülür ama sıradan bir 16 bit FLAC’in en az kayıpla MP3’e çevrilmiş haliyle aradaki farkı algılayabilecek kulağa şapka çıkartırım. Bu dosya formatlarının var olmasının asıl sebebi kayıt esnasındaki kalitenin arttırılmasıdır. Yoksa birbirine en az kayıpla çevrildiğinde MP3, FLAC’ten farksız hale gelebilir. Bunun pratikteki yansıması zor da olsa, teoride tamamen mümkündür. MP3’ü FLAC’e geri çevirmek hiçbir kazanım sağlamaz, hatta çeviriciye bağlı olarak kayıp bile yaratabilir. DSD ise 1 bit olup, maksimum frekansa odaklanır. Sıklığı nedeniyle kaybı çok düşüktür.

Müzik Dosyasının Mühendis Yanı

müzik dosyası

Bir müzik dosyası çoklu kanallı, stereo ya da mono olabilir. Stereo, yani çift taraflı müzik dosyasında ideal oynatıcıda en solda olması istenen ses sadece soldan gelmeli, yani sağ tarafa karışmamalı, tam tersinde de sadece sağdan gelmeli. Bu sağlandığı vakit ve konumlandırma iyi de ayarlanmışsa, ideal bir sistemde enstrümanlar karışmayacaktır. Bazı müziklere yeteri kadar dikkat ederseniz vokalin sağa ve sola kayabildiğini fark edebilirsiniz, yetersiz mühendislikten dolayıdır. Çoklu kanallı müziklerde ne kadar hoparlör olursa olsun tam dairesel veya küresel alan oluşamayacağı için, kayıp oluşacaktır. Bir müzikte, desibel değeri hem yeterli duyulabilirliğe sahip olmalıdır, hem de gürültü sinyali mümkün olduğu kadar az eklenmelidir.

Bir kaç ufak tanım yapacak olursak;

Bit değeri: Sinyalin hangi seviyeye çıkacağının ve hangi seviyeye ineceğinin (Sinüzoidal) maksimum değerini belirler. 1 bitlik DSD dosyasının bu noktada verimli olması için frekans asıl bit değeri ile çarpılmalıdır. Örneğin 16 bitte kodlanmış tek bir sinyalin her bir seviyesi için 16 tane 1 ve 0 girilir. Seviyeler kayıt altında farklı düzeylere gelebilir, lakin 1 bitlik dosyada sadece 2 olasılık vardır ve bu kesinliği frekansa bağlı olarak muazzam derecede arttırabilir. Bu sebeple DSD en iyi formattır denebilir, yaklaşık 25 MHz’e kadar çıkan versiyonları bulunmaktadır. (OCTA DSD)

Frekans: En kaba tabiriyle gelen sinyalin sıklık durumu. İnsan kulağının 20 KHz civarında duyduğu bilindiği için yaklaşık 22 KHz sınır tayin edilmiş ve Nyquist teorimine göre bunun 2 katından düşük olmaması tercih sebebi olmuştur.

Gürültü: Gürültü, yani distorsiyon, arka plandaki istenmeyen sesler demektir. Kayıt esnasında gelebileği gibi, cihazın elektronik dizaynının vasatlığına bağlı olarak da eklenebilir. Gürültü, sinyal üzerinde olabileceği gibi, ek gürültüler de eklenebilir.

Dijitalden Analoğa Geçiş

Dijitalden Analoğa Geçiş

Ses sinyali kayıt esnasında analog olarak alınır, sayısal hale çevrilir. Peki sayısaldan tekrar analoğa nasıl çevrilir? Olay haliyle işin elektroniği ve kod kısmındadır. Müzik dosyası olarak atanmış bir dosyayı, program aracılığıyla cihazımızda oynatmaya başladığımızda 0 ve 1 kodlarına sahip olan müziğimiz gelen ayrık koda göre sürekli bir elektriksel sinyale çevrilir. Bu sinüs sinyali kodun verdiği dijital, yani ayrık sinyalin yaklaşıklı olarak benzetim halidir. Yani bir cihaz doğrudan ses sinyali oluşturmaz, önce elektriksel sinyale çevrilir. Elektriksel sinyal de hoparlör aracılığıyla bizlere iletilir.

Pahalı müzik çalarlara para vermenin gerekliliği

müzik çalar

Bir müzik çalar alırken 5 şey önemlidir; Distorsiyon değeri, Crosstalk (Stereo girişim) değeri, desteklediği formatlar, malzemesinin kalitesi ve entegrelerin modeli. (Ek olarak çıkabildiği en yüksek frekans da eklenebilir) Daha önce verdiğim FLAC – MP3 örneğini hatırlarsınız. Bir müzik çalarda distorsiyon ve crosstalk değeri belirli bir seviyeyi sağlamışsa, entegrelerin iç değerleri daha pahalı olandan fazla farklı değilse, malzeme kalitesi de iyise, aradaki fiyat farkı 10 kat bile olsa (FLAC ve MP3 arasındaki oluşabilecek 10 kat boyut farkı gibi) ucuzu ile arasında fark görmek neredeyse imkansızlaşır. Placebo etkisi burada da kendini gösterecektir. Zannımca iyi araştırıldığında 250 Euro’luk bir müzik çalardan ötesine gerek yoktur. (3500 Euro edenleri var)

Sonuçlar

Kısaca özetlersek, iyi bir kulak bizim yoldaşımız olacaktır, bunu bilgiyle de harmanladıktan sonra müzik dünyasındaki abartılara kanmaz, işimizi bilerek yaparız. Önemli olanın formattan ziyade, kayıt kalitesi ve ekipmanın elektronik kalitesi olduğunu unutmayın. Bir sonraki yazım entegreler üzerine olacak.

Yazımızı Beğendiniz mi?
Önceki İçerikFacebook Instant Articles Kurulumu
Sonraki İçerikNeden Varız
Oğuzhan Mallı

Merhaba Ben Oğuzhan Mallı Mühendis Beyinler sitesinin kurucusuyum, Bir süre Karadeniz Teknik Üniversitesinde Elektrik ve Elektronik mühendisliği okuduktan sonra, yurtdışında eğitimime devam etmekteyim. Advanced seviyesinde İngilizce ve Rusça bilmekteyim. Yazılarımda yaptıklarımla, düşüncelerimle ilgili pek çok şey bulabilirsiniz. Yorumlarınız, düşünce ve tavsiyeleriniz benim için çok önemli. Yalnızca “Merhaba, buralardaydım.” demek için dahi olsa vakit ayırıp bıraktığınız her bir yorum için çok teşekkür ederim. Bütün yorumlara cevap vermeye çalışıyorum.

Düşünceleriniz Nedir?

Lütfen yorumunuzu buraya yazınız.
Lütfen isminizi buraya yazını.