Esrarengiz Çizgiler: Nazca Şekilleri

3638
Nazca Şekilleri

İlginç ve bir o kadar da sıra dışı olan şekillerin birçoğu artık insanların kafasını karıştırmaktan başka bir hal almamıştı. Peru’da bulunan Nazca çizgileri sadece arkeologların değil insanların bu çizgileri yapanlar arasında bir bağlantı kurmasına yardımcı olmaktadır fakat bu bağlantı çok sağlıklı bir şekilde gerçekleşmemektedir.

Kim tarafından, ne zaman, ne için yapıldığı hiç kimsenin bilmemesine karşın artık tüm dillerden birbirine aktarılan destanlarla birlikte Milattan öncelere kadar dayandığı lanse edilmektedir. Şöyle hemen okurun nerede olduğunu kafasında tahmin etmesini istiyoruz. And Dağları ve Nazca Gölünün arasında Güney Peru , Kuzey Şili civarında bulunmaktadır.

1939 yıllarında ilk kez Amerikalı Arkeolog Paul Kosok tarafından Peru üzerinden ilkel denilecek bir uçakla keşif yaparken çektiği fotoğraflar sonucu çok şaşırtıcı enterasan biçimlerle karşılaşması bu ilginç yapının popülaritesini gün yüzüne çıkardı. Zamanla bu şekillerin insan yapımı olmadığını tahmin etmiş ve farklı yorumlar getirmek üzere California Üniversitesi Arkeoloji Araştırma Kurumunda tartışmaya açmıştı.

nazca

Yıllarca çeşitli araştırmalara konu olmuş bu çizgiler için profesyonel anlamda ilk çalışma Alman Matematikçi Marie Rieche ( 1903 – 1998 ) tarafından yapılmış ve daha sonraları “Rieche Teorisi” olarak literatüre girdi. Bu teoriye göre Nazca çizgileri, bölgenin kurak ve sıcak bir alan olmasından dolayı akan suların izlerinin oluşturduğu, üst kısımdaki kumun kazınıp, alt bölgede bulunan koyu renkli toprağın ortaya çıkması ile oluştuğunu söylüyordu. Bu pek inandırıcı gelmedi… Ayrıca Marie Rieche bu çizgilerin ay, güneş ve bazı önemli yıldızların sırasına göre dizildiğini de notlarının arasında almıştır.
1950’li yıllarda Marie Rieche ve Columbia Üniversitesinden yanına aldığı Amerikalı arkeologlar ile Nazca Çizgilerinin bulunduğu Cahuachi şehrinde kazı çalışmalarını yaptılar. Çalışmalar sonucunda piramit, tapınak ve kule biçiminde bazı yapılarla karşılaştılar.

Yıllar sonra 1983 yılında gelindiğinde İtalyan Arkeolog Orefici, bölgede en uzun soluklu çalışmalara imza attı. Yaptığı çalışmalar sonucunda toplu mezarlar bulundu ve karbon-14 testi ile bu mezarların MÖ-5 ve MÖ-6 yıllara ait olduğu tespit edildi. Mezarların yakınlarında çıkarılan 500 adet bebek figürünün ( havaya bakarak dans etmesi, ellerini havaya kaldırması) bu figürlerin dini bir boyutunun da olduğunu bizlere vurguluyor.

Nazca çizgileri ok, yay, mızrak gibi ilkel savaş aletlerini içerdiği gibi, kuş, maymun, jaguar, balık gibi hayvan motifleri, ağaç, çiçek gibi bitki motifleri ve ilginç olarak çok garip bir takım canavar resimleri olarak da kazınmıştır. Bu motiflerin büyüklükleri arazinin engebesine göre değişkenlik gösterse de en büyük şeklin çapının 300 metreden fazla olduğu bilinmektedir.

nazca-sekilleri-nedir

Bilim insanları, Nazca çizgilerinin nasıl yapıldığı hakkında görüşleri için fikir ayrılığına düşmüştür. Dünya dışında yaşam ve canlıların olduğunu savunan taraf için Nazca çizgileri kesinlikle bir insan ürünü değildi çünkü bu şekilde devasa şekillerin çizilmesi için bölgenin helikopter, zeplin ya da herhangi bir hava aracı ile sürekli incelenmiş olması gerekmekteydi. Bu şekilde kusursuz şekillerin yapılması ancak herhangi bir hava aracı ile mümkün
kılınabilirdi. Lakin bu yapıların MÖ 5- 6 yy. teknolojinin de düzeyi göz önüne alınırsa hiç de haksız sayılmazlar… Peki diğeri? Diğer görüş ise yerli halkın dini, sosyolojik ya da diğer unsurlara bağlı olarak bu şekilleri oluşturduğu yönünde. Nasıl yani? Örneğin; Savaş figürleri diğer medeniyetlerin gözüne korku salmak amacıyla, hayvan figürleri ve bitki figürlerinin bereket getirmesi amacıyla yaptıklarını savunmaktadır. Bu iki görüşten size en uygun olanını seçebilirsiniz.

Esrarengiz Çizgiler

Fakat bilinen şu ki Dünya üzerinde bulunan bu gibi yapılar hala kesin olarak çözülememiştir. Bu kadar gerçeğe yakın ve şu an da denenmeye kalkışılsa 500 yıldan fazla zaman alacak bu yapıların bilim dünyasını hayrete düşürmeye yettiğini görmekteyiz. Şu an ki teknoloji ile bile hala anlaşılamayan bu çizgiler, dönemin teknolojisi hakkında bizlerin kafasında yıldırım çakmasına neden olmaktadır.

Fotoğraflar ve Bilgi İçin Referanslar

  1. bilimgenc.tubitak.gov.tr/makale/silinin-gizemli-nazca-cizgileri
  2. Brown, S, Dünyanın Sırları ve Gizemleri, Nazca Çizgileri
Yazımızı Beğendiniz mi?
Mushab Bedirhan Andız

Matematiğin eşsiz dünyasında kaybolmuş araştırma ve çalışmaktan büyük bir keyif alan, matematiksiz her saniyenin kendisi için kayıp bir an olduğunu düşünen matematik çalışamadığı günlerin telafisini ağlayarak affettirmeye çalışan, içindeki bu heyecanı, aşkı, tutkuyu dindirmek için yazmak zorunda kalan matematikçi…

2 Yorum

  1. Eski zamanların teknolojisinin hep geride olduğunu düşündük. Bir kendimize bakalım, Büyük bi felaket başımıza gelse canlılık büyük çoğunlukla yok olsa elimizdeki teknolojinin ne kadarı geleceğe kalır. 1000 yıl sonra 5000 yıl sonra bizden arta kalanlardan insanlar ne anlayabilir. Bence bazılarımızın kemikleri ve normalden biraz fazla radyasyon, betonlaşmış şehirlerin bulunduğu yerlerde bir ihtimal daha farklı kayaç türleri ortaya çıkar. Ne Eyfel kulesi, ne Burj Khalefa kalır.

    • O halde siz de teknolojinin eskiden çok ileri bir düzeyde olduğunu bazı felaketler neticesinde yok olduğunu mu savunuyorsunuz?

Düşünceleriniz Nedir?

Lütfen yorumunuzu buraya yazınız.
Lütfen isminizi buraya yazını.