Rahim Ağzı Kanseri Tanısında Devrim: Kağıt Tabanlı Mikroakışkan Çip

11837
Rahim Ağzı Kanseri

Dünyada ne yazık ki her 2 dakikada 1 kadın rahim ağzı kanserinden(serviks kanseri) dolayı yaşamını yitiriyor. 45 yaş altı kadınlarda en sık görülen 2. ve kanserden dolayı gerçekleşen ölümlere sebep olan meme ve akciğer kanserinden sonra gelen 3.kanser türü yine rahim ağzı kanseri. Bu yazımda sizlere kadınların hayatını bu kadar etkileyen ve bu tehlikenin tanısı için dönüm noktası olan yerli çipimiz “kağıt tabanlı mikroakışkan çip”ten bahsedeceğim.

Rahim Ağzı ve Rahim Ağzı Kanseri

Rahim ağzı (serviks), rahimin vajinaya açıldığı rahim boynudur. Enfeksiyonların rahme ulaşmasını engelleyen bir bariyer görevi görmektedir. Gebelik sırasında serviks, rahim (uterus) içinde bebeğin tutulması için sıkıca kapalı durumda kalır. Bebek doğmaya hazır olduğunda rahim ağzı bebeğin geçişi için yaklaşık 10 cm açılır.

Serviks hücreleri anormalleşip kontrolsüz bir şekilde büyümeye başladığında serviks kanseri oluşmaktadır.Oldukça önemli görevlere sahip olan serviks, kansere yakalanma açısından çeşitli risk faktörlerine sahiptir. Bunlar HPV (insan papilloma virüs) enfeksiyonu, sigara kullanımı, erken yaşta cinsel ilişki, kötü hijyen, yetersiz beslenme, uzun süre kullanılan doğum kontrol hapları, doğum sayısı fazlalığı gibi durumlardır.

Günümüzde rahim ağzı kanseri tanısı için çeşitli yöntemler vardır. Bunlar pap-smear testi, kolposkopi, biyopsi yöntemleridir. Pap-smear testinde, serviksten bir spatül veya özel bir fırça kullanılarak bir sürüntü alınır. Daha sonra alınan bu örnekler olası erken anormallikler açısından mikroskopta incelenir.

Mikroakışkan ÇipKolposkopi yönteminde, kolposkop olarak adlandırılan ışıklandırılmış mikroskop ile serviksin içindeki değişiklikleri doğrudan ve çok yakından görmek mümkündür. Doktor, serviksi incelemek için rahim ağzına spekulum denilen bir alet yerleştirir. Kolposkop ile serviks dokusunu aydınlatıp görünümünü büyütür ve serviks dokusundaki anormallikleri araştırır. Muayene genellikle 5-10 dakika arası sürmektedir.

Biyopsi yönteminde, kolposkopi sırasında doktor ileri analizler için küçük bir serviks dokusu örneği alabilir. Bu işlemde analiz için parça alınmadan önce genellikle serviks uyuşturulur. Biyopsiden sonra kramp veya ağrı, ya da hafif kanama görülebilir.

Günümüzde kullanılan bu yöntemler hastane veya diğer sağlık kuruluşlarında doktor kontrolünde yapılmaktadır. Bu testler uzun bir vakit ve koşuşturma gerektirmekte, test sonuçlarını beklemek de yine ayrıca vakit kaybettirmektedir ve yüksek maliyetlidir. Her kadının, 3-5 yılda bir rahim ağzı kanseri için tarama testi yaptırması önerilmekte fakat bu olumsuzluklardan dolayı taramalar uzun süre aralıklarla veya rahim ağzı kanseri belirtileri görüldükten sonra yapılmaktadır.

Kağıt Tabanlı Mikroakışkan Çip

İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi-Nanoteknoloji Bölümü’nde akademisyen olarak çalışan Dr. Melike Karakaya, kadınları bu tür olumsuzluklardan kurtaracak rahim ağzı kanserini erken teşhis eden kağıt tabanlımikroakışkan çip” üretti. Karakaya’nın, TÜBİTAK’ın desteğiyle 13 ay boyunca Boston Üniversitesi ‘Gelecek İçin Kanser Teknolojileri Merkezi’nde araştırmalarını yürüterek geliştirdiği bu çip, Boston Beth Israel Hastanesi’nden 65 hastada test edilerek %100 başarı sağladı.

Karakaya’nın ürettiği çip seri üretime geçtiğinde eczanelerden alınarak evde veya doktorlar tarafından muayene sırasında uygulanabilecek. Dr. Melike Karakaya; “13 ay süren çalışma sonucu ürettiğimiz bu cihazın evde uygulanabilir hali ise yaklaşık 30 dakika içinde sonuç verebilecek. Hasta aldığı sürüntü örneğini cihazla birlikte verilen alkollü çözeltide seyreltip, preparata damlatacak. Aynı gebelik testi gibi negatif ya da pozitif diye bir sonuç elde edilecek. Şu anki üretilen prototiplerin maliyeti yaklaşık 1 dolar” diyor ve üretilen prototip ile 4.6 dakikada sonuç alınabildiğini belirtiyor.

Karakaya, özel firmalardan seri üretim teklifi aldığını fakat bu çipi Sağlık Bakanlığının desteği ile milletimizin hizmetine sunmak istediğini belirtiyor.

Kadınları büyük dertlerden kurtaracak bu buluşun ülkemizden çıkması hepimizi fazlasıyla sevindiriyor. Maliyetinin düşük olması ve kolayca uygulanabilir olması daha fazla kadın tarafından erken teşhis konulmasına olanak sağlayacak gibi. Her yıl yüz binlerce kadının hayatına mal olan bu hastalığın, devrim yaratacak bu buluşla azalmasını ve yok olmasını umut ediyorum.

Dr. Melike Karakaya’nın buluşunu kısa bir video ile bir de kendi ağzından dinleyelim :)

Paylaşır mısınız?
Müzeyyen Nur Ayçiçek
Afyon Kocatepe Üniversitesi Biyomedikal Mühendisliği 4.sınıf öğrencisiyim. Sizlerle okuldan ve araştırmalarımdan edindiğim bilgileri paylaşacağım.

Düşünceleriniz Nedir?

Lütfen yorumunuzu buraya yazınız.
Lütfen isminizi buraya yazını.