Tübitak ve Kosgeb Hibelerinde Dikkat Etmeniz Gerekenler ve Öneriler

1
898

Destek Almak için Rehberlik Firmalarıyla mı Devam edilmeli? Özellikle Kosgeb ve Tübitak hibelerinden yararlanmak için size uygun fiyatlarda rehberlik edeceğini ve hatta “tanıdık hocalarımız var, projenizi hızlandırır geçiririz” gibi etik olmayan sözler ile kandırmak isteyen birçok özel firma görebilirsiniz. Bu tür firmaların sayısı hızla artıyor ve her ne hikmetse hepsi %92-96 üzerinde başarı oranına sahibiz şeklinde konuşuyorlar. Burada tüm rehberlik firmalarını kastetmiyoruz elbette ancak işini gerçekten düzgün yapanlarda var. Sizi ikna etmek için fiyatlandırma politikaları genellikle destek kazanırsanız x miktar kadar yüzdelik alırım, kazanamazsanız sabit y kadar hizmet ücreti alırım veya kazanırsanız biz % alırız, kazanamazsanız ücret almayız: kendimize güveniyoruz şeklinde olmaktadır. Bu oranlar tamamen firmalara göre değişiyor.

Destek için rehberlik firmalarına ihtiyacınız var mı derseniz, bünyenizde bu işe vakit ayırabilecek mühendis veya eşdeğer nitelikte bir personeliniz bulunuyorsa bence hiç gerek yok. Zaten rehberlik firmaları da ilk etapta Tübitak/Kosgeb formlarındaki soruları sizlere yöneltiyorlar. Burada proje özeti, özgünlük, projenin faydaları ve ne kazandırdığı gibi sorular yer alıyor. Bunları tamamen siz yazıyorsunuz. Peki danışmanlık firması ne yapıyor? Yazdığınız cümleleri toparlıyor, eğer kendinizi ifade etmede zorluk yaşıyorsanız aslında tam olarak bunu düzeltmeyi sağlıyorlar. Deneyimlere bağlı olarak, bunu yazın veya yazmayın önerilerinde bulunuyorlar. Özellikle bütçelendirme konusunda destek alabiliyorsunuz. İşi kılıfına uydurmak isteyenlerden değilseniz bu çok da önemli gelmeyecektir. İlerleyen zamanlarda yazdığınız kalemlerin gerçekten gerekli olup olmadığının sorgulanacağını unutmayın. Her satır tek tek sorgulanıyor ve cevapları danışmandan değil sizden duymak istiyorlar.

Süreç Umduğunuzdan Uzun Sürebiliyor

Başvuru yaptıktan sonra hakem atamalarını bekliyorsunuz. Size 2 hakem atıyorlar. Genellikle 1 tanesi başvuru yaptığınız alan veya sektöre yakın branşta bir öğretim görevlisi olurken 2. hakem projenin ekonomik/işletilebilir yanları üzerinde duruyor. Genelde bu atama süreci 2 hafta içinde gerçekleşiyor. Hocanın daveti kabul etmesi ve gelmesi 1 ay gibi bir zaman alabiliyor. Bazı durumlarda hocalar yurt dışında olabileceğinden geri dönüşleri gecikebiliyor ve 3. hakem durumu oluşuyor. Bununla birlikte süreç 3 aya kadar uzayabiliyor.

Tübitak kendi bünyesinde ön değerlendirme yapıp hakemlere özellikle sormalarını istedikleri yerleri belirtiyor. Projenin yapılabilirliği, nasıl yapılacağı, elindeki personel ve imkanlar değerlendiriliyor. Örneğin bir makine yapacaksınız ve kendi bünyenizde yazılımı olacak ancak firmada yazılımcı yok. Kısmı zamanlı, proje bazlı bir yazılımcı alımı planladık diyerek basitçe geçiştiremiyorsunuz.

Akademisyenlerin sorularını cevapladıktan sonra geriye bekleme kalıyor. Sistem hocalara 2 hafta içinde rapor sunacakları zaman veriyor. Bazı durumlarda hakemler değerlendirme raporunu (belki yurt dışında konferansta veya mücbir sebeplerden dolayı) vermiyor. Bu durumda 3.hakem ve hatta 4.hakem durumu bile oluşabilir. Hakemlere ceza verildiğini duymadım ama böyle sorumsuz davranan hocaların mutlaka cezalandırılması gerektiğini düşünüyorum.

Hakemlerin geç gelmesi ilerleme raporunuz açısından olumsuz durumlar oluşturabilir. Bu sebeple proje planlaması yaparken mutlaka ilk 2 ayınızı proje geliştirme, ön hazırlık, fizibilite ve araştırma olarak yazmanızda fayda var. Örneğin A ürünü prototip üretimi için Ocakta 8 aylık proje başvurusu yaptınız; Tübitak ön değerlendirmesi ve hakem atamaları için en az 1 ay öte zaman verin. Yani proje başlangıcı şubat veya mart olsun. 2 ay fizibilite çalışmaları yazarak nisan-mayıs gibi projeye başlanılacağını düşünün. Tüm bu süreler içinde hakemler gelecek, araştırma ve ilerlemenizi soracak. Özgünlük ve yapılabilirlikleri araştıracaklar. 8 Aylık projenin 3 ayının burada gidebileceğini göz önüne alın. 3. Hakem durumu oluşur da sunumda takvimde olmanız gereken yerde olmadığınız gözükürse eksi değerlendirme gelebilir. Tübitak’tan destek almasanız yani yapmayacak mısınız, neden illa destek parasını bekliyorsunuz diyebiliyorlar.

Neye Göre Değerlendirme?

Projenizde hakemlerin ve özellikle tübitağın baktığı ilk yer özgünlük oluyor. Burada özgünlük derken neyi kast ediyoruz peki? Daha önce hiç yapılmamış bir ürün veya buluş özgündür. İhtiyaçları karşılayan alışagelmiş yöntemlerin dışında daha basit veya ekonomik yönü ile sorunu çözebileceğiniz bir fikriniz varsa da özgündür. Yurt dışında benzeri var ancak yurt içinde yok ise (yurt dışındaki ile rekabet edebilir veya yurt içi pazarı ihtiyaçlarını karşılayabilecek türeden olursa) bizim için özgün değer olarak kabul ediliyor. Buradaki sorun telif hakları bulunan bir ürün varsa, kendi yolunuz ile nasıl çözdüğünüzü göstermeniz gerektiğidir.

Ürün/cihaz/makine yapılabilir mi hususunda ise kullandığınız materyaller, teknolojik durumunuz ve personelinizin eğitim durumu etkili oluyor. Örneğin bir makine yapacaksınız: servo, step motorlar, plc, hmi, kamera donanımları, sensörler, özel donanımlar, ölçüm cihazları vb ekipmanlar bütçenin çoğunu oluşturuyorsa size diyorlar ki toplama proje olmuş. Her şey hazır sen neyini yapıyorsun. Yazılım mı? Bakıyorlar, evet yazılımda yapılabilir. O zaman kendi envanterine alacağın proje bu, Ar&Ge neresinde oldu? İçinizden diyebilirsiniz devlette yurt dışından araba getirdi, söktü birleştirdi yerli araç diye tanıttı da Ar&Ge oldu bizim ki niye olmasın. Her şeyini biz mi yapalım, hazırı ucuza varsa gerek yok asıl işi bunun işlevi ona bakın diyenler burada özgünlük değerine takılıyor!

Merak etmeyin tam tersi durumda da sonuçlar aynı olabiliyor. Projeniz için en çok zorlanacağınız ve risk alacağınız yerler size soruluyor. Bunlara karşı B planı yapmanızı, alternatif sunmanızı bekliyorlar. Hakemler ve Tübitak özellikle bu konuları sizin yapamayacağınızı düşünüyor ve ona göre soruları yöneltiyorlar. Özellikle ekibinizde belirli kişiler yoksa (örneğin projede yazılım ufak bir kısımdır bunu karşılamak için dışarıdan kısmı zamanlı yazılımcı alımı göstermişsinizdir veya sizin bilginizin yeterli olduğunu beyan etmişseniz) bu konu üzerine ne yapacağınız sorulabilir. Bunun dışında Ar&Ge’nin neresi olduğu ve ne çalışma yapılacağı sorgulanıyor. Basit ve herkesin anlayabileceği bir örnek verelim: Kimya sektörüne hizmet edecek hassas bir tartı yapma hedefiniz var. Kütle ölçümü yapacak analog bir sensör ve ölçüm şartlarını kontrol etmek için dış sensörler (basınç ve sıcaklık ölçümü gibi) olsun. Şimdi işin arge kısmına girelim. Akademisyenler özellikle bu tür çalışmalarda paket programlar kullanır. Sinyal işleme teknikleri bilenler konuyu daha iyi anlayacaktır. Labview benzeri programlar ile DAQ kartlardan analog veri dijital ortama veya tam tersi olarak taşır. Filtreleme yönteminden tutunda ortamdaki sinyaller ile nasıl bir operasyon olacağına kadar soracaklar. Şimdi buraya kadar her şey çok güzel! Hepsine cevap verdiniz ve hoca değerlendirme raporuna olumlu yazdı. Sonra bir bakıyorsunuz ki Tübitak demiş zaten sen bunu biliyorsun ve yapabilirsin, risk aldığın yer de yok, donanımları da hazır aldın zaten her şey elinde var. Bilginde var o zaman kendin üret :D

Bu sebeple başvuracak olanlara önerim yapacağınız projeyi ne çok biliyor ne de çok az biliyor gözükün. Ar&Ge olduğu için geliştirme aşamasında bir risk olmalı düşüncesi bulunmaktadır. Örneğin filtreleme yöntemini sorduğunda pat bunu yapacağım diye kesin konuşmak yerine 2 aylık fizibilite zamanınızda ön çalışma olarak bulmuş olmanız gereken akademik araştırma dokümanlarını göstermeniz. Kütle ölçümünü ilk yapan siz değilsiniz, kullanacağınız yöntemlerin dışında nelerin olduğunu göstermek ve neden bunu seçtiğinizi göstermekte önemli oluyor. Diyebilirsiniz Tez yazarken bile bu kadar uğraşmadım. Haklısınız zaten hakeme bu raporları (özellikle Türkiye’de yapılmış akademik çalışmaları) gösterdiğinizde onlar yapmış olmak için yapmıştır. Hani üreten var mı? Bu makaleyi yazan o cihazı yapmış mı gibi absürt cevaplar alabiliyorsunuz. Paragrafın başında dediğim gibi en iyisi siz ne çok ne de az biliyor gözükün.

Projenin Değeri ve Getirisi

Özellikle ekonomi, işletme, endüstri mühendisliği gibi alanlardan bir hoca mutlaka hakem olarak geliyor. İlk baktığı yer ürününüz satış fiyatı, yıllara göre düşündüğünüz kar marjı, risk analizi gibi mali alanlar oluyor. Karşınızda akademisyen olduğu için tabi ki bu değerleri neye göre yazdınız sorusunu duyacaksınız. Ürünün benzeri varsa ve onun altında bir satış fiyatı verdiyseniz yıllık kaç adet satarım sorusuna reel bir cevap vermenizi bekliyor. Hocam bu otomobil değil ki yıllık satış adetini kıyaslayayım demeyin! Benim üretim kapasitem bu kadar, elimdeki donanım veya makine hızıyla bu adet üretiyorum. Sonraki senelere şu kadar kar elde edersem bu takviyeler ile şu ciroya çıkarım ve 3.seneki hedeflerime gelirim diyebilirsiniz.

Şahsi fikrim AR&GE projesi yapacak kobilerin veya girişimcilerin en çok zorlandığı kısım burası olmaktadır. Devletin de hibeler konusundaki desteğinde en zayıf olduğu yerin yine burası olduğunu düşüyorum. Fikri olan gelsin, parası bizden destekliyoruz demek siyasi getiri olarak kalmasın! Teşvik almış girişim firmalarının 1 sene bile dayanamadığını haberlerde okuyoruz. Teşviklenmeye layik görülen bir proje için yurt içi ve yurt dışı pazarın ne kadar, araştırdın mı, ne kadar sürede kar edebilirsin gibi sorular ile gelinmesi zaten ARGE yapacak bir beynin tüccarlarştırılmasına doğru gittiğini gösterir. Bu yönü ile sürekli değerlendirilir ise elbette görürüz kırtasiye dükkanı kosgebten destek almış arge firması alamamış.

1 Yorum

  1. İyi günler dilerim.
    İsteyen kullanabilir.
    mühendis arkadaşların ilgileneceğini instagram ve ekşi sözlükte paylaşmalarını bekliyorum.
    türkiyenin kurtuluşu bilimdedir.
    projemin patentini almadım ve insanlığı kurtarmak karşılığında ülkemizi kurtaracaktır.
    grafen üretiminde katalizör kullanarak maliyeti düşürmek ve miktarı arttırmak mümkün.
    grafit tabakasını yalıtkan bir yüzey üzerine koyalım. argon gazı altında bir mt kare grafitten elektirik geçirelim.
    üstüne de ise sıvı helyum la soğutulan aşırı iletken mıknatıs ve soloteyp olsun.
    eksi kutbu grafite bastırınca grafit katmanları aynı yüklerin birbirini itmesi ve zıt kutupların çekmesi ilkesi ve sıvı helyumun dondurma etkisi ile milisaniyede grafitin son tabakasını soloteybe yapıştırır.
    hızla çekince son kat soloteybi grafenler.
    bu sayede sn de on günde sekizyüzbin mt kare grafenli soloteyp üretilebilir.
    fabrika halinde bu kapasite günde bin ton yılda üç yüz milyar dolarlık sanayi geliri demektir.
    nasadan googleye boeing den oto ya her alanda yatırım gelir. işsizlik ekonomi sıkıntılar biter.
    yöntem de van der graff jenaratörleri kullanarak karbon atomu iyonlaştırılırsa kuvvetli basınçla elmas elde edilir ki daha büyük ve serttir.
    basitçe grafen ve karbon ürünlerinde elektiriği katalizör olarak kullanmak türkiyeye japonya gibi zenginlik ve özgürlük getirecektir.
    Atatürk seven kişiler projemi paylaşmasını istiyorum. saygılar. google de kemal beziroğlu mühendis beyinler yazarak diğer yazılara ulaşabilirsiniz.
    Saygılarımla.

Düşünceleriniz Nedir?

Lütfen yorumunuzu buraya yazınız.
Lütfen isminizi buraya yazını.