Uluslararası Uzay İstasyonu Hakkında 10 İlginç Gerçek

1330
Uluslararası Uzay istasyonu

Uluslararası Uzay İstasyonu (ISS), Amerika Birleşik Devletleri, Rusya, Kanada, Japonya ve Avrupa Uzay Ajansının himayesi altında faaliyet gösteren ve birkaç Avrupa ülkesi de dahil olmak üzere 14 ülkeyi kapsayan ortak bir uluslararası projedir. Tasarımı, ABD Başkanı Ronald Reagan’ın emriyle 1984’te başladı ve NASA 10 yıl üzerinde çalıştı. 90’lı yılların başlarına gelindiğinde, projenin ölçeğinin ve yüksek maliyetinin ABD’nin bağımsız olarak kurmasına izin vermeyeceği anlaşıldı. İstasyonun asıl inşası 1998’de, projeye bağlanan Rusya’nın, ISS’nin ilk unsuru olan fonksiyonel kargo bloğu Dawn’ın yörüngesine oturmasıyla başladı.

Uluslararası Uzay istasyonu

O zamandan beri, diğer ülkeler projeye farklı zamanlarda katıldı, Uluslararası Uzay İstasyonu zamanla yeni modüller eklenerek geliştirildi. Sonuç olarak, ISS “460 tona yükseldi” ve bir futbol sahası alanı kaplamaktadır. Bugün, muhtemelen bilmediğiniz ISS hakkında 10 ilginç gerçek hakkında konuşalım.

10O Gerçekten Düşüyor

Yer çekimi gibi bir şey var. Uluslararası uzay istasyonunda, yerçekimsel gücün gezegenimizde yaşadığımızın sadece yüzde 10 altında olduğu ve Dünya’nın yaklaşık 400-450 kilometre üzerindedir. İstasyonun Dünya’ya düşmesi için bu yeterli. Öyleyse neden düşmüyor?

ISS aslında düşüyor. Bununla birlikte, istasyonun düşüş hızının Dünya etrafında hareket ettiği hıza neredeyse eşit olması nedeniyle, dairesel bir yörüngeye düşer. Başka bir deyişle, merkezkaç kuvveti sayesinde, yanlamasına değil, yanlara, yani Dünya’nın etrafında düşer. Aynı şey doğal uydumuz, Ay’a da olur. Aynı zamanda Dünya’nın etrafında düşer. Ay’ın Dünya’nın etrafında hareket ettiği zaman meydana gelen merkezkaç kuvveti, Dünya ile Ay arasındaki çekim kuvveti telafi eder.

ISS’nin sürekli düşüşü, istasyondaki yer çekiminin mevcut olmasına rağmen, gemideki mürettebatın neden sıfır ağırlıkta olduğunu açıklıyor. ISS düşüşünün hızı Dünya etrafında dönme hızı ile dengelendiği için, kozmonotlar, istasyonun içinde iken, aslında hiçbir yere gitmiyorlar. Sadece süzülüyorlar. Yine de, ISS bazı zamanlar Dünya’ya yaklaşıyor. Bunu telafi etmek için, istasyonun kontrol merkezi, motorları sayesinde yörüngesini dengelemektedir.

9ISS’de, Güneş Her 90 Dakikada Bir Doğuyor

Uluslararası Uzay İstasyonu, Dünya’ya göre her 90 dakikada bir tam bir devir yapar. Bu sayede ekibi her 90 dakikada bir güneşin doğuşunu izliyor. Her gün, ISS’de oturan insanlar 16 kere güneş doğuşunu ve 16 kere gün batımını izlemektedir. İstasyonda 342 gün geçiren astronotlar, 5472 gün doğumu ve 5472 gün batımını görmeyi başardılar. Aynı zamanda, Dünya üzerindeki bir kişi sadece 342 güneş doğuşu ve 342 gün batımını görmüştür.

İlginçtir ki, istasyonun mürettebatı ne alacakaranlığı ne de safağı göremez. Bununla birlikte, terminatörü açıkça görebiliyorlar.

8ISS’deki ilk Malezya Astronotu Namaz Kılarken Sorun Yaşadı

İlk Malezyalı astronot Şeyh Muzafar Shukor’du. 10 Ekim 2007, ISS’ye dokuz günlük bir uçuşa gitti. Ancak, uçuşundan önce, kendisi ve ülkesi olağan dışı bir problemle karşılaştı. Shukor bir Müslüman. İslam’ın gerektirdiği gibi günde 5 kez namaz kılması gerekmektedir. Ayrıca, Ramazan ayı boyunca oruç tutması gerekiyordu.

Unutmayın, ISS astronotlarının her 90 dakikada bir gün doğumu ve gün batımını görmesi üzerine konuştuk. Bu, Shokur için büyük bir sorundu. Çünkü bu durumda namaz vaktini belirlemek onun için zordu. İslam’da vakitler, güneşin gökyüzünde bulunduğu konuma göre belirlenir. Ayrıca dua ederken Müslümanlar Mekke’ye doğru yani Kâbe’ye dönmelidir. ISS’de, Kabe ve Mekke’ye giden yol her saniye değişmektedir. Böylece, dua sırasında Shukor ilk önce Kabe doğrultusunda ve daha sonra ona zıt olarak konumlanabilirdi.

Malezya uzay ajansı Angkasa, bu soruna bir çözüm bulmak için 150 İslam din adamı ve alimi bir araya getirdi. Sonuç olarak toplantıda, Shokur’un namazına Kâbe’nin yönünü çevirerek başlaması ve ardından herhangi bir değişikliği görmezden gelmesi sonucuna vardı. Eğer Kabe’nin konumunu belirleyemiyorsanız, onun herhangi bir yönüne bakabilirsiniz. Eğer buda olmuyorsa, o zaman Dünya’ya dönüp namazınızı kılabilirsiniz sonuncuna varıldı.

Buna ek olarak, bilim adamları ve rahipler, Shokur’un dua sırasında diz çökmesine gerek olmadığı konusunda mutabık kaldı. Su ile yıkanmaya da gerek yoktur. Vücudunu ıslak bir havluyla silmeye izin verildi. Ayrıca beş ila üç arasında rekat sayısını azaltmasına izin verildi. Ayrıca Shokur’un oruç tutması gerekmediği, çünkü İslâmda gezginlerine farz değildir.

7Dünya Politikası

Daha önce de belirtildiği gibi, Uluslararası Uzay İstasyonu herhangi bir ülkeye ait değildir. ABD, Rusya, Kanada, Japonya ve bazı Avrupa ülkelerine aittir. Avrupa Uzay Ajansı söz konusu olduğunda, bu ülkelerin veya ülke gruplarının her biri, ISS’nin belirli bölümlerini, orada gönderdikleri modüller ile birlikte bulundurmaktadır.

ISS’nin kendisi iki ana bölüme ayrılmıştır: Amerikan ve Rus. Rus segmentini kullanma hakkı sadece Rusya’ya aittir. Amerikalılar kendi segmentlerini diğer ülkelerde kullanabilirler. ISS’nin, özellikle Amerika Birleşik Devletleri’nin ve Rusya’nın gelişmesine dahil olan ülkelerin çoğu, karasal politikalarını uzaya taşıdılar.

Sonuç, ABD’nin Rusya’ya karşı yaptırımlar uygulayıp birkaç Rus şirketi ile ilişkilerini koparması 2014’te en tatsız durumdu. Bu işletmelerden biri, NASA’nın Rus eşdeğeri Roskosmos’du. Ancak, büyük bir sorun vardı.

NASA uzay mekiği programlarını kapattığından, Roskosmos’a tümüyle astronotlarının ISS’ye teslim edilmesine ve geri gönderilmesine güvenmek zorundadır. Roskosmos bu anlaşmadan çekilir ve roketler ve uzay aracı ile ISS’den astronotlar teslim etmeyi ve iade etmeyi reddederse, NASA kendisini çok zor bir durumda bulur. NASA’nın Roskosmos ile ilişkileri kopardıktan hemen sonra, Rusya Başbakan Yardımcısı Dmitry Rogozin “Twitter” da yazdı, ABD artık astronotlarını ISS’ye trambolin yardımı ile gönderebilir. :)

6ISS’de Çamaşırhane Bulunmamaktadır

Uluslararası Uzay İstasyonu’nda çamaşır makinesi bulunmamaktadır. Ancak olsa bile, mürettebat yıkama için kullanılabilecek yeterli suya sahip değildir. Sorunu çözmenin yollarından biri, tüm uçuş için yanınızda yeterince kıyafet almaktır. Ama böyle bir lüks çok pahalıya mal olabiliyor.

450 gram ağırlığındaki bir yükün ISS’ye teslimatı 5-10 bin dolara mal oluyor ve hiç kimse sıradan kıyafetlerin teslimatında çok fazla para harcamak istemiyor. Yeryüzüne dönen mürettebat da onlarla eski kıyafetleri alamaz – uzay gemisinde yeterli yer yoktur. Çözüm? Hepsini yak.

ISS mürettebatının, Dünya’da yaptığımız gibi, günlük bir kıyafet değişimi gerektirmediği bilinmelidir. Fiziksel egzersizleri (aşağıda bahsedeceğimiz) dikkate almazsanız, ISS’deki kozmonotların mikrogravitede çok fazla gerilmesi gerekmez. ISS’deki vücut sıcaklığı da izlenir. Tüm bunlar, insanların aynı kıyafetleri değiştirmeye karar vermeden önce dört güne kadar giymelerine izin verilir.

Rusya, ISS’ye yeni tedarik sağlamak için insansız uzay aracı programını başlattı. Bu gemiler tek yönde uçmaktadır ve (en azından sağlam) Dünya’ya geri dönmezler. ISS istasyonu mürettebatı malzemeleri teslim aldıktan sonra çeşitli artıkları bu araca geri yerleştirir. Sonra modül sökülür ve Dünya’ya düşer. Geminin kendisi ve gemideki her şey gökyüzünde Pasifik Okyanusu’nun üzerinde yanar.

5ISS Mürettebatı Her Gün Spor Yapmak Zorunda

Uluslararası Uzay İstasyonu mürettebatı sürekli olarak kemik ve kas kütlesini kaybeder. Uzayda zaman harcayan astronotlar, kemiklerindeki mineral depolarının yaklaşık yüzde ikisini kaybederler. Çok fazla gelmiyor olabilir ama bu rakam hızla büyüyor. ISS’ye yapılacak tipik bir görev 6 aya kadar sürebilir. Sonuç olarak, bazı mürettebat üyeleri iskeletlerinin bazı bölgelerinde kemik kütlesinin 1 / 4’üne kadar kaybedebilirler.

Uzay ajansları, bu kayıpları azaltmanın bir yolunu bulmaya çalışıyorlar ve mürettebatın günlük iki saatlik fiziksel egzersiz yapmasını zorluyor. Buna rağmen, kozmonotlar hala kas ve kemik kütlesini kaybetmektedir. Orbital istasyonundaki simülatörler de Dünya üzerinde kullandığımızdan farklıdır. Egzersiz için özel egzersiz makinelerine ihtiyaç vardır.

4Tuvaletin Kullanımı Mürettebatın Vatandaşlığına Bağlıdır

Uluslararası Uzay İstasyonu’nun ilk zamanlarında, astronotlar ve kozmonotlar aynı ekipmanları, yiyecekleri ve hatta tuvaletleri kullandılar ve paylaştılar. Rusya, astronotlarının ekipmanlarını kullanması nedeniyle diğer ülkelerden ödeme talep etmeye başladıktan sonra 2003 yılında her şey değişmeye başladı. Buna karşılık, diğer ülkeler astronotlarının ekipmanlarını kullanması nedeniyle Rusya’dan ödeme talep etmeye başladı.

Rusya ISS ABD astronotları teslimi için NASA’dan 2005 yılında para almasıyla ilişkiler gerildi. Bunun üzerine ABD, Rus astronotunu Amerikan ekipmanı, teçhizatı ve tuvaleti kullanmaya mecbur etti.

3Rusya ISS Programını Kapatabilir

Rusya, ABD’nin veya ISS’nin oluşturulmasını katkı sağlayan başka bir ülkenin, istasyonu kullanmasını doğrudan yasaklayamaz. Ancak, istasyona erişimi dolaylı olarak engelleyebilir. Yukarıda da belirtildiği gibi, Rusya astronotlarını ISS’ye ulaştırmak için Amerika’ya ihtiyaç duyuyor. 2014 yılında Dmitry Rogozin, 2020’den başlayarak Rusya’nın diğer projeler için alan programına tahsis edilen para ve kaynakları harcamaya çalıştığını ima etti. ABD, astronotlarını en az 2024 yılına kadar ISS’ye göndermeye devam etmek istiyor.

Eğer Rusya 2020 yılına kadar ISS’ye erişimi engeller veya durdurursa, Amerikan astronotları için ISS’ye sınırlı ve hatta kısıtlı erişim sağlayacağı için ciddi bir sorun olacaktır. Rogozin, Rusya’nın ABD olmadan ISS’ye uçabileceğini, ABD’nin de böyle bir lükse sahip olmadığını ekledi.

Amerikan havacılık ve uzay ajansı NASA, Amerikan astronotlarının ISS’den taşınması ve iadesi konusunda ticari alan şirketleri ile aktif olarak çalışıyor. Aynı zamanda, NASA her zaman Rogozin’in daha önce bahsettiği trambolinleri kullanabilir.

2ISS’de Silahlar Bulunmaktadır

Genellikle Uluslararası Uzay İstasyonunda bir ya da iki tabanca vardır. Onlar astronotlara aittir, ancak istasyondaki herkesin erişimine açık olan bir hayatta kalma kitinde depolanırlar. Her tabancanın üç şarjör vardır ve tüfek için sinyal roketleri, tüfek için mermiler vardır. Ayrıca kürek veya bıçak olarak kullanılabilen katlanabilir elemanlarda vardır. Astronotların neden ISS’deki çok işlevli tabancaları sakladıkları belli değil. Ancak uzaylılardan değil, savaşmak için mi?

1Çinli Astronotların ISS Erişimi Engellendi

ABD’nin uyguladığı yaptırımlar nedeniyle Çin, astronotlarını uluslararası uzay istasyonunu ziyaret etmeyi yasakladı. 2011 yılında ABD Kongresi, ABD ve Çin arasındaki uzay programları konusunda herhangi bir işbirliğini yasakladı.

Çin uzay programının gizlice askeri amaçlar için kurulduğu düşünülmektedir. Böylece Çin için ISS yasaklandı. Amerika Birleşik Devletleri, ISS’de Çinli askerleri veya mühendisleri hiçbir şekilde istemiyor.

2 Yorum

  1. Kömürü ve petrolü bitkiye çevirmek. Çevrecilerin en önemli sorunu eleştirmektir. Alternatif sunmazsanız sorunu çözemezsiniz. Güneş ve rüzgar enerjisi termonükleer enerji ile dünyanın enerji sorununu çözdük. Peki kalan kömür ve petrol ne olacak. Gelişmekte olan ülkeler bu enerji ağına nasıl bağlanacak.
    Zonguldak ilk adım için müsait . Kömür ile çalışan termik santraller kullanılmayan bir havaalanı ve kömür yatağı var. Saltukova havaalanı kömür kaynağına yakın. Burası Japon bitki fabrikasına çevrilir. Santrallerden çıkan atıl ısı havaalanı fabrikasını ısıtmak için kullanılır. Co2 ve sülfür ise Çatalağzından Saltukovaya uzanan stato reaktör tipi bir baca ile aktarılır. Stato reaktör gazların tek yönlü aktığı bir borudur savaş uçaklarında kullanılır. Sülfür baca içinde daha erken soğuyarak daha erken dibe çöker ve suyla karışarak sanayi amaçlı kullanılır.
    Co2 ise bitkilere besin olur. Co2 su yapay ozon ve nitrat üreten yıldırım üreticiden geçer ve fabrikada bitkiye dönüşür. Yapay ozon ve nitrat üreten van der graff jenaratörleri aynı zamanda bitkilerin daha hızlı büyümesini sağlayanstatik elektirik alanını üretir. Musluktan akan suyun saça sürtülen tarak ile çekilmesi gibi statik tavan bitki gövdesindeki suyu emer ve bitki daha hızlı büyür. Gdo hormon kullanmadan bitki 8 kat hızlı büyür. Dünyadaki kömür ve petrol bitkiye çevrilerek hem gelişmekte olan ülkeler kazanır hem doğa kurtulur. Ekşi sözlükte paylaşmak sizden. kemalbeziroglu. wordpress. com

  2. Oğuzhan mallı bey .
    Yazınızı okudum. Yazı olarakta yayınlayabileceğiniz bir çalışma sunuyorum.
    Işıktan hızlı uzay gemisi yapmak.
    İlk adım süredurumu kırmak. Uzayda sahip olunan süredurum nedeni ile bir roketi ne kadar ateşlerseniz ateşleyin maksimum hızını geçemez. Ama süredurumu kırıp saatte 1 km bile ek hız kazanırsanız artık o roket 2. kademe halini alır ve hızı 2 kat artar. BUNU TEKRARLAYARAK TEK KADEMELİ ROKET İLE 100 kademe li uçuş yapabilirsiniz. Marsa saatte 1 milyon km hızla gitmek astronotları uzay radyasyonun dan korumak daha fazla yük ve yolcu taşımak mümkün olur.
    Nasıl çalışır. Aracın çevresinde elektro manyetik alan üretecek antenler eklenir. Bu antenler aracta bulunuan nükleer reaktörden güç alır. 1 milyon volt 100 amper güçle aracı saran artı yüklü bir alan oluşturur. Bu alan tıpkı elektro manyetik tren rayı gibi vazife görecektir. Elektirik alanı arac tarafından oluşturulmakla birlikte elektirik bir kutuptan diğer kutba atlarken aractan bağımsızdır. Son hızını ulaştığında aracın motoru durur ve milisaniye farkla aracın gövdesinde bulunan elektro manyetik mıknatıslar ve yüksek voltaj jenaratörlerine bağı antenler sankronize çalıştırılır. Manyetik tren gibi artı kutupların bir birini itmesi ile arac saatte bir km hız kazanır. Hız kazanınca elektromanyetik alan durdurulur ve ana motorlar çalıştırılır. İstenilen hız çıkıncaya kadar tekrarlanır. Aracın ön kısmındada aynı motor düzeneği bulunur. Yavaşlama ve iniş için gereklidir. Yakıt oranı yarı yarıya azalır. bu da 500 ton kadar ek yük ve gıda taşımaya olanak tanır. Gelecekte füzyon motorlarına takılarak ışık hızını geçen süratler elde edilir. Elbette nükleer reaktörün güvenlğii önemlidir.

    Süredurumu kıran motor tasarımına mühendisler sahip çıkmalıdır. Çünkü bu motor Nasayı Türkiyeye getirecek mühendislere iş verecektir.
    Marsa yolculukta söz hakkımız olacak. Tesla vb yatırımcıya ulaşabileceğiz. Para istemiyorum ekşi sözlükte sosyal medyada paylaşın. Çalışmalarımı Mühendis beyinler sitesi tuz gölü projesi kemalbeziroglu. wordpress. com ve enerjimerkezim blogspot. com da okuyabilirsiniz.
    Oğuzhan mallı bey yorumumu okuduğunuz için teşekkür eder Yazı olarak Mühendis beyinler facebook hesabında paylaşmanızı rica ederim.

Düşünceleriniz Nedir?

Lütfen yorumunuzu buraya yazınız.
Lütfen isminizi buraya yazını.