Kuantum Uydusu: Micius

2418
Kuantum Uydusu

Gelecek hızla oluşturulmak isteniyor. Şimdiki zamanın ötesinde bir işleyiş aldı başını gidiyor. Üretim tipleri, beklentiler, teknoloji vs. değişiyor. Daha buharlı makinelerden çıkan gaz yok olmadan Endüstri 4.0 karşımıza çıktı. İlk uydu, ilk haberleşme, ilk araç gibi ”ilk” olanlar artık yerini ”daha da fazlası” çılgınlığına kaptırmış durumda ve bu artık önlemi alınamaz bir hale girdi bile.

Micius

Dev bütçeler, dev teknolojiler ve dev hayaller yarışır oldu. Bugün kendilerini Dünya’nın en güçlü ülkeleri olarak gösteren birçok devlet rekabeti kızıştırmak için ellerinden geleni yapıyorlar. Çünkü güç her zaman çekici gelmiştir. Çocukluğumun süper gücü olarak nitelendirilen ABD artık yerini Asya’nın kalabalık halkı Çin’e bırakır durumda.

Micius” normal bir teknoloji yada normal bir bütçe bu hayali karşılayamazdı. Ancak Çin bunu her şeye rağmen başarmış görünüyor. Tüm sıradan uydulardan farklı olarak geliştirilen bu uyduyla beraber artık Çin, mesajını net bir şekilde verdi. ”Artık patron benim!”

2030 için çok güçlü bir hedef Küresel Kuantum Telekomünikasyon Ağı. Temelleri sağlam atılmakta. Bütçe olarak telaffuz edilen rakamlar dudak uçuklatan türden. Sadece proje geliştirme maliyeti 100 milyar doların üzerinde olan bir teknoloji ürünü. Bunlar daha başlangıç gibi duruyor. Nitekim dünya yüzeyinden gönderilen fotonu başarıyla Micius’a ışınladılar. Bu büyük başarıydı. Çünkü dünyada bu tarihe kadar yapılmış en uzun ışınlama işlemiydi. Belki maddeleri ışınlayamıyorlar ama bu bile insanlığın işine çok yarayacak türden. Bu uyduyla neler değişebilir sorusu kafalarda muhakkak ki yankılanmıştır.

Kuantum

Kuantum uydu sayesinde kuantum internete, kuantum ışınlamaya sahip olunacak. Çok daha hızlı bir yayın (Artık haberlerde Ankara’ya bağlanıldığında ses 3 4 saniye sonra gitmeyecek gibi düşünebiliriz), güvensizlikten uzak bir sosyal medya, hesabı çalınma tehlikesi geçirmeyecek banka işlemleri kuantum uydunun getirebileceği pozitif etkilerden sayabiliriz. Özellikle de kuantum ışınlaması…

Kuantum ışınlama

Kuantum ışınlamasının bu aşamadaki en büyük amacı, korsanların erişemeyeceği iletişim sistemleri kurabilmek olacaktır. Profesör Popescu konuyla ilgili ”Doğa yasaları koruma sağlıyor. Eğer birisi bilgiye erişmeye çalışırsa, tespit edebilirsiniz. Çünkü bir kuantum sistemini her gözlemlemeye çalıştığınızda düzeni bozarsınız” diyor. Yapılan çift yarık deneyinde de bu olmamış mıydı? Elektron bombardımanı dedektör yardımıyla gözlemlenmek istenildi ve bunu fark eden elektronlar sıradan deliklerin izini çıkarmadılar mı?

1 Yorum

  1. Sevgili Mühendis beyinler ailesi.
    Yeni yazım emrinizde. Dünyayı uzay gemisi yapmak.
    Evet gezegene binip başka galaksilere gitmek yapay güneş ve ay ile.
    İmkansız demeyin çok değil 2 asır önce uçamazdık nükleer mi rüyada yoktu.
    Dünyayı uçurmanın yolu var karanlık madde ile hareket eden motorlar..
    Bu motorlar uranyum demir ve nikelin füzyonu ile elde edilen 148 yada üst no element ile çalışır. Dünyanın elektirik alanını sıfırlar ve uzaydan bağımsız hareket eder.
    Uçan daire gibi.
    Yapay ay iklimsel dönümleri ayarlar. Yapay güneş gece gündüzü.
    İlk adım hipnotizma ile ruhu bedenden ayırarak uzayda seyahat etmek. Konu ile ilgili pek çok ve yeterli deney var daha ciddi bilimsel metodlar ile astral seyahat ileönce ülkeler sonra kıtalar ardından aya yolculuk yaptırılır. Ardından gezegenler ve samanyolu ardından galaksiler. Ruh zamandan bağımsız olduğu için çok hızlı hareket edebilir. Kütle çekimden etkilenmez. Gözlemci uyanınca gördüklerini anlatır çizer. Çok sayıda gözlemci ile deney doğrulanır. Bu sayede evrenle ilgili yeterli bilgiye ulaşırız. Ardından süper füzyonreaktörü ile özel metali üretir ve motorları yaparız.
    Süper füzyon reaktörü Jet türbini ile çalışan santrifüj jenaratöründen güç alır. Dakikada 40 bin devir ile dönen santrifüj kutuları içinde çarpışma ve sürtünme ile yüklenen nano kauçuk tanecikler argon gazı altında bu yükü içi boş bakır küreye aktarır. Vander graff jenaratöründen hızlıdır. Üretilen yük 1 milyar volt 1 milyon ampere çıkar ve uranyumu füzyona sokacak güç açığa çıkar.
    Son olarak da uzayda yolculuk yapılır.
    Hem yorum hemde yazı olarak sundum.

Düşünceleriniz Nedir?

Lütfen yorumunuzu buraya yazınız.
Lütfen isminizi buraya yazını.