Yenilenebilir Enerji Kaynakları

1036

Nükleer enerji konusunun gündemimizde olduğu bugünlerde bu konu hakkında konuşan ve yazan çokça insan oldu. Ben bu enerji işinin nükleer kısmından değil de çiçek gibi bir kısmından, yenilenebilir enerji kısmından bahsetmek istiyorum. Dünya’dan ve bizden örnekler vermek istiyorum.

Avrupa Konseyi tarafından geçtiğimiz aylarda yapılan açıklamada binaların, Avrupa’nın toplam enerji tüketiminin yüzde 40’ından sorumlu olduğu belirtildi.

Avrupa ülkelerinin elektrik üretiminde rüzgar, güneş ve biyokütle payının 2017 yılında %20,9’a ulaştığı ve  %20,6 olarak belirlenen kömür kaynaklı elektrik üretimini ilk defa geçtiği bildirildi.

Yine, Birleşik Krallık’taki Sandbag ile Almanya’daki Agora Energiewende düşünce kuruluşlarının ortaklaşa hazırladıkları 2017 Avrupa Elektrik Sektörü Raporu’nda yer aldığı üzere bunun Avrupa tarihinde ilk defa gerçekleştiği, yalnızca beş yıl öncesine kadar kömürün, bu kaynaklardan iki kat daha fazla elektrik üretimi sağlandığına dikkat çekildi.

Avrupa elektrik üretimi

Rapordaki verilere göre 2017 yılında Avrupa elektrik üretiminde, yenilenebilir enerji kaynaklarının payı %30, nükleer enerjinin %25,6, fosil yakıtların ise %44,4 olduğu belirtildi.

Avustralya Temiz Enerji İdaresi ülkedeki küçük ölçekli yenilenebilir enerji sistemleri ile ilgili güncel resmi rakamlarını yayınladı. 31 Aralık 2017 itibari ile Avustralya’da toplam kurulu güçleri 6.404.886 kW olan 1.795.779 adet küçük ölçekli yenilenebilir enerji kaynaklı elektrik üretim sistem kurulumunun bulunduğu söylenirken, bu kurulumların toplam kurulu güçleri 6.403,389 MW olan 1.795.342 adedinin çatı üstü güneş enerjisi sistemlerinden oluştuğu belirtildi.

avrupa elektrik üretim kaynakları
2016 ve 2017 yılları karşılaştırma

Hindistanlı araştırma kuruluşu Mercom tarafından belirtilen verilere göre mevcut kurulu gücün 18,4 GW’lık bölümünü büyük ölçekli, 1,6 GW’lık bölümünü ise çatı üstü güneş enerjisi kurulumları oluşturmaktadır.

Bu geçtiğimiz yıl Hindistan’da devreye giren sistemler, yeni elektrik üretim kapasitesinin yüzde 45’ini oluşturmaktadır.

İngiltere’nin Kuzey Denizi kıyısında kıyıdan 120 kilometre uzaklıkta inşa edilmesi planlanan santral tamamlandığında dünyanın kıyı ötesi alandaki en büyük rüzgar enerjisi santrali ünvanına sahip olabilecek. 174 rüzgar türbininden oluşacak proje 470 km2’lik bir alanı kaplayacak.

Santra üretime geçtiğinde, İngiltere’deki 1 milyon hanenin yıllık enerji ihtiyacına denk gelecek şekilde elektrik üretimi gerçekleştirilebileceği öngörülüyor.

Siemens Gamesa şirketi Fransa’da hayata geçirilecek bir kıyı ötesi rüzgar enerjisi santrali projesi için sipariş aldığını açıkladı. Projenin 2020 yılında devreye girmesi planlanıyor. Santralin Fransa’daki 850 bin kişinin konut enerji ihtiyacına denk olarak yıllık 1,85 Gigavat-saat elektrik üretimi gerçekleşmesi öngörülüyor.

Avrupa ülkelerinde gerçekleşen bu gelişmelerden bir tanesi de bizim ülkemizden:

Avrupa’nın güneş enerjisi alanındaki en büyük sivil toplum kuruluşlarından olan SolarPowerEurope, açıklamasında Türkiye’nin 1,79 GW’lık güç artışı ile 2017’de Avrupa’da gerçekleşen kurulu güç artışının yüzde 21’ini sağladığı ve lider konuma ulaştığına da vurgu yapıldı. Bu konudaki başarılarımızın devamını diliyorum.

Dünya’da da ülkemizde de yenilenebilir enerji kaynaklarıyla neler yapabileceğimizi anlatmak istedim bu yazımda. Bu yüzdeler bir ülkenin enerji ihtiyacı için belki tek başlarına henüz yeterli değiller ama bu yüzdeler azımsanacak değerler de değiller.

Yapabiliriz, inanıyorum.

5 Yorum

  1. Selam,,

    Yenilenebilir enerji yöntemlerinin kullanılmasını destekliyorum.
    Ancak çevreci bulmuyorum. Hatta çevresel etkileri ve değerlendirmeleri pek sunulmuyor.
    Şöyle ki , Mesela fikir vermesi ve beyin jimnastiği için.
    1 mV GE için 20 dönüm arazi gerekli.
    Buna göre ülke için planlanan enerji üretim miktarında kullanım dışı kalacak arazi ne kadardır ?

    Güneş enerjisinde iki yöntem var biri paneller üzerinden , diğeri ise aynalar ile bir noktaya odaklama.
    Odaklama esnasında oluşan ısı değeri 5000 derecelerde.
    Şimdi bu derecelerde güneş ısısı oluşuyorsa yukarıda hesapladığınız arazi üzerinde oluşacak ısı miktarının atmosfere ve iklime etkisi ne olur ?
    Hele de güneş enerjisi için uygun bölgenin orta ekvator kuşağı baz alındığında.
    Bazen bunun kuzey ülkelerin iklimlerini yumuşatma , orta kuşak ülkelerini ise çölleştirme projesi olarak görüyorum.

    Rüzgar türbinlerinde ise Temel için atılan beton ve çelik miktarı ne kadardır ?
    Ges ve Res iki yöntemde de çevresel olarak felaket etkileri var gibi ne dersiniz masumlar mı ?

    Bir de maliyet fayda ilişkisine Sektörel ve istihdam olarak yüzeysel bir bakış.
    Res ve Ges maliyetleri var ki korkunç. Yaygın değil diye pahalı düşüncesi pompalanıyor.
    Ancak RES ve GES ile 1 mv üretim için 1.000.000 euro/usd üzeri maliyet rakamlar dönüyor. Yazık.
    Hele bunu şehirlerde hanelere satmaya çalışmak çok komik. Kırsallarda da ayrı bir komik.
    Şehirlerde panel için çatılar düşünülüyor ancak çatı ortak kullanım alanı apartmandaki hane başına düşecek alan ve üretim miktarı evdeki şarjlı lambalar kadar enerjiye sahip olmak demek. Maliyet ise miyarlarca lira. Yatırıma değer değil. Kırsalda alan/arazi uygun olsa bile maliyet köylü için de uygun değil.
    Küçük çaplı yatırımlar yani hane başı için Maliyet fayda ilişkisinde değerlendirildiğinde gereksiz yatırım olarak görüyorum.
    Sadece faydalı model olarak bazı küçük çaplı dekoratif kullanım çevreci olabilir.

    Dünya üzerindeki Devletlerin enerji bakanlıkları var.
    Daha kolay ve temiz enerji üretimi mümkün olduğu halde , Devletler üretim değeri taşımıyor gerekçesi ile bu tür geliştirmeleri onaylayıp desteklemezler.
    Bu nedenle Enerji üretimi mutlaka kaynağa bağlı olmalı , sektör ve istihdam yaratmalı.

    Lisanssız üretim ve devlet alım garantisi ile de sektör , istihdam ve yatırım teşvikleri mevcut.
    Sanayi işletmeleri bile yatırıma pek girişmiyor. Giriştiklerinde ise ürettiğini satma peşindeler.
    Kullandıkları enerji maliyeti üretip satacakları enerjiden daha ucuz. ( örneğin. ; 20 cent satıp , 10 cente hatta 5 cente elektriği geri aldıkları için. )

    Herkes üretip devlete satabilir deniyor. Ancak kazın ayağı öyle değil. Herkesin 1 mv üretim gerçekleştirebilecek arazisi yok. Arazisi olan maliyet ve geri dönüş süresi ile 10 yıllık alım süresi göz önüne alındığında ve hatta elektriği alacak kurumu ile olan anlaşma , bağlantı trafosunun bağlantı gücü ve yeterliliği , şebekeye taşınacak hat vs… yatırımı düşündürüyor.

    bıla bıla bıla …..

    Paranız var harcamak istiyorsanız değerlendirilebilir. Bunun dışında bana göre yatırıma değmez.
    Çevre , yenilenebilir temiz enerji , alım desteği filan bunun pazarlama ve reklam ayağı.

  2. Seda hanım öncelikle teşekkür ederim bu güzel yazınız için, bursada bir otomobil fabrikasında çalışmaktayım bu hafta içinde idari binadaki ofislerimiz için solar enerji sistemine geçmek için öneri vermeyi planlıyorum fakat maliyet÷kâr denklemi konusunda hiçbir fikrim yok bir tahmininiz varsa yazabilirmisiniz veya yardımcı olabilecek birilerini tanıyorsanız yardımcı olabilirlermi ?

    • Teşekkür ederim Faruk Bey, maliyet konusunda kapsamlı bilgim yok malesef. Konuyla ilgilenen birilerini bulabilirsem size yönlendiririm. İyi çalışmalar diliyorum.

Düşünceleriniz Nedir?

Lütfen yorumunuzu buraya yazınız.
Lütfen isminizi buraya yazını.