Aviyonik Sistemler

634
Aviyonik Sistemler

Aviyonik kelimesi İngilizcedeki aviation (havacılık) ve electronics (elektronik) kelimelerinin birleşmesiyle oluşan avionics kelimesinden dilimize geçmiştir. Tarihte ilk kez bir İngiliz muhabir tarafından kullanılmıştır. Aviyonik sistemlerin tam olarak gelişmeye başlaması II. Dünya Savaşı yıllarına dayanır, çoğu icadın savunma sanayi amaçlı bulunması gibi; aviyonik sistemlerin gelişmesi de buna bir örnek teşkil eder. Bu gelişmelerden en önemlilerinden birisi de radarın bulunmasıdır.

Aviyonik

Aviyonik sistemler, askeri havacılıkta çok önemli bir yer tutar ve en fazla para da buraya harcanır. Ülkemizde bu konuda çalışmalar yapan şirketler; Aselsan, TAI, Vestel, Havelsan gibi savunma sanayinin önde gelen şirketleri bu sektör üzerinde çalışmalar, araştırmalar yapmaktadır. Dünyada ise aviyonik sistemlerde öncü firmalar olarak Honeywell Aerospace, Rockwell Collins sektörde zirve noktasında bulunuyorlar.

Uçak Aviyonikleri

Uçaklarda kokpit çoğu aviyonik sistemin bulunduğu yerdir; uçağın kontrolü, takibi, komünikasyonu, navigasyonu gibi önemli bölümler burada yer alır. Genel olarak uçaklar 14 veya 28 Volt DC elektrik sistemi kullanılır. Aviyonik ekipmanların uluslararası standartları “Airlines Electronic Engineering Committee” (AEEC, Havayolları Elektronik Mühendislik Komitesi) tarafından belirlenir.

Uçak Aviyonikleri

İletişim; uçaklarda iletişim uçuş ekibinin yer istasyonlardakiler ile haberleşmesini ve uçuş ekibinin birbiriyle aynı zamanda yolcular ile haberleşmesini sağlar. Navigasyon sistemleri ise
uçağın yeryüzündeki konumunu kokpitte ekrana bildirir ve pilotun rotasını görmesine yardımcı olur aynı zamanda yer istasyonuna konum bilgisi gönderir. Uçuş Kontrol Sistemleri ise daha çok uçakların otomatik kontrollü uçuşuyla ilgilenir.

Otopilot ilk defa Lawrence Sperry tarafından II. Dünya Savaşı sırasında uçakların daha stabil bombardıman yapabilmesi için icat edildi. Kara kutular uçaktaki sesleri ve uçuş bilgilerini saklar, bir kaza anında bu veriler neden gerçekleştiğiyle ilgili ciddi veriler taşır. Meteoroloji sistemleri, hava radarı ve yıldırım dedektörleri gibi özellikler; uçağın geceleri de uçabilmesi için önemli bir özelliktir.

Pilotun ekranında gösterilen hava olayları; mesela şiddetli yağış alanları ve türbülans sahaları ona daha iyi bir rota seçmesi imkanı verir. Aviyonik sistemlerin günden güne gelişmesiyle; pilotları uçuş kontrolüyle tamamen bütünleştiriyor. Bu sistemler ileride daha da gelişerek tam olarak her şeyin tam otonom olacağını ve uzaktan rahatlıkla kontrol edebileceğimizi tahmin ediyorum.

5 Yorum

Düşünceleriniz Nedir?

Lütfen yorumunuzu buraya yazınız.
Lütfen isminizi buraya yazını.