Elektrikli Otomobillerin Geleceği

1244
Elektrikli Otomobillerin Geleceği

Bu sınırlı enerjiye sahip olduğumuz Dünyada daimi enerjinin ne olacağını hiç merak ettik mi? Eğer cevabınız ‘Evet’ ise bunun elektrik olacağını ve elektrik üretmenin kolay yanı doğal kaynaklardan rüzgar, güneş enerjisi olacağının da şimdiden gerçekliğini hayal edebiliriz. İlk ana unsur olarak başlayacak olur isek ‘Alessandro Volta’ üstadımız 1800’lü yıllarda pili icat etmiştir. İlerleyen senelerde ise elektriğe yön verilerek Elektrikli Motoru 1832 yılında kullanmamıza olanak verildi. Bu buluşlar ile bir diğer mucidimiz olan Edison’un aklına ‘Doğru akım motoru daha iyidir’. düşüncesini getirmesiyle beraber o günlerde henüz alternatif akımın olmadığını bilmekteyiz.

Alessandro Volta

Kronolojik olarak devam edelim 1837’de ilk elektrikli taşıt kullanıldı. O dönemde yine karayolu olmadığından ilk defa demiryolunda görmekteyiz. Yine o senelerde araştırmalar sonucu ‘Aytron’ ve Perry’ ilk akülü taşıt İngiltere de kullanılıyor. Daha sonra 1839 yılında ‘Grove’, elektrikli taşıtlar için en önemli olan yakıt hücresini icat etti. Fakat o yıllarda yakıt hücresi kullanılmıyordu.

1860’da ‘Planta’ şarj edilebilen kurşunlu aküyü bulup, eski zamanlarda pil türünde olanlar kullanılıyordu ve akü sayesinde şarj edilebilen aküler icat edildi. ‘Nikola Tesla’ ve bazı Alman mucitler 1890’da alternatif akım üzerine yoğunlaştılar.

Seneler sonra 1860-1900 içten yanmalı motorlar üzerine araştırmalara ağırlık verildi. Bunun üzerine araca ilk hareketin verilmesi ilk moment zorlukları, vitesin henüz kullanılmadığından, 1900-1912 yıllarında dünyada yaygınlaştı. 1882’de fayton gibi yavaş giden elektrikli otomobilden yıllar sonra 98 km/saat hızına ulaşıldı ve rekor kırılmış oldu. İlk elektrikli taksi ise 1913’de Michigan Detroit’te geliştirilen Edison’un ilk ticari otomobildir. İlkleri yaşayan Dünyada yapılan bu çalışmalar Amerika da yoğunlaştı.

Ford Model T

1908’de Henry Ford yürüyen bant ile ilk seri imalata başlayarak Ford Model T’yi üretti. Uygun gelen fiyatları ile piyasada yerini aldı. Otomotivde Türkiye’nin yeri diyecek olursak; TUİK verilerine göre yurdumuzda trafikte çalışan otomobillerin yaklaşık %42’sinde LPG, %32’si benzin, %26’sı motorin kullanmaktadır. Eğer yeterli alt yapı ve imkân sağlanırsa Türk Mühendislerin bu projelerde daha çok imzası olacağına inanıyorum.

Elektrikli Taşıtların Kazandırdıkları Nelerdir?

Gürültünün ve motor sesinin azalması hem sağlık açısından (egzozdan kaynaklanan meydana gelen kalıcı ve geçici hastalıklar), karbondioksit gazının sera etkisi ile neden olduğu iklim değişiklikleri hem de işletme maliyetlerinin düşürülmesi (uzun zamanda araç içerisindeki arızaya yol açabilecek parçalardan sıyrılmak) Çevre kirliliği için ise petrol ve türevi yakıtlar azalır.

Melez Otomobiller

Oto dünyasında benzin sarfiyatını azaltmak amacıyla piyasaya sürülen bu araçlar zamanla yerini daha gelişmiş detaylara bıraktı. Kısaca formülünü yazacak olursak; “Hybrid Otomobil”=Elektrikli Motor+İçten Yanmalı Motor. Bir dezavantajı ise içerisinde bulunan sistemin fazlalık ve ağırlığından oluşan servis, bakım zorluğudur. 2 ayrı tipi vardır; seri ve paralel. Bir avantajı ise kısmen 0 emisyon salınımı sağlar.

Peki Alt Yapı Olarak Hazır Mıyız?

Örneklendirmek gerekirse Toyota Corolla için satışa sunulan aracın 50kw’lık bataryaları sayesinde 11,5 saat şarj ile 400 kW yapılıyorsa bu yaklaşık olarak 6,7 TL ye tekabül eder. Ortalama 1 dakika şarj ile 5 km yol gidebilirler. Üstelik şarj için istasyona ihtiyaç duymazlar şebeke elektriği ile şarj olabilirler. Yılbaşı ile birlikte gelen elektriğe %8.8’lik zam ile normal benzin fiyatları ile karşılaştırıldığında benzin el yaksa da Dünya da ki elektrik fiyatlarının yükseleceği kanısındayım. Fakat içine yaşadığımız cennete verdiğimiz zararı daha aza indirgemek bile insanlık açısından bizi mucit kılmaktadır.

6 Yorum

  1. Selam,
    Paylaşım sabun köpüğünden balon gibi. Pek doyurucu değil. Yüzeysel , yinede emek için teşekkürler.
    Başlık elektrikli otomobillerin geleceği ancak şuan uygulamalar ve evrildiği nokta hakkında pek ışık tutmuyor.
    Piyasada elektrikli otomobiller hızla artıyor. Kullanımda olan yaklaşık 30 model bulunuyor.
    Avrupa birliğindeki bazı ülkeler 2025 sonrasında fosil yakıtlı araçları şehirlerden çıkartmayı ve hatta üretimlerini durdurup yasaklamayı planlıyor.
    Elon Musk elektrikli Tır ve pıck up üretiminde sipariş toplamaya başladı.
    4 zamanlı motorun kullanımı nasıl uçak ve gemiler için dizayn edildiyse.
    Elektrikli otomobillerin de yapıları drone gibi yapılara uyarlanıp elektrikli uçan araçlara çevrildi.
    Norveç yük ve feribot gibi büyük gemilerde elektrik motoru kullanma zorunluluğu getiriyor.
    Çin ilk elektrikli yük taşıma gemisini suya indirdi bile.
    Görüldüğü üzere hızla yayılmakta ve çeşitli araçlara uyarlanmakta.
    Bizimde TEMSA ve ASELSAN tarafından ortak üretimi yapılacak olan ve ilk yüzde 100 milli elektrikli otobüs olarak tanıtılan “AvenueEV” var.
    Hatta ve hatta TEMSA’nın elektrikli otobüsü MD9 Elektricity’i Cumhurbaşkanlığına verildi bile.
    Milli ve yerli araç çalışmaları da son hızla devam ediyor.
    İlk başlarda neden bu kadar yavaş yapıyoruz diye içerlemiştim.
    Ancak gözden kaçırdığım şu ki üretilecek araçların tüm yapısal gereksinimi için kullanılacak malzemenin çıkarılacağı madenden , madenin işlenip ulaştırılmasına , üretim ve montaj yapılarının tasarımına kadar bir ekosistem gerekiyor.
    Alışık olduğumuz Çin’den malzeme sipariş et , Almanya’dan makine , Fransa’dan cam …. Sonra bunları birleştir ve ürettim demek değilmiş.
    Bir de üniversitelerimizde elektrikli otomobil yaptık diye kit sipariş edip üzerine gösterişli kalıp yapmaları ile şöhret olanlar var. Bu şekilde artık orta okul öğrencileri bile elektrikli otomobil yapabilir durumda.
    İTÜ’ye Ali Ağaoğlu Tesla model elektrikli araç bağışlıyor , daha iyisini yapın diye. İTÜ lüks araç koleksiyonu yapar gibi garajda saklamış.
    Hatta Nişan taşı üniversitesi Japon üniversitesi ile uçan elektrikli otomobil üretimi konusunda iyi niyet anlaşması imzaladı. Gerçekten şaşırıyorum dünyada olup bitenden bu kadar uzak mıyız ?
    Yoksa hayal gücü , fırsat ve destek mi yok ? nedir çözmüş değilim. Çin çıkan bir telefonu 24 saat içinde üretim bandından çakmasını üretebiliyor. Neyse konu dağılmasın.
    Elektrikli araçların artması enerji gereksinimi de artıracak.
    Şimdiki problem araçlardaki şarj olma süreleri , menzil ve ömürleri.
    Geleceğin elektrikli otomobillerinde Toyota şebekeden şarj olan aracına ters şekilde çalışabilecek yapı eklediğini duyurdu.
    Şöyle ki aracındaki bataryadan şehir şebekesine elektrik verebilecek.
    Şebekede veya şarj istasyonunda bağlı olan araçlar varsa onları şarj edebilecek.
    Yani evde elektrik kesilirse korkmayın. Arabanızdan eve şebekeyi besleyecek bir hat çekin kullanın :)
    Kim bilir belki ileride şarj sorununu da çözerler ( benim bu konuda fikrim var ama parayı bulduğumda yapabilirim. şimdi ulaştığım herkes basma kalıp uygulama dışına çıkamıyor da. )
    Geleceğin elektrikli otomobilleri otonom sürüş becerileri içerecek.
    Manuel kullanımlarda artık hız sınırlarına isteseniz de istemeseniz de etkileşimli kontrol ve kısıtlama getirilebilir.
    Hız limiti 100 km ise bunu aşamaya bilirsin.
    Buradaki en büyük tehlikelerden biri de bu tür elektronik cihazların yazılımsal güvenliği.
    Bu konuda 2013 ve 2015 de bir çok marka otomobilin hackerlar tarafından uzaktan erişimle , farklı hızda fren sistemini devreye sokabildikleri veya hızlanmasına müdahale etiklerini okumuşsunuzdur.
    Hatta filmlerde de bu konulara atıflar ve vurgulamalar gözlemleyebilirsiniz.
    Gelecek heyecan verici , ancak bir o kadar da tehlikeli olmaya devam edecek.

    • Yorumunuz ve ekleriniz için Teşekkürler.
      Her bilgi bir sabun misali su(bilgi) katıldıkça aktifleşir. Fakat bir makalenin olmazsa olmazı keskin anlaşılmaz metinler yerine sıkıcı olmayan gündelik hayat ile yoğrulmuş cümlelerdir.Web’de gezinen ‘Elon Musk’ haberlerinden biraz uzaklaşıp ‘Kendi alt yapımızı nasıl güçlendirmeliyiz?’ sorusu Türkiye daha yararlı olacaktır.Zaten bu soruların cevaplarını eminim bu vatanda arayan ve gerçekleştiren birileri var bizim amacımız ise bu konuya dikkat çekmek. Her Elektrikli ürettiğimiz araç ve gereçler %100 sorunsuz (0’a yakın hatasız) çalışır gibi bir açıklama ile gelmek yerine deneme-yanılma yolu ile Bağıl hatayı sıfıra indirgemek bizlerin elinde. Başımıza ürettiklerimizden değil aslında insanoğlunun ürettiği sorunlardan yaratılan doğal değişimlerden korkmalıyız. Günümüzde ki hackerların bile hackerları var ve iyi değerlendirdiğimiz sürece bu sanal alemde kırılamayan zincirler büyük firmaların elinde olacaktır. Burada biz vatandaş olarak konforlu bir şekilde kullanmak kalıyor.VOLVO arabalarının bir sloganını yazmak isterim. ‘Hayat Kurtarmak İçin Tasarlandı’. Eğer ölümlü dünyada ölümün bile riskini kendimiz belirliyorsak elektriğin yönünü ve zararınıda kendi lehimize çevirmemiz mümkün.

  2. “Fakat içine yaşadığımız cennete verdiğimiz zararı daha aza indirgemek bile insanlık açısından bizi mucit kılmaktadır.” Bu konuyla ilgili okuduğum en açıklayıcı yazılardan biri oldu kesinlikle. Ilgili ve bilgili birilerinden böyle yazılar okumak umut verici. Teşekkürler :)

  3. elektirikli arabalar çok yakında dünyadaki petrol kaynaklarının bitimiyle çok daha yaygınlaşacak makaleniz çok güncel bir konuya dikkat çekmişsiniz tebrik ederim umarımki çok yakında tüm dünyada yaygınlaşıcaktır.

Düşünceleriniz Nedir?

Lütfen yorumunuzu buraya yazınız.
Lütfen isminizi buraya yazını.