Hyaluronik Asit Nedir

724
Hyaluronik Asit Nedir

Hyaluronik asit, stabil bir enerjiden oluşan ve bağlayıcı özellik taşıyan bir polimer çeşitidir. Aslında çoğumuzun yakından tanıdığı, eklemlerimiz de ayrıca gözlerimizde bulunan, kimimizin de cilt sağlığı ya da estetiği için enjekte ettirdiği bu sıvıyı daha yakından tanıyalım.

Hyaluronik asit doğal olarak yüksek konsantrasyonlarda gözler ve eklemlerde bulunan bir sıvıdır, gözdeki rolü kişinin görme durumunu iyileştirmesi ve göz bakımı ile ilgilidir. Göz içerisinde yaklaşık yüzde seksen civarında bir miktar ile bulunur. Eklemlere gelecek olursak, romatizmal hastalıklar ile eklem ağrılarının tedavisinde kullanılmaktadır. Bunlar haricinde de pek çok faydası bulunan hyaluronik asit için en bilinen ve günümüzde en çok yararlanılan faydası cilt ile ilgili olan kısmıdır. Ben de bu yazı da sizlere bu asitin cilt ile ilgili olan kısımından bilgiler vereceğim.

Hyaluronik asit cildin nem oranını arttırmaya yardımcı olan ve aynı zamanda da cilt bariyerini güçlendiren bir moleküldür. Yaşayan tüm organizmalarda mevcuttur fakat güneş ışığı, doğal yaşlanma süreci, zararlı kimyasal maddeler ve çevresel faktörlerle birlikte insan vücudunda doğal olarak bulunan bu asit miktarında zamanla azalmalar hatta yok olmalar görülür. Bunun sonucu olarak ciltteki genç görünümde kaybolmalar meydana gelir. Daha genç ve sağlıklı görünen bir cilt için hyaluronik asit tercih edildiğinde çeşitli yöntemlerle vücuttaki stokunun artması sağlanır.

Hyaluronik Asit

Stok genel olarak jeller, serumlar ve enjeksiyon yardımı ile arttırılabilmektedir. Öyle ki enjeksiyon ile dermis katmanına kadar ulaşır ve polimer gibi davrandıktan sonra moleküllerin boyutlarını ve etkisini değiştirir. Doku onarımına da katılarak sivilce izleri, cilt iltihabı ve tahrişle savaşır. En önemli özelliğinin suyu tutma kapasitesi olan bu asit dudak dolguları için çok fazla tercih edilmektedir. Dudağa enjekte edilen sıvı doğal görünüm sağlarken oldukça pratiktir ortalama 15 -20 dakika civarı süren ameliyatsız bir işlemdir. Enjeksiyon işleminden hemen sonra günlük hayatınıza rahatlıkla devam edebilme imkanı sağlar. Dudak hacminin artması yanında dudak çevresinde bulunan ince çizgilerin de yok olmasına yardımcı olur.

Peki estetik manada da çok fazla faydası görülen hyaluronik asitin eksikliği oluşması durumunda ne gibi bir yol izlenmelidir?

Hyaluronik asit eksikliği yalnızca operasyonlar ile tamamlanabilir diye bir kaide yoktur. Asitin vücutta yeterli miktarda bulunabilmesi için beslenme düzeni de önemlidir. Kimi besinlerde doğal olarak bulunan hyaluronik asit, bu besinlerden faydalanılması halinde vücuttaki stokunu koruyabilir hatta arttırabilir. Örnek olarak yeşil biber, limon,portakal, elma, muz,şeftali,armut ile soya ürünleri, patates ve nişasta bulunan besinler hyaluronik asit içermektedirler. Hayvansal gıdalara da bakıldığında yüksek oranda hyaluronik asit içerdiği gözlemlenmiştir. Nasıl ki insanlarda yüksek konsantrasyonda bu asit bulunuyorsa aynı şekilde hayvanlarda da hyaluronik asit önemli bir nöral dokudur, dolayısıyla hayvansal gıdaların tüketiminden alınacak hyaluronik asit insan cildi içinde etkilidir.

Bu ürünleri tüketmek uzun vadede hyaluronik asit eksilmesinin önlenmesine yardımcı olacaktır. Öte yandan hyaluronik asit için enjeksiyon yönteminde yalnızca uygulanan bölge için değişiklikler meydana geleceği ve cildin genel görünümünde çok az miktarlarda etkili olacağının bilinmesinde fayda vardır. İğne ile yapılan uygulamalarda 6 ile 12 ay arasında etkisini korurken dıştan serum uygulamalarında süre 1 ile 2 ay arası olmaktadır.

Hyaluronik asit implantasyonu ile içlerinde şu durumların bulunduğu yüzsel çizgiler düzeltilebilinir. Kaş çatılmasına bağlı çizgiler, ağız üzerindeki vertikal çizgiler yani sigara içici çizgileri, ağız köşesindeki kukla çizgiler, alındaki endişe çizgileri, göz köşelerindeki kaz ayakları, burun kenarından ağzın köşesine kadar uzanan derin gülümseme çizgileri, yanak çöküntüleri, dudak sınırlarının tekrar tanımlanması, akne yara izleri, bazı yüzsel yaralar.

Bu yöntemlere başvurmadan önce kişinin alerjik problemlerle karşı karşıya kalıp kalmayacağı mutlaka kontrol edilmelidir. Unutulmamalıdır ki hyaluronik asitin sağlığa pek çok faydası olduğu kadar zararları da vardır. Bu zararlar büyük oranda doğal yöntemlerin haricinde kalan kısım için geçerlidir. Kaşıntı, cilt sorunları, alerjik reaksiyonlar ve şişlik bunlardan bir kısmıdır. Çocuk, hamile ya da emziren kimseler için güvenliği ve etkinliği kanıtlı değildir. Ayrıca anne sütü ile atılıp atılmayacağı da belirsizdir. Krem olarak kullanılan HA içinde aynı durum geçerlidir. Bu kremlerden fayda görebilmek için cildin dermis katmanına ulaşması gereklidir fakat bu durum zor olduğundan çoğu durumda istenilen sonuca ulaşmak zordur.

Paylaşır mısınız?
1993- Üsküdar-İSTANBUL doğumlu, ön lisans eğitimini Kocaeli Üniversitesi- Kimya teknolojileri ile tamamlamış,ardından lisans için Yalova Üniversitesi-Polimer mühendisliği dalında eğitim almaya başlamış ve halen devam etmektedir.

2 Yorum

Düşünceleriniz Nedir?

Lütfen yorumunuzu buraya yazınız.
Lütfen isminizi buraya yazını.