İlişkide İlk Adımı Kim Atmalı

482
İlişkide İlk Adımı Kim Atmalı

Araştırmalar, cinsiyet kuralları hakkındaki eski varsayımların üstünden gelmenin ne kadar kolay olduğunu gösteriyor.

Flört dünyası, insanları bağlayan daha fazla uygulamanın çevrimiçi hale gelmesiyle değişiyor, fakat kur yapmanın temel kuralları, sabit kalıyor görünüyor. The Rules adlı 1995 tarihli kitapta yazarlar Ellen Fein ve Sherrie Schneider tartışıyor:

“Zoru oynamış kadınlar, kasten veya kazara olsun, erkekleri elde etmiş olanlardı ve erkeklere teklif etmiş olan veya fazla elde edilebilir olanlar, terk edilenlerdi.”

Yirmi yıl sonra, şartlar yön değiştirmiş olabilir, fakat Fein ve Schneider, Not Your Mother’s Rules adlı 2013 tarihli devam kitaplarında, aynı kuralın geçerliliğini sürdürüyorlar: Kadınlar asla bir ilişkiyi başlatmamalıdır, zoru oynamalıdırlar ve avlarını düşürene kadar bir gizem havasını ellerinde tutmalıdırlar.

İkilinin kitapları arasındaki 18 yıl, bir nesli oluşturmak için güçbela yeterli olsa da, görünüşe göre “annenizin kuralları”, şimdilerde epey değişmiş olmalı görünüyor. Tabii ki kadınlar için ilişkilerde daha kendine güvenir olmanın, hisleri hakkında daha dürüst ve içten olmanın, daha iyi tanımak isteyecekleri biriyle ilgilenmiyormuş taklidi yapmaya daha az ihtiyaç duymanın bir sakıncası yoktur.

Cinsiyet durumlarının tersine çevrilmesi gerektiği (veya zaten çevrildiği) fikrini vurgulayan flört uygulaması Bumble, müstakbel eşlerin iletişim kurmasını beklemesi gerekenlerin kadınlar değil, erkekler olduğu önermesiyle çalışıyor (uygulamadaki aynı cinsiyetli çiftlerde, iki taraf da başlangıç yapabiliyor). Uygulamanın kurucusu Whitney Wolfe, bu durumların ağır bir şekilde değişmesi gerektiğine uzun süre önce karar vermiş. Çevrimiçi flört sitelerinin cinsiyet dinamiklerini değiştirmeye ek olarak, Bumble’ı daha nazik ve daha kibar bir flört uygulaması yapmaya karar veren Wolfe, “VIBee” durumunda olduğu bilinen tiplere nazik davrananları ödüllendiriyor.

Peki neden şimdiye kadar böyle bir gelişme görmemiştik? Ve bu işe yarayacak mı?

Eğer tutucu evrimsel bir tipseniz, erkeklerin avlayacağını, kadınların avlanacağını ve her zaman durumun bu olacağını çünkü bunun bizim avcı-toplayıcı DNA’mıza sıkı şekilde işlendiğini söyleyeceksinizdir. Araştırmalar, daveti yapan kişiyi etkileyen şeyin, basit bir şekilde yalnızca cinsiyet olmadığını, nesiller boyu sosyalleşme üzerinden miras bırakılan ve iki cinsiyete de, kadınların bir erkeği ağırdan alarak, onu denetimde tutmayı sağladığını öğreten psikolojik etmenler olduğunu öne sürüyor.

Kadınlara daha fazla kontrol duygusu vermek, flört ilişkilerini başlatmakta onlara daha fazla mı güç verir?

Bumble bu fikir üzerine kurulu, fakat ayrıca, bunun ardında bilim bulunuyor: 2011’de, Waterloo Üniversitesi’nden Jennifer MacGregor ve Kolombiya Üniversitesi’nden Justin Cavallo, bir kadının bir ilişkiyi başlatırken hissettiği kontrol duygusunu manipüle ederek, “kuralları” yıkıp yıkamayacaklarını araştırdılar.

Sosyal beklentilerin, kadınları doğrudan muhtemel eşlerin peşinde olmaktan caydırdığını ve “kadınları, ilişkilerinin sonuçlarını şekillendirmek için pasifliğe veya dolaylı taktiklere başvurmaya teşvik ettiğini” belirttiler (sayfa 851). Çoğu kadın, bir tür öğrenilmiş çaresizlik geliştiriyor veya mevcut durumu değiştirmenin boşuna olacağı hissine kapılarak, toplumsal beklentilere uygunluğu devam ettiriyor.

MacGregor ve Cavallo, 92 bekar üniversite öğrencisinden oluşan (50 kadın, 42 erkek) bir örnek kullanarak, ilişki başlatımı hakkındaki kontrol hisleri ve bir kadının duygusal ilişkiler başlatmaya vereceği çaba miktarı arasında olumlu bir bağlantı kurdular. Her psikoloji öğrencisinin bildiği gibi bağlantı, sebep sonuç ilişkisi demek değildir. Önayak olan kişilerin, genel olarak hayatlarında sadece daha fazla kontrol hissetmeye eğilimli olmaları ve bunun, ilişkileri ile hayatlarının diğer alanlarında kendini yansıtması mümkün.

Çalışmanın ikinci aşamasında, 98 bekar üniversite öğrencisinden oluşan (56 kadın, 42 erkek) yeni bir örnek kullanıldı. Araştırmacılar, katılımcılardan, hayatlarında kontrol sahibi oldukları veya olmadıkları bir zamanı hatırlamalarını isteyerek, kişisel kontrol hissini manipüle ettiler. Olayın doğal olarak olumlu olması gerekiyordu, tıpkı sıkı çalışmak ve bir sınavda başarılı olmak (yüksek kontrol) veya 5 dolarlık bir loto bileti kazanarak şanslı olmak (düşük kontrol) gibi.

Üçüncü aşamada, katılımcılara önceden belirlenmiş senaryolar sunuldu ve bu gibi durumlarla karşılaşıp karşılaşmadıkları soruldu. Yüksek bireysel kontrol içeren senaryolarda, yanlış yola girdiğiniz için trafikte sıkışmanız bulunuyordu (bu sizin suçunuz oluyordu); düşük bireysel kontrol içeren durumlarda, inşaat yüzünden trafikte sıkışmak bulunuyordu (bu sizin suçunuz değildi).

Söz konusu soru, katılımcıların yüksek (ve düşük) bireysel kontrol şartlarıyla hazırlandıktan sonra, bir ilişkiyi başlatıp başlatmayacaklarının daha muhtemel olup olmayacağı ve erkeklerin ve kadınların, bu manipülasyona verdikleri cevapta farklılık gösterip göstermeyecekleriydi.

Araştırmacıların beklediği gibi, iki manipülasyon şartında da, yüksek bireysel kontrol koşulları altında bir ilişkiyi başlatma gayeleri en yükseğe çıkanlar kadınlar olmuştu. Aslında, yüksek bir bireysel kontrol duygusu altında kadınlar ile erkekler, bir flört durumunda kontrolü elde etmeye eşit derecede daha yakınlardı.

Sonuçlar konusunda şaşırtıcı olan şey ise, kişisel kontrol manipülasyonunun çok hafif olmasıydı: Bir kadın için, sadece kişisel kontrole sahip olduğunuz bir zamanı hatırlamak, diğer türlü sosyal olarak makul olacak olan pasifliklerine karşı gelmek için yeterli görünüyordu. MacGregor ile Cavallo’nun karara vardığı üzere (sayfa 862’de): “Kendi duygusal sonuçları üzerinde genel olarak bir kontrol eksikliği yaşayan kadınlar, kişisel kontroldeki kararsızlıklara karşı, erkeklerin olmadığı şekilde özellikle hassas olabilirler.”

Çalışmanın sonucu: Bumble ve diğer hangi benzer platform bunu sürdürürse sürdürsün, aslında bu kuralları değiştirebilir. Kadınlara ilk önce davranma “izni” vererek, daha önce hiç gerçekleşmeyecek olan tüm yeni ilişki türleri ortaya çıkabilir. Ve kimin davet etmesi ve kimin davet edilmesi hakkında toplumun sahip olduğu kısıtlamaların sizi kuşatmasına gerek yok. Kendi kontrol duygunuzu yükselterek ilişkilerde kendi icranızı gerçekleştirin, bunun sizi nereye götüreceği sizi şaşırtabilir.

Referans: J. D., & Cavallo, J. V. (2011). Kuralları yıkmak: Kişisel kontrol, kadınların doğrudan ilişki başlatımını artırıyor. doi:10.1177/0265407510397986

Psychology Today

Yazımızı Beğendiniz mi?
Şeyma Keskin

Mustafa Kemal Üniversitesinde elektrik elektronik mühendisliği okumaktayım . Mühendis Beyinler’de tecrübelerimi sizler ile paylaşacağım.

Düşünceleriniz Nedir?

Lütfen yorumunuzu buraya yazınız.
Lütfen isminizi buraya yazını.