Matematik Felsefesi Nedir

435
Matematik Felsefesi

Matematik yaratıcının izleridir. Matematiği diğer bilimlerden ayıran en önemli özellik nedir diye sorsak herhalde herkesin düşündüğünde vereceği cevap onun yegane kesinliğidir. Matematiğin doğasındaki gerçekler hakkında bütün insanoğlunun ona hükmedercesine gerçekler peşinde koşması nedenler araması aslında matematiğin ne kadar önemli bir bilim dalı olduğunun göstergesidir. Öyle kainatın ilk yaratılışından beri yaratıcı doğanın içerisine bıraktığı matematiksel sembollerle ve ipuçları ile birlikte aslında bu bilim dalının insanın hakikat arayışında yadsınamaz bir gerçek olduğunu bizlere göstermiştir.

Dünyanın En Önemli Matematik Sabitleri

Yine birçok kez matematikçiler evreni ve doğayı anlamaya yönelik çalışmalarının temelinde temel bilimler olarak adlandırdığımız matematik, fizik ve diğer fen bilimleri ve ilimleri ile donatmıştır.

Özellikle matematiğin karanlık dönemi olarak adlandırılan ve o dönemden sonra 400 yıl boyunca karanlığa gömülen matematiksel gelişmeler Müslüman matematikçilerin hakikati arama peşinde koştuğu zamanların tam da kendisi idi. Okurun hatırlayacağı üzere Harezmiler, Nasiruddin Al – Tusi ya da Cemşid kardeşler gibi matematiği kendilerine bir ders olarak değil yaşam biçimi olarak görmüşlerdir. Peki matematik bize gerçeklerin tam da kendisini mi söylüyor. Yoksa matematik tamamen insan zihninin bir sorgulayıcı düşünme fikirlerinin bir ürünü mü?

Tarihin En İyi 10 Matematikçisi

Matematik felsefesinde çok derin konular olan bu yaklaşımlar matematikçilerin bölünmesine neden olmuştur. Büyük çoğunluk bir matematikçi grubu sadece matematik ile hakikati çok kolaylıkla anlayabileceğini söylemektedir. Diğer grup matematikçiler ise matematik hakikati anlamak için tam bir yol değil, insan zihninin bir ürünü olduğundan dolayı sadece br araç olabileceğini vurgulamaktadır.

Aslında bakarsanız bu yaklaşım tam olarak matematik bir icat mı yoksa keşif mi sorusuna denk gelmektedir. Gerçekten matematik bir icat ise hakikati anlamak için matematik bir araç, matematik bir keşifse bu yaratıcının bir ürünü ve mutlaka hakikati anlamak için bir yoldur. Birçok kez matematik felsefesi kitaplarında yazar eğer matematiğin keşif olduğunu savunuyorsa mutlaka hakikat kelimesinin kitaplarında geçtiğini görebiliriz. Bu biraz dini inanışla da mümkün. Özellikle dini kitapların temelinde her şeyin bir ölçüye göre yaratıldığını vurgulayan, düzen nizam ve ahenk gibi konuların geçtiği bölümlerde aslında matematiğin bir alt dalı olduğunu görebiliriz.

hypatia-matematik

Tüm dini kitapları açıp baktığınızda mutlaka düzen ve yaratıcı arasında bir ilişki görebiliriz. Bu konuda siz okurun kendine özgü fikirleri olduğunu düşünüyoruz. Peki diğer bir konu insanlığın matematiği kullanarak evreni anlayabileceği konusudur. Bugün dünyanın birçok ülkesi evreni anlamanın matematik ve fizik ile mümkün olduğunu, temel bilimleri gelişmemiş bir ülkenin uzay yarışında sonlarda yer aldığı hatta yarışa bile katılamadığını görmekteyiz.

Peki ülkeler neden matematik ve fiziğe yöneldiler? Elin gavuru! neden temel bilimler ile uğraşırken müslüman zanneden kitabında, kutsal kitabında bilim ilim ve fen diyen bir yaratıcının sesi olan kitaplarında yazan cümleleri anlamaz da sonlarda kalır hiç anlamış değilim.

1 Yorum

  1. Sayın Mushab Bedirhan Andız;

    Yukardaki makaleniz bittikten sonra; sayfanızda, resminiz ile ilştirdiğiniz, aşağıdaki yazıyı, sanırım sizi anlamayan, veya çok tanımayan birilerine gönderide bulunmak amacı ile yazdınız.
    “Matematiğin eşsiz dünyasında kaybolmuş araştırma ve çalışmaktan büyük bir keyif alan, matematiksiz her saniyenin kendisi için kayıp bir an olduğunu düşünen matematik çalışamadığı günlerin telafisini ağlayarak affettirmeye çalışan, içindeki bu heyecanı, aşkı, tutkuyu dindirmek için yazmak zorunda kalan matematikçi”.

    Yada ben bu sözlerle işinizi işe bağlılığınızı fazla cilalanmış olarak algıladığım için öyle düşündüm. bunu böyle düşünmemdeki sebep de; yine yukardaki makalenizin sonuna iliştirmiş olduğunuz, cümle düşüklüğü nedeni ile, anlamakta güçlük çektiğim, aşağıdaki yazıdır.

    “Peki ülkeler neden matematik ve fiziğe yöneldiler? Elin gavuru! neden temel bilimler ile uğraşırken müslüman zanneden kitabında, kutsal kitabında bilim ilim ve fen diyen bir yaratıcının sesi olan kitaplarında yazan cümleleri anlamaz da sonlarda kalır hiç anlamış değilim”.

    Bu cümlelerden, güçlükle de olsa anladığım; müslüman’ların bilim ilim ve fen yarışında neden geri kaldıklarını anlamakta güçlük çektiğinizi yazıyorsunuz. oysa kutsal kitap olan kuran’ı kerim’de ki sözlerin yaratıcının sözleri olduğunu; doğal olarak islam dinine inanan bir toplum olarak müslümanların, Allah’ın sözlerini emir kabul edip, bilim’e, ilim’e ve fen’e, yönelmesi gerektiğini vurguluyorsunuz. Doğru söylüyorsunuz.

    Bunun sebebi; yetki sahibi kişiler, yetkilerini, kendilerinden daha aşağıda bulunan kişilerin sesini duymazdan gelip, eserini görmezden geliyorlar. Yetkilerini hep kendi düzeyindeki veya daha yukardakinin sesini duyurmak yada eserini göstermek için kullanıyorlar. Oysa o kişi toplumun sesi olarak ve toplumun gözü olarak oradadır. Onların görevlerinden biride sesini duyuramayanların sesi olarak, eserini gösteremeyenlerin gözü olarak bu sesleri ve eserleri daha yukarı taşımaktır.

    Size bu sitem etmemdeki sebep ise, Goldbach sanısını ve ikiz asal sanısını çözdüğümü söyledim. Siz bu konuyu araştırıp bana mutlaka dönüş yapacağınızı söylediğiniz halde, bu sözünüzün üzerinden yaklaşık 17 ay geçmesine rağmen henüz bir cevap alamamış olmamdan ötürüdür. Eğer çözüm doğru değilse; şurada yanılıyorsun diye bileceğiniz bir yer olması gerekir. Çözüm hatalı ise ispatı tanımlamıyor diyebileceğiniz bir eksiklik veya hata olması gerekir. Olsa olsa tam olarak kavrayamadığınız, bazı açıklama kısımları vardır. Bunuda sormadığınız için öğrenemiyorsunuz. Yani içinizde merak yok. Merak bir matematikçinin yada bilim insanının yaşam suyudur. hayat kaynağıdır. ilham odağıdır. Halende ısrarlıyım bu problemleri çözdüm. Artık bu problemler çözümsüz değil.Eğer siz konuyu bir kez olsun okumuş olsaydınız. kafanıza takılan sorularınız mutlaka olacaktı. Ve mutlaka anlattığınız gibi matematiği çok seven biri olarak 270 yıldır çözülememiş bir problemi bir kişi çözdüm diyor! Nedir şunun aslı deyip, gönderdiğim dosyayı okurdunuz. anlamadığınız yerleri mesaj ile yada telefon ile sorardınız. Daha olmadı bu konuda uzman olabilecek kişlerin görüşlerini alıp fikrinizi açıkça bana bildirirdiniz. Malesef yakını görmüyor, sürekli uzakta birşeyler arıyorsunuz.
    Size ikiz asal sanısını çözdüğümü de söyledim. Bu konu ile ilgili hiçbir dosya göndermedim. Eğer bu yazımdan sonra merak edip bakmak isterseniz, aralarındaki fark iki olan ikiz asal çiftler cetvelinin linkini yazıyorum bu cetvel 2810 ile 675.093.932.880 sayı aralığında ortalama kaç tane ikiz asal olduğunu hesaplar. net ikiz asal çift ile ortalama ikiz asal çift miktarlarını birebir hesaplama ise 821602 sayısına kadardır
    Hoşca kalın. Çalışmalarınızda başarılar dilerim. Umarım yakın çevrenizi daha iyi analiz edip, sonra uzak olanlara yönelirsiniz.

    ikiz asal ceveli dosyasını görüntülemek için link
    link to view the file of a twin prime number ruler

    ******

    İrfan Aydoğan

Düşünceleriniz Nedir?

Lütfen yorumunuzu buraya yazınız.
Lütfen isminizi buraya yazını.