Solucan Deliği Nedir

2637
Solucan Deliği

Seyahatin en kısa yolu solucan delikleri. Bir yol düşünelim. Bu yol bizi evrende istediğimiz gezegene, istediğimiz galaksiye hatta istediğimiz yıldıza götürsün. Peki hangi yol bizi yüzlerce ışık yılı uzaktaki bu yerlere götürebilir?

Bunun için Genel Görelilik kuramının bir tahmini olan solucan deliklerini kullanabiliriz. Neden tahmin dediğimize gelecek olursak şu ana kadar bir solucan deliği göremedik. Peki solucan deliği nedir? Kim ya da kimler tahmin etmiştir? En önemlisi bu geçitleri yolculuklarımızda nasıl kullanırız?

Solucan Deliği Nedir

Solucan delikleri küresel giriş-çıkışlardan ve bu giriş-çıkışı birbirine bağlayan köprü görevindeki bir boğazdan oluşur. Küresel giriş-çıkış? Evet küresel giriş-çıkış. Çünkü bizim resimlerde gördüğümüz çembersel yapı iki boyutlu uzayda. Ama üç boyutlu uzayda bunun karşılığı küre. Yani solucan deliğini kullanacaksak bir çembere değil bir kürenin içine gireceğiz.

Solucan deliği teorisi iki fizikçi olan Albert Einstein ve Nathan Rosen tarafından 1935 yılında ortaya atıldı. Einstein ve Rosen uzay-zaman içinde köprülerin olduğunu söylemişlerdi. Bu köprüler aralarında çok uzun mesafeler olan ve ya çok uzun zamanlar olan yerleri birbirine bağlayabilirler.

Einstein’in alan denklemleri (Bunlar Görelilik Kuramı’nın temelini oluşturan denklemlerdir.) solucan deliklerini içerir. Bu denklemlerin solucan delikleri içeren ilk çözümünü 1916 yılında Ludwig Flamm bulmuştur. Fakat aynı çözümü Albert Einstein ve Nathan Rosen’da bulmuştur. Bu yüzden günümüzde bu çözümlere Einstein-Rosen köprüleri denilmektedir.

solucan deliği teorisi

1962 yılında John A. Wheeler, Einstein ve Rosen’ın çözümünün karşıladığı solucan deliklerinin, aynı evrenin iki farklı bölgesini birbirine bağlaması durumunda kararsız olacağını söylemiştir.

Kararsızlık nedir? Bu işimizi zorlaştırır mı?

Şöyle ki bu solucan delikleri çok kısa bir sürede çökerler. Yani bilim kurgu filmlerinde olduğu gibi uzay gemimize atlayıp seyahat etmemiz için bize yeterli süreyi tanımazlar. Bu solucan deliklerini kullanabilmemiz için bazı koşulların var olması gerektiğinin göstergesidir.

Bilim kurgu filmleri demişken hepimiz zaman yolculuğunu duymuşuzdur. Bu yolculuk sayesinde geçmişe ve geleceğe gitmek belki birçoğumuzun hayali olabilir. Acaba solucan delikleri bunu mümkün hale getirir mi? Yeterli teknoloji ile yapılmış uzay aracımız bizi 3000’li yıllara götürebilir mi?

Prensip olarak iki noktayı bir boğaz yardımıyla birbirine bağladığı için bu mümkün olabilir. 1998 yılında Ulvi Yurtsever, Michael Morris ve Kip Thorne bir çalışma yayımladılar. Bu çalışmaya göre uzayda yolculuk yapabileceğimiz bir solucan deliğinin, zaman makinesine çevrilmesinin mümkün olduğunu gösterdiler. Fakat bu zaman yolculuğunun bir başlangıcı var. Yani ne yazık ki ateşin bulunmasına tanıklık edemeyeceğiz. Bu başlangıç Görelilik Kuramına göre solucan deliğinin zaman makinasına dönüştüğü günden daha eski zaman olamaz.

solucan delikleri

İnsanlar sürekli başka gezegenlere ilgi duymuşlardır. Keşfettikleri yeni gezegen ve yıldızlarda hayat olup olmadığını ve ya insan hayatının bu koşullara uygun olup olmadığını merak edip araştırmışlardır. Ama bu uzak gezegenlere ve yıldızlara gitmek günümüz teknolojisiyle pek de mümkün değil. Bunun birçok sebebi var. Mesela insan ömrü bu uzak mesafelere gidebilecek kadar uzun değil ya da enerjiyi istediğimiz kadar depolayamadığımız için yakıt sorunlarımız var. İşte bu sebeple solucan delikleri sadece zaman yolculuğuna yaramayacak. Başta da söylediğim gibi çok uzak mesafelere gidebilmemizi de sağlayacak. Fakat şu an bunun için yeterli teknolojiye sahip değiliz.

Solucan deliklerini kullanabilmek için yeterli teknolojiye sahip olduğumuzu farz edelim. Uzay aracımıza atlayıp yüzlerce ışık yılı uzaklıktaki bir yere, hiçbir problem yaşamadan, solucan delikleriyle ulaşabilir miyiz? Güncel araştırmalar gösteriyor ki solucan deliklerinin açık kalmasına sebep olan bir madde var. Bu maddenin adı egzotik madde. Nedir bu egzotik madde? Egzotik madde çok fazla negatif enerji yoğunluğa ve negatif basınca sahip kuramsal parçacıklardır. Yani eğer kullanacağınız solucan deliğinde yeteri miktarda egzotik madde varsa ya da siz yapay yollarla eklemişseniz evet istediğiniz yere ulaşabilirsiniz. Yalnız dikkat edin her solucan deliği kestirme olmayabilir. Unutmayın en kısa yol bildiğiniz yoldur. Bildiğiniz solucan deliğini kullanmanız dileğiyle…

Benim gibi bilim kurgu filmlere meraklıysanız ve solucan delikleri ilginizi çektiyse en sevdiğim film olan Interstellar’ı izlemenizi tavsiye ederim.

Okuduğunuz için teşekkürler…

Yazımı yazarken daha fazla bilgiye erişebilmek için kullandığım kaynaklar:

  • Stanford University, “Einstein’s Spacetime,” einstein.stanford.edu/SPACETIME/spacetime2.html
  • “What is a Wormhole?”, space.com/20881-wormholes.html?cmpid=514630_20151126_55081736&adbid=10153173567881466&adbpl=fb&adbpr=17610706465
  • bilimfili.com/solucan-deligi-nedir
Paylaşır mısınız?
Marmara Üniversitesi 4.sınıf Fen Bilimleri Öğretmenliği öğrencisiyim. Bilim benim hayatım ve bildiklerimi diğer insanlarla paylaşmaktan mutluluk duyuyorum.

3 Yorum

  1. Batılı ben buldum diyorsa ya yalan söylüyordur ya da hırsızlık yapmıştır bir doğulunun kitabından veya bir öğrencinin hayal gücünden beslenirler. Bilimsel çalışmalar, üniversiteler ve inisiyatifler aynı devlet yönetimleri gibi vahşi kartellerin siyonist mafyanın kontrolüne mahkum durumdadırlar, özgür değillerdir. Bu nedenle günümüzde savaş ve katliam teknolojileri ve faaliyetleri toplumları, ekonomileri, insanlığı, insan varlığını tehdit etmektedir.

    • Benim için doğuluda olsa batılıda olsa her bilim insanı kıymetlidir.Tabiki de İbni Sina , Es-şufi, Ali Kuşçu, Biruni ve daha nice bilim insanları asla unutulmamalıdır. Fakat bir çok eserin temelini de Eski Yunanlılar oluşturmuştur ve doğu bilim insanları kaynaklarında bunları belirtmiştir.Bu bilim etiğidir.Ayrica bu bilgiler daha detaylı olarak incelenmiş ve geliştirilmiştir. Eğer kaynak göstermeden bilgiler kullanıyorsa bunun ismi intihaldir.Bilim hayatın ta kendisidir ve her zaman var olacaktır. Teşekkürler.

  2. Evrenin bükülme teorisi ne kadar gerçekse dünyanın düz olduğu teorisi o kadar gerçektir. Uzaydaki parçacıkların dönme enerjileri ile ortak vektörel yönde yarattığı basınç farklılaşması sebebiyle akımın yarattığı girdap. En kolay suda ve atmosferde gözlemleyebilirsiniz bir benzerini. Başka bir zamana geçmezsiniz. Sadece hızlı bir şekilde diğer tarafa gidersiniz ve bu hız ışık hızından küçüktür.

Düşünceleriniz Nedir?

Lütfen yorumunuzu buraya yazınız.
Lütfen isminizi buraya yazını.