Uzay Araçları Nasıl Hareket Eder

53102
uzay araçları nasıl hareket eder

Merhaba arkadaşlar bu yazımızda sizlere uzay araçları nasıl hareket eder sorusuna cevap arayacağız. Öncelikle uzay nedir; Uzay, Dünya ve diğer gökcisimleri arasında yer alan sonsuz boşluğa verilen isimdir. Uzayın ortalama sıcaklığı yaklaşık olarak -270 derecedir. Uzay’da bizim algıladığımız gibi bir zaman kavramı yoktur. Zaman insanların algılarıyla yarattığı ve yaşamlarını kolaylaştıran bir kavramdır.

Uzayla ilgili birçok teori, araştırma ve teknolojik gelişmeye rağmen bu sonsuz boşluğun tam sınırları bilinememektedir. Uzayda milyonlarca gök cismi ve yıldız sistemi olduğu tahmin edilmektedir.

Uzay Araçları Nasıl Hareket Eder

uzay araçları nasıl hareket eder bilgi

Uzay araçları nasıl hareket eder? Boşlukta hareket eden cisimler Newton’un, “etki eşittir tepki” şeklinde özetlediğiniz üçüncü yasasını, hedeflenen ivmenin tersi yönde bir miktar kütle ‘fırlatarak’ kullanır. Örneğin, kütlesi m olan bir roket, yerde sabit duran birine göre v hızıyla hareket ediyor olsun. Diyelim Δt kadar süre içerisinde geriye doğru, kendisine göre u hızıyla, küçük bir miktar, Δm kadar gaz fırlattı. Gazın rokete göre fırlatılma hızını, roket motorlarının yapısı ve gücü belirler. Yerdeki kişiye göre bu hız (v-u)’dur. Roketin kütlesi Δm kadar azalacak ve momentum korunmak zorunda olduğundan, hızı da bir miktar artacak, diyelim v+Δv olacaktır. Fırlatmadan önceki toplam momentum m.v, sonraki ise (m-Δm).(v+Δv)+Δm(v-u) olduğuna göre; m.v=(m-Δm).(v+Δv)+Δm.(v-u)=m.v+m.Δv-Δm.v-Δm.Δv+Δm.v-Δm.u olması gerekir. Ki bu da, m.Δv=Δm.Δv+Δm.u eşitliğini verir. Eğer Δm çok küçükse, burada sağdaki birinci terim, ikinci terime oranla gözardı edilebilir. Yani yaklaşık olarak, m.Δv=Δm.u’dur. Eğer her iki tarafı da Δt’ye bölüp, Δt’yi sıfıra doğru, çok küçük bir diferansiyel dt’ye gönderirsek, şu tam eşitliğe doğru gideriz: (1/u)dv/dt=(1/m)dm/dt. Dikkat edilecek olursa; bu ifadede soldaki m roketin kütlesi iken; sağdaki dm, fırlatılan gazın kütlesindeki son artıştır. Dolayısıyla, roketin kütlesi dm kadar azalmıştır. Eğer sadece roketin kütlesiyle ilgili bir denklem istiyorsak, sağdaki dm yerine –dm, yani (1/u)dv/dt=-(1/m)dm/dt yazmamız gerekir.

Yani; (1/u)dv/dt = -(1/m)dm/dt 

Sağ taraf m’nin doğal logaritmasının türevi olduğuna göre; ∫(-1/u)dv/dt = d(lnm)/dt. 

Her iki tarafın t=0’dan t=t1’e kadar integralini alırsak; (1/u)[v(t1)-v(0)] = -lnm(t1)+lnm(0) = ln[m(0)/m(t1)].

Roketin başlangıç hızını v(0)=0 varsayar ve m(0)’ı da m0 olarak gösterirsek; v(t1) = u.ln[m0/m(t1)] olur.

Durağan halden kalkıp, sabit u hızıyla gaz fırlatarak yol alan bir roketin kütlesi sürekli azalır ve herhangi bir t1 anındaki hızı, u.ln[(m0/m(t1)]’e ulaşır.

Tabii, gazın fırlatıldığı yönü değiştirmek suretiyle, roketin ivmelenme yönünü değiştirmek mümkün.

Astronotik Nedir?

Uzaya fırlatılan gemilerin (uzay araçlarının) yapısını, çeşitli gayeler için donatılmasını, fırlatılmasını, uzayda takip edeceği yolu, uçuşun insan ve diğer canlılar üzerindeki tesirini inceleyen bir ilimdir. Uzay araçlarının şekilleri kullanıldıkları gayeye ve zamana göre değişiklikler göstermek üzere küre, koni, silindirik, mermi şeklinde veya örümcek gibi karmaşık olabilir.

Fırlatma üslerinden dev kademeli füzelerin uç kısmında fırlatılan bu araçlar içlerinde çeşitli cihazlar ve uzay adamları için lüzümlu techizatları ihtiva ederler. Dış kısmı ısı geçirmez bir izolasyon malzemesiyle kaplıdır. Dünyaya dönüşte atmosferle olan sürtünme dış cidarları akkor haline getirir. Bu yüksek sıcaklığın araç içindeki insanlara tesir etmemesi için izolasyon lüzumludur.

Araçtan dışarıyla irtibat özel pencere ve periskoplarla sağlanır. Atmosfere geri dönüşte frenlemeyi sağlayan füzeler ve paraşütler, kumanda cihazları, astronotların oturduğu özel koltuklar, astronotun pozisyonunu dünyaya gönderen kameralar, haberleşmeyi sağlayan radyo sistemleri vb. uzay gemilerinin diğer ana parçalarını teşkil eder. Astronotun önündeki bir harita ona yerin neresinde olduğunu gösterir. Yön verme füzelerine kumanda, hem astronot tarafından hem de yerdeki istasyon tarafından yapılabilir.

Uzay gemisini fırlatmak için yapılacak esas iş yerçekimi kuvvetini yenmektir. Bu da roket motorlarıyla çalışan dev füzelerle sağlanır (Bkz. Roket). Uzay gemisi bu motorların uç kısmına yerleştirilir. İlk ateşleme anında hız saatte 100 kilometre civarında olduğu halde, dünya etrafındaki bir yörüngeye oturtulabilmek için hızın saatte 25.000 kilometreyi aşması lazımdır. Yine dünya dışında yıldızlararası boşlukta, bir hedefe doğru yollanacak gemilerin, yerçekiminden kurtulabilmeleri için hızlarının 40.000 kilometreye ulaşması lazımdır. Araç yükseldikçe yerçekiminin tesiri azalır. Yaklaşık 100.000 km civarında yeryüzündeki çekimin yirmide birine düşer. Aracın yükseldikçe hızının artmasını sağlamak için roket motorlarının teşkil ettiği füze birkaç kademe halinde yapılır (daha çok üç kademe). Önce birinci kademe ateşlenir. Yakıt bitince bu kademe atılarak araç hafifleştirilir. Sonra sırayla diğer kademeler devreye girer.

Aracın az yakıt harcaması ve ucuz olması için istenen hıza çok çabuk ulaşması gerekir. Fakat bu hız artışı(ivme) aracın içindeki araçlara ve insanlı araçlarda astronotlara zarar vermemesi için sınırlanır. Mesela insanın dayanabileceği ivme, yerçekimi ivmesinin 5 veya 6 katıdır. Yerçekiminin yedi katı olan bir ivmede kanın özgül ağırlığı yaklaşık demirin özgül ağırlığı kadar olur. Bu da insan organizması için dayanılmaz bir şeydir. Bunun zararından korunmak için astronot koltuğa sırtüstü yerleştirilir ve özel elbiseler giydirilir. Ani ivmeler de insan fizyolojisini etkileyen önemli bir faktördür.

İnsan fizyolojisi bakımından karşılaşılan diğer bir problem beslenme ve solunumdur. Ağırlığın artmaması için götürülecek gıdalar ve ihtiyaç maddeleri hesaplanıp, özel olarak korunurlar. Solunum için lüzumlu oksijen şimdilik tüplerle sağlanmaktadır. Vücuttan atılan karbondioksitin güneş enerjisinden faydalanarak tekrar oksijen olarak kullanılır hale getirilmesi henüz mümkün değildir. Bunların yanında araca çarpabilecek meteorlar, radyasyon da birer problem teşkil ederler. Neticede insan fizyolojisine tesir eden çeşitli uzay şartlarını incelemek üzere geliştirilen uzay tıbbını pekçok problem beklemektedir.

Uzay araçlarının yerden fırlatılması, yer yörüngesinde dolaşması, yerçekiminden kurtulması, gezegenlere doğru gitmesi ve dünyaya geri dönmesi için takip edeceği yollar önceden bilgisayarlarla hesaplanır. Araç uzayda giderken, diğer gezegenler de hareketli olup, durumları değiştiğinden ve araç bunların değişik çekim kuvvetlerine maruz kaldığından, yol alırken sabit birreferans noktası bulamaz. Bunun için hiçbir dış referans noktasına ihtiyaç göstermeyen sadece atalet tesiriyle çalışan jiroskopik yön bulucularından faydalanılır (Bkz. Jiroskop). Jiroskoptan gelen sinyaller bilgisayarda değerlendirilerek küçük roket motorlarına kumanda edilmek suretiyle yönde lüzumlu düzeltmeler yapılır. İnsansız araçlarda yön bulmak diğer haberleşme işlemleri gibi radyo sinyalleriyle olmaktadır. Araç dünyaya dönerken atmosfere yeryüzü ufuk düzlemine göre 5-7° açıyla girmesi lazımdır. Bu açının altına inilirse araç atmosferden çıkıp tekrar uzaya kaçabilir. Bu açıdan büyük açıyla girilirse sürtünme ısısı ve yerçekimi araca ve astronota zarar verebilir. Amerikalılar uzay gemilerini denize, Ruslar ise Sibirya’ya indirirler. Denizden helikopter ve gemilerle kurtarırlar. Bazı araçlar ise havada uçakla yakalanarak indirilir.

İki uzay aracının uzayda bir araya gelerek kenetlenebilmesi uzay çağında elde edilmiş en önemli başarılardan biridir. Uzayda kurulabilecek uzay laboratuarları için kenetlenme şarttır. Şimdiye kadar pekçok kenetlenme yapıldı. Hatta Amerikan uzay araçları ile Rus araçları arasında gerçekleştirilen kenetlenmeler sayesinde Amerikan astronotlarıyla, Rus kozmonotları arasında uzay ziyaretleri yapıldı. 21. yüzyılda içinde binlerce insanın barınacağı uzay şehirleri, Ay’da ve Merih’te uzay kolonileri kurulacak, güneş sisteminin dışına çıkılarak yıldızlararası uzayın araştırılması hayal olmaktan çıkabilecek. Uzay hakkında bugünkü bilgilerimizi hiç derecesine indiren bilgiler elde edilecektir. Bu yazımızda sizlere uzay araçları nasıl hareket eder sorusuna cevap verdik. Diğer yazımızda görüşmek üzere.

32 Yorum

  1. Abd neden artık uzaya kendi fırlatmak yerine rusyadan fırlatma yapıyor ve Soyut roketlerini kullanıyor? Birde uzay üssü yapılırken coğrafi konumu gereği atmosferin en ince olduğu yerler stratejik yerler mi seçilir, baykonur ve Kennedy uzay istasyonu gibi

  2. Merhabalar. Kütle çekiminden kurtulmak için gerekli olan hız, anlık hız mıdır? yada şöyle sorayım, diyelim bir roket saatte 20 km hızla yavaş yavaş gezegenden uzaklaşıyor, bu roket kütle çekiminden kurtulup uzaya çıkabilir mi?

  3. uzay aracının hareket etmesi için bir başka projem olmuştu. Mantıklı gibi görünüyor. Ama koca ülkede bu proje ile ilgilenecek bir kişi bile bulamadım. Siz bulursanız lütfen yapın da masraftan kurtulun. Proje temelde özellikle uyduların ömürleri bitince, yani yakıtları tükenince çöpe atılmasını engeller. Dahası uzaya çıkmış olan bir aracı klüçük darbelerle de olsa hareket ettirir. Kısaca şu şekilde olacak. Mesela 5 kilovatlık bir motor ele alalım. motor yavaş bir şekilde başlayarak hızlanıyor ve en hızlı anında aniden duruyor. BU durma motorun zeminde etki yapar ve dönme kuvveti doğrultusunda güç üretir. Aynı örnek arabalar içinde geçerlidir. Arabayı aniden durdurursanız mesela altında ki halı o duruşla toplanıp kayar. Uzay boşluğunda bunu seri hareketlerle yaptığında bir yöne doğru güç üretirsin. VE bu güç tam anlamı ile elektrik ile çalışır. Hatta güneş panellerinden elde edilecek elektrik bile bunun için yeterlidir. Proje bu şekilde yapıldığında istenen güce göre mesela 1 kilo veya 5 kiloluk nesneler sürekli bir yönde doğru darbe üreterek aracın momentumuna etki eder ve sürekli olarak hızlanmasına yol açar diye düşünüyorum. Bu konuda ki görüşlerinizi yazarsanzı memnun olurum.

  4. yazınızı okudum fakat tam olarak anlayamadığım bir nokta var, uzayda hiç bir sürtünme yok ve dayanacak bir cisim yok iken bir roketin sağa sola dönmesi veya ileri doğru hareket etmesi için yakıt tankından çıkan yakıtın veya patlamanın etkisi nasıl bir roketi hareket ettiriyor. bu sadece kütle değişimi ile mi oluşuyor. zaten ileri doğru harekete başlamış bir roketin belli bir hızda olan roketin uzayda hiç bir şekilde yavaşlamaması gerekmez mi? tekrar niye yakıta ihtiyacı olacak. uzayda sürtünme olmadığına göre roketi veya uzay aracını yavaşlatacak ne var ki yakıta ihtiyacı olsun?

    • Roket uzayda manevra yapmak (sağa-sola dönmek) için RCS motorlarını kullanır veya ana roket motorlarını kullanır. Newton’un yasası şöyle söyler: “Her etki ters yönde eşit bir tepki doğurur.” Roketlerin neredeyse her türlü hareketini bu yasa açıklar.
      İleri doğru harekete başlamış bir roketin uzay boşluğunda sürtünme olmadığı için yavaşlamayacağı kısmen doğrudur. Bir gök cisminin yörüngesindeyseniz, yörünge yüksekliğine bağlı olarak yörüngesel hızınız artıp azalır. Yörüngedeki bir rokete dışarıdan kuvvet uygulanmadığı sürece yörüngede kalacaktır. Ama bu roket, bir istasyona vb bir araca uzayda kenetlenecekse hızını kenetleneceği araca göre ayarlaması gerekir. Bunun için de yakıt kullanmak zorundadır. Hem manevra yapabilmek hem de gerektiğinde yavaşlayabilmek, için yakıt taşıması gerekir. Mesela aya gitmek için gerekli eteşlemeyi dünya yörüngesindeyken yaptık fakat bu roket aya gitmek için yarı yolda tekrardan yakıt kullanmasa da, ay yörüngesine girmek ya da aya inmek için yine yakıt kullanmaya ihtiyaç duyacaktır. Sadece yörüngede dolaşacak olan haberleşme, gps uyduları vb uydular yakıt taşımaya ihtiyaç duymazlar.

  5. merhaba yörüngeye oturtulmamış keşif uzay araçlarının yakıtı tükendiğinde hareketi dururmu, yönü değişirmi, veya düşüşemi geçer, güneş sisteminden çıkarmı.

    • Yörüngeye oturtulmamış bir araç maxsimum yüksekliğe(apoapsis) ulaştıktan sonra çekim alanında olduğu gök cismine düşer. Bir roket 90 derece açıyla uzaya gitmez. Yörüngeye oturmak için eğimli bir manevra yaparak ilerler. Eğer yeterli hızlara ulaşamadan yakıt biterse şu örnekdeki gibi bir olay olur: bir taşı 45 derece açıyla fırlatın. Belli bir yüksekliğe ulaşır ve düşüşe geçer.(eğik atış). Roketlerde az çok buna benzer.
      Güneş sisteminden çıkması için zaten yörüngeye oturması için gereken hızdan çok daha fazla bir hıza ihtiyacı vardır.

  6. Merhabalar, buradaki güzel soru ve cevapları gördükten sonra kafama takılan bazı soruları sormak istedim.

    Uzay araçlarıyla haberleşme hızı nedir?
    Uzay araçlarıyla radyo dalgaları mı yoksa laser ile mi iletişim kuruluyor. Ve siber saldırılara maruz kalabilirmi

    • merhaba
      Uzay araçları ile haberleşme, radyo dalgaları ile sağlanmaktadır. Radyo dalgaları uzay boşluğunda ışık hızı ile yol almaktadır. Gelecekte lazerlerden uzay alanında yararlanılması düşünülmekte ancak lazer ışınları iletişimde değil de güneş yelkenleri ile hareket eden uzay araçlarına güç sağlamak için kullanılacak.
      Uzay programına sahip ülkeler, şirketler siber saldırılara maruz kalmamak için güvenlik önlemlerini zaten alıyorlar. Alınan tüm önlemlere karşın yine de siber saldırılara maruz kalınabilir. Gelecek yıllarda, özellikle endüstri 4.0 ile birlikte siber saldırılardaki yoğunluğun artacağı söyleyebiliriz. Bu siber saldırıların neredeyse her alana etkisi olacağı gibi uzay alanını da etkileyeceğini düşünmek yanlış olmaz.

  7. Oğuzhan bey,
    Amerikalıların uzaya yolladıkları chalenger,discovery gibi araçlarının filmlerini izliyorum.Şunları öğrenmek istiyorum.
    1-iki yandaki roketler kaçıncı saniyede , araç hangi hızda iken ve yerden kaç kilometre yüsekte iken serbest bırakılıyorlar.Bunlar tekrar kullanılabilinir mi? Karaya mı ,denize mi düşüyor.
    2-İki yandakilerden sonra ana gaz stok tankı ne zaman serbest kalıyor ,o an kalkişin kaçıncı saniyesi ,sistemin o andaki hızı ne yerden yükseklik ne kadar.
    3-kurtulma hızı 11,2 km/s hıza nezaman hangi yüseklite ulaşıyor.
    Bunları yani kısacası itinereri hız,zaman ,yüksekliklerle birlikte öğrenebileceğim bir yer var mı?

    Teşekkürler ederim

    • 1) iki yandaki roketler, katı yakıt roketleridir. yakıt bitince taşıttan ayrılırlar. NASA bu uzay mekiklerini florida uzay üssünden doğu yönüne doğru fırlattığı için ana taşıttan ayrılan tüm parçalar atlas okyanusuna düşmektedir. bu katı yakıt roketlerinin tek parça halinde okyanustan çıkarıldığını biliyorum, muhtemelen bakımdan sonra tekrar kullanılıyordur. hız ve yükseklik hakkında kesin bir veri ile karşılaşmadım.
      2)yörüngeye oturmadan önce bu tank mekikten ayrılıyor. tankın ayrıldığı andaki hız ve yüksekliği bilmiyorum. sizin de bileceğiniz üzere bu yakıt tankında motor bulunmamaktadır. mekik tank içerisindeki yakıtı kullanınca tank dünyaya serbest düşüşe bırakılır.
      3)kurtulma hızı, dünyanın çekim alanından çıkmak için gerekli olan hız anlamına gelmektedir.istediğiniz yükseklikte bu hıza ulaşabilirsiniz(atmosferin alt katmanları hariç çünkü böyle bir hızla atmosferin alt katmanlarında hareket edecek olursanız parçalanırsınız) tabiki elinizde yeterli güç olması koşuluyla. bu yükseklik 300 km de olabilir, 1000 km de olabilir. ama şunu da söylemek isterim. bu uzay mekikleri diğer gök cisimlerine gitmesi için üretilmedi. mekikler alçak dünya yörüngesine astronot ve yük taşımak için kullanılmıştır ve nasa bu mekikleri kullanımdan kaldırmış bulunmakta.

  8. merhaba ben raşit erkan.
    benim bir projem var. uzayda kullanılacak yeni bir itki sistemi üzerinde calışıyorum.
    aklımda bazı sorular var. yanıtlanması gerekiyor. ben uzay ortamında sabit bir hızla örnegin saniyede 100m gibi bir hızla ışık hızına ulaşılabilirmi merak ediyorum. yardımcı olursanız cok sevinirim.

  9. Albert Einstein ve Newton’ın ötesine geçilmeyince, düşünce ufku genişletilmeyince, bakış açısı değiştirilmeyince, kuantum fiziğinin ihtişamı ve sonsuz olanakları düşünülmeyince git gel Konya 6 saat. Ve yani ışığın hızı 300 000 Km/sn ve Düzgün doğrusal hareket. Pösteki sayma gibi bir durum. Afrikalıların, Güneş ve gezegenlerin durumu. Toplumsal ilerleme sıfır, Bilimsel ilerleme Sıfır. Oysa bilimsel teknoloji çağı sürekli ilerlemeli ve üretmelidir. Değişmeli ve değiştirmelidir. Hep bilinenleri papağan gibi tekrarladığın da insan soruda soramıyor, hayalde kuramıyor. Hayal ve Soru olmadığında bıktırıcı bir döngüsellik de bütün yavanlığıyla devam ediyor. Liselerde Newton fiziği bir amentü gibi ezberletiliyor. Atatürk’ün yıllar önce gösterdiği akıl, bilim ve çağdaş uygarlık seviyesi bilmezlikten ve görmemezlikten gelince devamlı badanaj yapılıyor. Saygı, sevgi ve başarı dileklerimle. 11/10/2017

  10. Merhaba,

    Uzay bilimi ile ilgili derinlemesine bir bilgim yok. Ancak bugun arabada rakim/yukselik ile ilgili bir sohbet sonrasi soyle bir soru sordu arkadasim. Dunyanin en yuksek noktasindan yerkureye 180 derece paralel bir aci ile ucabilme imkani bulabilen bir kisi, eninde sonunde uzaya gidebilir mi? Zaman bagimsiz olarak bu fiziksel&matematiksel acidan mumkun mudur?

    • teorik olarak mümkün ancak uygulamada işler değişir çünkü yüksek bir hıza sahip olması gerekmekte. bu hıza ulaşmadaki en büyük engel atmosfer sürtünmesi ve yakıt.

  11. HEP MERAK ETMİŞİMDİR. DÜNYADAYKEN ÇOK BÜYÜK MASRAF VE TEKNOLOJİ İLE UZAYA GÖNDERİLEN ARAÇLAR. VARDIĞI GEZEGENE İNERKEN NASIL İNMİŞTİR. İNDİKTEN SONRA VARDIĞI GEZEGENDEN DÜNYAYA DÖNERKEN, HANGİ RAMPA VE YAKITLA GERİ DÖNMEKTEDİR.

    • dünyanın yerçekimden kurtulmak oldukça zordur. ana yakıt tanklarının nereyse tamamı yörüngeye oturmadan tükenmiş olur. bu araçlar başka bir gök cismine inerken eğer o gezegenin ya da uydunun atmosferi varsa atmosferdeki sürtünmeyi bir tür frenleme olarak kullanır ve paraşüt yardımıyla iner. Venüs, Mars, Dünya ve Satürn’ün uydusu Titan’a böyle inildi. bu gök cisimlerinin hiçbirinden dünayaya geri dönülmedi. İniş yapılıp geri dönülen gök cismi sadece uydumuz Ay. Ay bir atmosfere sahip olmadığı için buraya paraşütle inilemez o yüzden iniş araçları retro roket yardımıyla hızını azaltır ve yumuşak bir şekilde iniş yapar. aydan geri dönüş çok zor olamamaktadır. çünkü ayın yerçekimi dünyadakinin altıda biri. daha az bir yakıtla aydan roket kalkar ve dünyaya dönebilir. dünyaya iniş için yine paraşütler kullanılır. aydan kalkş için rampaya gerek yok çünkü iniş yapan modül 90-100 metrelik bir boyutta değil. bu iniş modülü 6-7 metre boya sahip. o yüzden devrilmesin sabit dursun diye kullanılan rampaya ihtiyaç duyulmamaktadır.

  12. Yukarıdaki yorumlarda gereğinden fazla teknik ayrıntı var, roket yer çekiminden kurtulmaya çalışırken üzerinde 3 hız bulunmakta birincisi kendi hızı , ikincisi dünyanın kendi etrafında dönüş hızı ve üçüncüsü de dünyanın güneş etrafındaki dönüş hızı, güneşe bağlı olan hızını saymıyorum.Roketin hızı hava bulunan ortamda en fazla ne kadardır, havasız ortama geçtiğinde 24 000 km/h nasıl ulaşıyor,benim anladığım şu; uzayda hareket eden her şey ilk hareketin devamı şeklinde, sonradan hızlanma ya da frenleme diye bir şey yok, sadece çekim alanına girme ve gezegenlerde,uydularda olduğu gibi merkezkaç kuvveti ile dönme var ki bu da ilk hareketin devamıdır. 24 000 Km/h dünyayı güneş yörüngesinde takip için gerekli hızdır , bu hıza nasıl ulaşılıyor, gördüğüm kadarı ile yakıt roketi gazlı atmosferde iken bırakılıyor ve mekiğin motorları ile devam ediyor ve hızı da o sırada yeterli değil, atladığım bir şey mi var, sonradan bu hız nasıl artırılıyor

    • Senin bu yorumunun sonucu nedir? Cevap: Bize anlatılan her şey yalandan ibaret. Bu kadar kolay mı peki bu cevaba ulaşabilmek?

    • alçak dünya yörüngesi için gerekli hız yaklaşık 24000 km/h iken dünayadan kurtulma hızı saniyede 11 km dir. bu hıza ulaşırsa artık güneş yörüngesinde hareketine devam eder. uzay mekikleri bu hıza ulaşamazken bir roket bu hıza ulaşabilir çünkü roketler kademe kademedir. 2 ya 3 parçadan oluşur. altdaki kademeler dünya yörüngesine oturmaya yararken en üstdeki kademe dünya yörüngesinden çıkmak için kendi yakıtını ve motorlarını taşır. bu sayede kurtulma hızına ulaşır. uzayda frenleme diye bir seçenek de bulunmakta o da şöyle oluyor. roket gittiği yönün tersine doğru ateşleme yaparsa yavaşlar. hatta roketin yeterli yakıta sahip olduğunu düşünelim. roket gidiş yönünün tersine ateşleme yapmaya başladıktan sonra hızını sıfırlayana kadar bu işleme devam etsin. bunun sonucunda roket hangi gök cisminin kütlesel çekim alanı içerisindeyse o cisme serbest düşüşe geçer ve çakılır. yani sonuç olarak uzaya çıktıktan sonra yakıtın var ise hızlanma ve frenleme diye bir seçeneğin vardır.

  13. Merhabalar uzayda hava olmamasina karsin neden ates cikar bilgilendirirseniz sevinirim
    Bi de sudan nasil cikiyo okyanuslardan firlatilir ken kaldirma kuvvetinden yaraslaniliyor oyle ise ates sonmez mi suda
    Yok sa ates deilmi o nitrojen diye duymustum lutgen bilgilendirin tesekkurler

  14. Buna ek; atmosfer olmayan gezegen vb. (misal: Ay) yerlere uzay aracı nasıl indirilir? [Anlatım olarak; “roket kullanılacaksa, uzay boşluğunda nasıl yanma gerçekleşir/gerçekleşmez belirtilerek anlatılabilir mi?”]

    Aslında benim ilk sorum; “Uzayda güneş enerjisi kullanılarak hareket gerçekleştirilebilirse nasıl gerçekleşir?”

    Bu yazınız en verimli araştırmalarımdan biri oldu. Teşekkür ediyorum paylaşım için.

    • Güneş panelleri kullanılıyor uzay araçlarında ve sondalarında, zaten panellerle enerji üretiliyor. Marsın yüzeyinde keşif yapan curiosty uzay keşif aracıda güneş panellinden enerji üretiyor.

  15. Burada eksiklik olduğu kanaatindeyim, gazın cinsine göre değişkenlik gösterebilir. Molekül ağırlığı daha fazla olan gazın boşlukta yayılma hızı, molekül ağırlığı daha az olan bir başka gaza göre oldukça azdır. Buda başka unsurları da meydana getiriyor. Gazın sıkıştırılma miktarı etkili yani iç basınç ne kadar fazlaysa dış basıncı sıfır kabul edersek iç basınç artarsa gazın dışarıya çıkışı da o denli fazla olacak. Kullanılan gaz hidrojen demiş olsak ve basıncını olabildiğince artırabildiğimiz bir kaba koysak ve kucuk bir kapakçıkla gazı dışarıya gönderebiliyor olsak ve bu kabı uzayda hareket etmeyen bir noktaya koysak ve o küçük kapakçığı açsak asıl şeyin kütlesinden daha çok basıncın etkili olduğunu görürüz diye düşünüyorum. Bu düşünce bana newtonun koyduğu 3. yasadan daha fazlası olduğunu düşündürüyor, kütleden bağımsız bir şey olmalı. Newtonun evinde vakumlu bir fanusta duran minnacık bi pervane var ve bu pervanenin iki kanadına zıt yönlerden iki ışık gönderildiğinde pervanenin döndüğü bir düzenek var. Yani ışık denilen şey aslında enerji dolu olan paketçikler olduğu için uzay araçlarına öyle bi sistem yapılmalıki uzay aracından ışık çıkarken uzay gemisini ite bilmeli. Yine 3. yasaya gelirsek bir nevi etki tepki kuvvetini olunca ışının gemiden ayrılma hızı ile geminin ışıktan ayrılma hızı eşitleninceyedek sürecek ve aslında gemi ışık hızında hareket edebilecek. Şimdi iyi güzelde kardeşim bunlar zaten denenmiştir olmadığı görüldüğü için yapılmıyor diyebilirsiniz fakat ya gemiler bu dediğim sisteme uygun değilse yahut hali hazırda olmayan bir sistem gerektiriyorsa ya da bundan bin sene önce nasıl elektromanyetik spektrumdan bi haberken şuanda mantıklı geliyorsa günün birinde de öyle bir etken bulacazki gazla gönderdiğimize hayretle bakıcaz ne ilkel diyecez. Düşünebiliyorsak yapıladabilinir sadece suan uygun zaman değildir. saygılar :D

    • Bütün yazını okudum, Newton’un 3. yasasına kadar haklısın, ama gerisi mantıken eksik veya yanlış. Birincisi, bahsettiğin o gaz için, yaptığın basınç hızına etki eder, ama o ağır gemiyi hızlandırmak veya yön değiştirmen için momentum gerekir. Şöyle düşün, sen diyorsun ki ya araba saatte 200km hızla gidiyor ben bunu yavaşlatmak için karşıdan 50mm çapında(5cm) taş atayım. Bu taşın hızıyla zaten durur/yön değiştirir. Gene manyaklığım tuttu hesap yapalım, arabanın ağırlığı 1200kg,(1 200 000gr) hızı 200km/h yani 55.5555 m/sn eder. 1200000X55.5555 sana momentini verir, (gram cinsinden aldım işlemi ona göre yapalım diye) = 66666600 grm/sn momenti… Bu arabayı durdurmak için uygulaman gereken moment 66666600 yani. Taşa gelelim, taşın özgül ağırlığı 1.9-2.6 gr/ cm3 diye verilmiş bi kaynakta. 5cm çap dedim, hacmi 65.4498 yani 65.45, ağırlığı lazım, çarp özgül ağırlığı hacimle, hadi senin teroinin lehine olsun en yüksek yani 2.6 gram alalım o da 170.17 eder. Taşımız 170.17 gram, moment ilişkisinden aracı durduran taşın hızını bulalım, m1v1=m2v2 66666600=170.17V v hızı buradan V=391764.70588 m/sn çıkar bu da saatte 1410352.941168km hız demek. Böyle bi taş atman için gerekli olan enerjiyi sen hesapla 1/2mv^2 den. Yani ışık hızı böyle bir mantığa göre hayallerde kalıyor. Aynı denklemi de ışık için yap, ışığın ağırlığı olması lazım diyorsak eneriyi ve momentumu düşün. Böyle manyaklıklar yapıp hesaplamayı seviyorum, eğer istersen iletişime geç bilim konuşalım, severim böyle şeyleri ben.

  16. Çok güzel bir mskale olmuş. Uzay araçları ile dünya aradında iletişimin ne şekilde kurulduğu, aracın enerjisini ne şekilde remin ettiiği konusunda da bizi aydınlatabilirmisiniz?

Düşünceleriniz Nedir?

Lütfen yorumunuzu buraya yazınız.
Lütfen isminizi buraya yazını.