Ana Sayfa Bilim Geceleri Gökyüzü Neden Karanlık Olur - Olbers Paradoksu

Geceleri Gökyüzü Neden Karanlık Olur – Olbers Paradoksu

Bazı soruların cevapları çok basit görünebilir. Hatta sorunun kendisi çok saçma gelebilir. Fakat unutmamak gerekir ki bazı şeyler göründüğü kadar basit de değildir. Biraz ayrıntılı incelediğimizde fark ederiz ki saçma dediğimiz bu şeyler ciddi araştırma ve açıklamalar gerektirir.

Geceleri Gökyüzü Neden Karanlık

Geceleri gökyüzü neden karanlık olduğunu sorgulamak bana kalırsa görünüşünde basit gibi durup ama aslında hiç de öyle olmadığını göreceğiniz türden bir soru. Zira bu sorunun günümüzde net bir cevabı olsa da bir zamanlar birçok filozofun ve bilim adamının kafasını karıştırmıştır. Aynı zamanda bir paradoksa neden olan bu soru olbers paradoksu olarak bilinir. Paradoks ismini Alman hekim Heinrich Olbers’den alır. Muhtemelen bu soruyu gördüğünüzde aklınıza gelebilecek en makul ve basit cevap ‘‘geceleri karanlıktır çünkü güneş yoktur’’ olacaktır. Son yüzyıldaki keşifleri bir kenara bıraktığımızda bu cevabınız ne yazık ki yanlış olur.

Olbers Paradoksu Nedir?

Yaklaşık bir asır öncesine kadar bilim dünyasında kabul gören bir görüş vardı: Evren durağan ve sonsuzdur. O zaman için teknolojinin ve teleskopların gelişmemiş olması yeterli gözlem yapmaya engel olduğundan bilim dünyasında bu görüş hâkimdi ve hemen hemen bütün bilim adamları bu düşünceyi destekliyordu. Sonsuz evren demek uzayda sonsuz yıldız olacağı anlamına geleceği için güneş ufukta batsa dahi evrendeki sonsuz sayıda yıldızdan gelen ışığın ortalığı gündüz gibi aydınlık yapmasını gerekirdi. ‘‘Uzaktaki yıldızların enerjisi dünyaya ulaşırken azalır haliyle bizler yıldızların sönük nokta gibi duran ışıklarını görürüz’’ gibi bir cevap vermek de durumu kurtarmaz. Çünkü sonsuz yıldız demek dünyadan uzaya hangi açıdan bakarsak bakalım mutlaka bir yıldızla karşılaşacağız anlamına gelir ve haliyle dünyaya her açıdan gelen bu ışıklar dünyayı günün 24 saati gündüz yapar. Fakat tabi gerçekte böyle değildir. Buna ‘Evrende yıldızlararasında bulunan toz halindeki maddeler bu ışıkları soğurarak bize gelmesini engellediği için böyledir.’ gibi bir açıklama getirmek mantıklı olabilir ama zamanla bu maddelerde soğurduğu bu ışığı tekrar yayma durumuna gelecektir. Haliyle paradoks oluşur.

Olbers Paradoksu Nedir

Olbers oluşan bu paradoksun sebebini statik ve durağan evren fikrindeki hatadan dolayı olduğunu öne sürmüştür. Aslında bakarsanız doğru düşünmüştür çünkü sorun da gerçekten buradan kaynaklanır. Şimdi sorunun çözümüne gelelim. Birincisi evren sonsuz yaşında değildir yani bir başlangıcı vardır. Evren büyük patlamayla başlamıştır ve bunu açıklayan teori de Big Bang teorisi veya büyük patlama teorisidir. İkincisi evrenin sonlu ya da sonsuz olma durumu bizim için bir gerçeği değiştirmez ki o da evren sonsuz dahi olsa bizim için sonludur, evrende hiçbir zaman izleyemeyeceğimiz noktalar bulunacaktır. Sebebi ise evren genişlemektedir ve genişleme hızı sürekli artmaktadır. Sonuç olarak genişleyen bu evrende bir hız limiti vardır: ışık hızı. Işık saniyede yaklaşık 300.000 km hızla hareket eder ve bize göre muazzam hız olan ışık hızı bile evrende çok küçük kalır buna bağlı olarak bize evrendeki her yıldızın ışığını ulaştıramaz.

Olbers Paradoksu

Sonuç olarak gökyüzüne baktığımızda her yerde değil çok nadir yerlerde yıldıza rastlarız(bu nadirliği yorumlarken dikkatli olmak lazım, gözlemlenebilir evrende yaklaşık 100 milyar galaksi ve her galakside de yaklaşık 100 milyar yıldız vardır ama evren gerçekten büyüktür ve bu galaksilerin arasındaki uzaklıklar milyonlarca ışık yılı uzunluğundadır ve bu uzaklık her zaman artmaktadır). Sonuç olarak gökyüzü gece neden karanlıktır çünkü evren sonsuz değildir, evrenin bir başlangıcı vardır(Big Bang) ve evren durağan değildir, evren genişlemektedir. Buna rağmen bir sorun daha açıkta kalır. Big bang teorisi evrenin başlangıcı olan büyük patlamadan sonra uzay çok parlaktı ve ısısı çok yüksekti öngörüsünde bulunur. Bu gün bilim adamları teleskopları gökyüzüne çevirdiğinde uzaklardan bize gelen ışıklara bakarak evrenin yaşı hakkında bilgi sahibi edinir. Yani aslında yıldızlara bakarak geçmişe bakarız ama madem gökyüzü bir zamanlar çok parlaktı neden o çok parlak uzaya rastlamıyoruz? Görülen uzaydaki tüm noktalar, evrenin o zamanki yüksek ısısı yüzünden güneş yüzeyinden daha parlaktı ve çoğu ışık huzmeleri bir yıldızda sona ermek yerine büyük patlamanın bir kalıntısında sona erdi. Bu ışıkların dalga boyları zamanla büyüdü ve bu dalga boyları şu anda ilk oluştuklarından 1100 kat daha büyük hale geldi. Gözlerimiz bu dalga boyundaki ışığı görebilecek dizaynda olmadığı için göremiyoruz haliyle. Mikrodalga seviyesindeki bu dalgaları iki astronom ekibi bir radyo teleskobuyla keşfetmiştir ve mikrodalga arkaplan ışıması olarak isimlendiren bu olay büyük patlamanın en büyük kanıtlarından biri olarak gösterilir. Michiuo Kaku’nun ‘Eğer gözlerimiz bu dalga boylarındaki ışığı görecek dizaynda olsaydı gökyüzüne baktığımızda her zaman büyük patlamayı görürdük.’ şeklinde çok tuhaf bir sözü de vardır.

Not: Makale de bahsettiğimiz Big Bang teorisini Büyük Patlama Teorisi (Big Bang) Nedir? ve kozmik mikrodalga arkaplan ışımasını Kozmik Mikrodalga Arkaplan Işıması Nedir? isimli makalelerimizde ayrıntılı olarak inceleyebilirsiniz.

arıcılık malzemeleri
İbrahim Güzelkaya
İbrahim Güzelkaya
Merhaba arkadaşlar Selçuk Üniversitesi Makina Mühendisliği Bölümü'nde öğrenim görmekteyim. Mühendislik alanını meslek olarak seçmemin yanında bilime oldukça ilgiliyimdir ve bu alanda da bir şeyler yapmak veya yapmaya çalışmak hayallerimden biridir. Umarım yazılarımla da faydalı olurum.

5 Yorum

  1. Neden gece gök yüzü karanlık ?
    Olbers paradoksunu , diğer yıldızları falan boşverin.
    Zaten kendi güneşimizle gecenin de , gündüz kadar aydınlık olması gerekmez mi ?
    Işık kaynağı yani güneş , aynı anda ,dünyanın diğer tarafını aydınlattığına göre aynı şekilde tüm çevresini ve ortamı aydınlatıyor demektir. Güneşin aydınlattığı alan dünyanın çok ötesine kadar geniş olduğuna göre , Dünya da bu ışıklı ortamın içinde bulunduğuna göre , ışık kaynağı kesintisiz olarak ortalığı ,yani tüm çevresini aydınlatmaya devam ettiğine göre neden gece gök yüzü karanlık ?
    Zira ortam değişmiyor. Dünya halen aynı ortamda ve diğer taraf aydınlık . Oysa ; dünya , gece olunca sadece ışık kaynağına arkasını dönmüş oluyor. Yani dünya sadece kendi etrafında dönüyor. Yani sadece güneşe arkasını dönmüş oluyor. Ama ortam hala aynı şekilde ve aynı oranda aydınlık. Aynı anda dünyanın diğer tarafından bakıldığında aynı gökyüzü görülüyor ve aydınlık.
    Şöyle ifade edeyim: bir odadayız. odanın bir duvarında bir ampul yanıyor ve odayı aydınlatıyor. Biz odanın ortasındayız.Ampule bakarken ampulün ışığını görüyoruz.ampule arkamızı dönersek sadece ampulü ve ışığı görmemiş oluyoruz ama ortam halen aynı. Arkamızı ışığa dönüp önümüze baktığımızda oda yine aydınlık. Ortam yine aydınlık. Işığa arkamızı dönmemiz bir şey değiştirmiyor.
    Yani oda halen aydınlık ve bakmakta olduğumuz alan da halen aynı şekilde aydınlık. Yani gece olsa da sadece güneşe arkamız dönük.Ama ortam halen aynı şekilde aydınlık olmalı . ve uzaya baktığımız zaman bu boşluğun aydınlık olması lazım.Çünkü o anda arka tarafımızda uzaya bakıldığında uzay aydınlık. Dünya bu ortamda sadece küçük bir nokta . Önü arkası ne fark eder ?

    • Verdiğin örnek savunduğun fikir ile örtüşmüyor.
      4 duvar ile kapalı odada nereye dönerseniz dönün ortam aydınlıktır. çünkü ışığın çarpıp geri döneceği bir cisim vardır.
      dünya ise öyle değildir. güneş ışınları bir cisme çarptığında ancak ışık görülebilir. bunu deneyebilirsiniz.
      boş bir arazide bir el fenerini gökyüzüne tuttuğunuzda ışığı göremezsiniz, ancak ışığın önüne bir cisim koyduğunuzda, bir taş attığınızda yada bir mendil attığınızda ışığı görebilirsiniz.

    • evet sonunun olduğu anlamına gelir. başlangıcı olan her şey mutlak olarak sonludur. evren, büyük yada küçük gök cisimlerinden oluşur. her bir gök cismi ise sınırlıdır, sonsuz değildir. dolayısıyla sınırlılar topluluğundan oluşan şeyde sınırlıdır. yani evren sınırlıdır. sınırlı olan ise kendisine sınır ve düzen koyana muhtaçtır.
      o ise mutlak güç sahibi olan Allahtir.

Düşünceleriniz Nedir?

Lütfen yorumunuzu buraya yazınız.
Lütfen isminizi buraya yazını.

Yazar Ol arıcılık malzemeleri

Yeni Yazılar

Rusya: Koronavirüs İlacını Geliştirdik

Dünyanın mücadele için seferber olduğu korona virüs ile ilgili çok önemli bir gelişme yaşandı. Rusya Federal Biyomedikal Ajansı (FMBA), yeni tip korona virüsü tedavi...

Nobel Ödüllü Biyofizikçi Levitt: Salgının Sonu Yakın

Stanford Üniversitesi'nde çalışan Nobel ödüllü Biofizikçi Michael Levitt korona virüsün kısa süre içerisinde ortadan kaybolacağı öngörüsünde bulundu. 2013 Nobel Kimya ödülünün sahibi olan Levitt...

Karayolu ile Patlayıcı Madde Taşımacılığı

Özet: Endüstrileşmenin hızla ilerlemesi neticesinde tehlikeli madde kullanımı giderek yaygınlaşmaktadır. Buna bağlı olarak tehlikeli madde taşımacılığı da yoğun bir şekilde kullanılmaktadır. Tehlikeli maddeler Karayolu...

Duygusal Beslenme

Klinik psikiyatr Prof. Dr. Carol Milstone der ki, "duygusal beslenme psikolojik ihtiyaca karşılık gelen bir duygusal ihtiyaca cevaptır.", ve şunu ekler "bu genellikle bir...

Mühendislik Maaşları

Nükleer Enerji Mühendisliği Maaşları

Merhaba arkadaşlar bu yazımızda nükleer enerji mühendisliği maaşları hakkında internetten araştırarak bulduğum bilgileri sizlerle paylaşacağım. Nükleer enerji mühendisliği; atom çekirdeğinin parçalanması sonucunda ortaya çıkan...

İşlem Mühendisliği Maaşları

Her şirketin kendine göre bir maaş politikası vardır. Maaş politikası belirlenirken, yazılı kanunlar, kişinin iş performansı dikkate alınır. İşlem mühendisi; hastane, banka, belediye de...

İnşaat Teknolojisi Bölümü Maaşları

İnşaat teknolojisi bölümü inşaat sektörünün giderek gelişmesiyle beraber ortaya çıkan bir bölümdür. Bölümden mezun olanlar çeşitli kurumlar da ve iş sahalarında iş bulabilir. İnşaat...

Elektrik Mühendisliği Maaşları

Elektrik mühendisliği ülkemiz için son derece önemli olan mesleklerden bir tanesidir. Bu mesleğe adım atılması için ilgili üniversitelerin 4 yıllık lisans bölümlerinden mezun olunması...