Her Şeyin Teorisi

64369
Her Şeyin Teorisi

Evren başını kaldırıp yukarı bakan herkes için etkileyicidir, belli ki eski zamanlarda insanlar evrenin büyüsüne kapılmışlar ve evrenin işleyişini anlamak için çabalamışlardır. Bunun sonucunda doğru yanlış birçok teori ortaya atılmıştır ilk geçerli teori Aristoteles ya da kısaca Aristo Antik Yunan filozof’ tan gelmiştir ama Aristo’nun fikri biraz bencilcedir. O dünyanın evrenin merkezinde olduğunu savunmuştur.

aristoteles

Ne mutlu ki, günümüzde birkaç istisna kişi dışında bu durma inanan pek kişi yoktur. Günümüzde dünyanın evrenin merkezinde olmadığını aksine çok vasat bir yıldızın etrafında dönen ve içinde gelişmiş bir primat türü barındırdığını da biliyoruz. Peki ya evren nasıl oluştu? Nasıl sona erecek? Biz neden buradayız? Gibi birçok sorunun cevabını günümüzde hala kesin olarak bilmesek de bu konularda bazı teoriler mevcuttur. Ama ben size tamamen kendi teorilerimle çözüm önerileri sunacağım.

albert einstein

Eğer Albert Einstein haklıysa ve evren genişliyorsa evrenin tek bir noktadan gelmiş olması gerekmektedir. Böylece şu teori ortaya çıkar: “Evren 13,8 milyar yıl önce aşırı yoğun ve sıcak bir uzay-zaman tekilliğinin (space-time singularity) gürültülü bir şekilde patlamasıyla ortaya çıktı ve kütle çekim kuvveti sayesinde günümüzdeki halini aldı.” Bu genel olarak kabul gören teoridir. Evet kesinlikle çok heyecan verici olmakla birlikte birçok soruyu ardında getirir peki ya o tekilliği oraya kim koydu?

Bu soruyu bir yaratıcıya ihtiyaç duymadan şu şekilde açıklayabiliriz. Bu evrenin birinci oluşumu değildi evren önceden de vardı ve kütle çekim kuvveti evrenin genişleme hızına baskın çıktı kısacası evren büzüldü ve bir tekilliğin içinde kayboldu ve kritik yoğunluğa gelerek patladı. Bu durumda en küçüklerin teorisi olan kuantum mekaniğini kullanmak daha akıl karı olur kuantum mekaniği derki, “her şey belirli bir miktar sıkışabilir daha sonrasında tekrardan genişleyecektir.” Bunu lastik bir top gibi düşünebiliriz, yani evren önceden vardı ve kütle çekim kuvveti evreni büzdü ve kritik düzeyde sıkıştırdı daha sonrasında evren zıpladı o zaman, bu olaya büyük patlama değil, büyük zıplama demekte fayda vardır.

Evren Modelleri Nelerdir

Evrenin nasıl oluştuğu hala gizemini korumaya devam etse de evrenin nasıl sonlanacağını tahmin etmek biraz daha basittir, ama kesin bir sonuç vermez evreni en zayıf kuvvet olan kütle çekim yönetir. Ve evrenin genişlemekte olduğunu da biliyoruz peki ya evrenin genişleme hızı kritik düzeyin altına düşerse ne olacağını hiç merak ettiniz mi?

Evren büzülür. Bunun sonucunda evren başlangıçtaki uzay-zaman tekilliğine dönecektir. Tabi bu süreç hızlı mı yavaş mı gerçekleşecek bilemiyoruz. Bana kalırsa önce yıldızların yörüngelerindeki gezegenler yıldızlara çarpacaklardır. Daha sonra ise galaksilerin ortasındaki süper emici kara delik galaksiyi yutacaktır. En nihayetinde kalacak olan kara delikler birleşecek ve tek bir kara deliği oluşturacaktır. İşte başlangıca geldik peki ya kütle çekim kuvveti varken nasıl bir tekillik patlar?

Her Şeyin Teorisi nedir

Bunun cevabı basittir kütlelerin momentumu her zaman dışa doğrudur. İşte tüm evrenin başlangıcını ve bitişini sizlere ayrı ayrı açıkladım bu olayları ikiye ayırmamızın nedeni her iki durum için bir teori bulmanın daha zor olmasıdır ve bazı bilim insanları başlangıç bölümünün tanrıya ait olduğunu ve kurcalanmamasının gerektiğine inanmaktalar, ama fiziğin asıl amacı her şeyi açıklayacak bir teori bulmaktır. Ve bana kalırsa bu teoriyi eksiksiz bir şekilde tek ve zarif bir matematik cümlesine dönüştürmek için bir kara deliğin kalbi olan tekilliğe girmemiz gerekmektedir.

Bu Makalenin tüm hakları tarafıma ve yayımladığım kuruma aittir, çalınması veya izinsiz kullanılması halinde gereği uygulanacaktır.

8 Yorum

  1. Merhaba. Yazınızı büyük bir keyif ve merakla okudum. Eğer izin verirseniz bu güzel yazınızı yotube kanalımda video haline getirip seslendirmek istiyorum. Videonun sonunda kaynak olarak sizin isminizi ve mühendis beyinler sayfasını göstereceğim.Teşekkür ederim..

    • Öncelikle ben teşekkür ederim haşim bey,
      Tabii seslendirebilirsiniz tüm içeriği kullanabilirsiniz, bizim ikinci görevimiz tüm halkı bu konularda bilinçlendirmek ve meraklandırmak. size kolay gelsin…

  2. kütle çekim varken nasıl tekillik patlar demişsiniz.peki ya güçlü nükleer kuvvet varken atom nasıl patlar?Bir de böyle düşünün

  3. Düzelenmiş hali Dünya Düzdür.
    Dünyanın aynı anda hem düz hem de yuvarlak olması mümkün.
    3 boyutlu bilgisayar oyunlarına bakalım. Bu oyunlar da ekran 2 boyutlu olduğu halde biz derinlik 3 boyut görürüz.
    Çizimler çok sayıda poligom 3 genlerden yapılır. Renderliğinde beyin 3 boyutlu olarak algılar.
    Dünya düz olduğunda 20 bin km * 20 bin km kare alana denk gelir. Her bir atom diğer atomlar ile poligomsal bağlantı kurduğunda 1 mm kare de 1 trilyon atom olduğu için 20 000 000 000 mm * 20 000 000 000 mm alanda 20 000 000 000 000 000 000 000 atom poligom oluşturur. 6.6 milyar * trilyon poligomdan oluşan bir yüzey.
    İnsan boyu 2 metre olduğunda bakış alanı 10 milyarda birdir. Gördüğü üçgen yapı gibi kendi de 3 genlerden oluşmaktadır. Yaptığı tüm cihazlar da ölçümlerde. Sonuç bu derinlikte düz bir alanda yaşadığı halde daire olarak algılar.
    Delil nedir ?
    Gökkuşağı: Bilimsel olarak gökkuşağı oluşamaz. Aynı boyut ve biçimde 64 adet prizma alalım küp biçiminde eş aralıklarla yerleştirelim. Işık kaynağı tuttuğumuzda 64 ayrı kuşak elde edilir.
    Yağmur damlaları asimetrik olarak düşer. Milyonlarca düşme açısı farklı rüzgar nedeni ile savrulan yağmur tanesinden saçılan güneş ışığı simetrik olmaz. Asimetrik olarak saçılan milyonlarca demet bir araya geldiklerinde tek bir parça Gökkuşağı değil alacalı bulacalı yapı oluşturur.
    Sonuç olarak Dünyamız küresel bir 3 gen olabilir.

    • Öncelikle yazdığınız yorumdan dolayı teşekkür ederim,
      Gözleminize ve düşüncelerinize katılıyor olmakla beraber çıkarttığınız sonuca katılmıyorum bunun nedeni gök kuşaklarının güneş ışınlarının yağmur ile kırılarak ışınların temel renklere ayrılmadır, size bu olayı anlatmak için bir örnek vermek istiyorum 2.boyutu ele aldığımızda bir küpü kare olarak görürüz ama eğer bu olaya 3.boyuttan bakarsak onun bir küp olduğunu görürüz yani mevcut bilgilerimizle bir çıkarımda bulunursak her boyut arasında 6 katlık gözlemlenebilir bir fark açığa çıkması olasıdır yani ışık bir yağmur tanesinin içinden geçtiğinde bir prizma da kırılacağı kadar kırılmayıp eğri bir yol oluşturacaktır. Yeni bir çıkarımınız veya sorunuz olursa her zaman cevaplarım,

      saygılarımla…

  4. Yaratıcıya ihtiyaç duymadan evreni açıklamanız yani ” evren daha önce de vardı, genişleme hızı kütle çekime yenilerek büzüldü ve en sonunda patladı” ifade ettiğiniz cümlede yine de tanrıya ithiyaç vardır. Çünkü esas mesele günümüz evreninin nasıl oluştuğu değil maddenin nasıl oluştuğudur. Sizin açıklamanıza göre madde sonsuzdur ancak böyle birşeyin mümkün olmayacağı açıktır.

    • öncelikle yorumunuz için teşekkür ederim kadir bey,
      makalemde size bir yaratıcının olmadığını savunmuyorum, bir tanrının olmasına gerek olmadığını savunuyorum yani evren ilk kez büzülmeden önce bir şekilde bir tekillik oluşması gerekiyor ve bu metafiziğin dalıdır. Bu konuya özel bir ilginiz var ise size bu teoriyi daha geniş açıklayabilirim. iyi günler dilerim…

  5. Dünya DÜZDÜR.
    Bir arkadaş benimle alay etmiş facebook yorumunda bir dahaki yazında dünya düzdür mü diyeceksin diye.
    İlk olarak dünyanın yuvarlak olduğuna dair bilgi sadece öyle olduğu denildiği içindir. Evet metre diye bir şeyin olmadığı kilo bar kavramlarının uydurulma olduğunu Haritalarda kuzeyin yukarıda afrikanın aşağıda olması sürekli algı operasyonu ile ilgilidir. Beynimiz adım adım şekillendiriliyor ve bize dayatılan kalıplarda düşünüyoruz. Dünya düz olabilir yuvarlak olabilir. Önemli olan bunu nasıl öğrendiğimizdir. Araştırarakmı yoksa ezberleyerekmi.
    3 kuyu 3 ev sorusunu bilirsiniz düz kağıtta bunu çözmenin yolunu bulduk. Kağıdı ıslak hamur haline getirip önce uzunlamasına her iki yan ucunu alta katlayarak bastırmadan birleştirir ardından diğer iki ucu bastırmadan birleştirirseniz tek yüzeyi ama 8 boyutu olan bir biçim elde edersiniz.
    Bu yüzey üzerinde 3 kuyu 3 ev sorusunu çizerseniz hep takılan o son borunun gittiği bir yol olduğunu görürsünüz.
    Dünya çok sayıda 3 genden meydana gelir. Trilyon üzeri trilyon. 3 boyutlu oyunlarda bilgisayar ekranı düz olduğu halde 3 boyutlu göründüğü gibi Trilyon üzeri trilyon 3 genden oluşan bir yüzeyde yaşayanlarda düz olduğu halde küre algılar. Bermuda şeytan 3 geni gibi 12 üçgen olması dünyanın 20 merkez köşesi olması gibi.
    Bu yüzeyde yaşadığımız için düz olduğunu göremeyiz. Evrenin dünya çevresinde dönmesi de mümkündür. Deliller nedir. Gökkuşağı sadece Gökkuşağının varlığı biel bilime uygun değildir. Gökkuşağı milyonlarca asimetrik olarak düşen yağmur damlalarının güneş ışığını kırması sonucu oluşur. Bu kırılmalar üst üste asimetrik olarak bindiği için tek parça 7 renk kuşak oluşamaz. Alacalı bulacalı birbirine geçen renk kuşağı oluşmalıdır. Prizmalar ile deneyi yaparak Yağmurlu havada esen rüzgar yükselen hava akımlarını da hesaba katarak Gök kuşağının oluşmaması gerektiğini göreceksiniz. Deney 16 aet aynı boy biçim prizma 4 4 4 düz sıra halinde 3 boyutlu olarak dizilir aralarında simetrik ve asimetrik olarak mesafeler konulur. Işıkın kırılması ve oluşan kuşaklar denenir. Sonuçta dağınık düşen yağmur taneleri ile gök kuşağı oluşmayacağı görülür. Belki yazı olarak ta paylaşırım.

Düşünceleriniz Nedir?

Lütfen yorumunuzu buraya yazınız.
Lütfen isminizi buraya yazını.