Nükleer Tıp Nedir

0
939
nükleer tıp nedir

Bugün pek çok hastalığın tanı ve tedavisinde kullanılmak üzere; MR, röntgen gibi manyetik etki veya nükleer enerji ile çalışan nükleer tıp cihazları kullanılmaktadır. Belki bu cihazları kullanmak zorunda kalan ve çalıştığını merak eden arkadaşlarımız, dostlarımız olabilir. Sizlere bugün nükleer tıp alanında kısa bilgiler vereceğim.

Öncelikle nükleer tıp tanımını yaparak söze başlamak gerekir. Nükleer tıp, radyoaktif elementlerle işaretlenmiş kimyasal ve biyolojik moleküllerin yaydıkları gama ışınları sayesinde tarayıcılar tarafından (Gamma kamera, PET) algılanarak, çıkan sonuçların izlenmesini ve tanısının yapılmasını sağlayan bilim dalıdır.

Beyin, kemikler, kalp, böbrek, sindirim borusu, karaciğer ve dalak gibi organlar ayrıntılı olarak incelenebilmektedir. Nükleer tıp, asıl önemli yönü kolay ve hızlı tanı koymaktır. Hasta, çeşitli testler ve biyolojik beklentiler sonucunda hastalığının tanısı zahmetli ve uzun sürmektedir. Özellikle kanserli hücreler, iyi huylu tümörler, kırık gibi hastalıklara anında teşhis edilmekte ve tedavisi başlamaktadır.

Nükleer Tıp Teknikleri

Gelelim tıbbi tanı görüntüleme olarak kullanılan cihazların hangileri olduğuna, ilk olarak

  • Röntgen

Röntgen kullanılan temel ve en eski tanı yöntemlerinden birisidir. Röntgen ismini X-ışının babası olarak anılan “Wilhelm Conrad Röntgen” den almaktadır. X-ışını oluşumu ise, şebekeden gelen alternatif akımın transformatörler ile yükseltilerek doğru akıma çevrilir. Bu yüksek gerilim, havası boşaltılmış bir tüp içinde bulunan flaman (Katot) ile karşısına konan anot tabakası arasına uygulanırsa, anoda çarpan katotların kinetik enerjilerinin büyük bir kısmı ısıya, geriye kalan kısmı ise 0.125 ile 125 keV enerji aralığında ve 10 ile 0,01 nm dalga boyunda foton demeti oluşur. İşte bu foton demeti X-ışınları olarak kullanılmaktadır.

nükleer tıpPeki nasıl oluyor da görüntü elde ediyoruz. Aslına bakarsanız bu çok basittir. Aşağıda gördüğünüz hepimizin de bildiği gibi bir röntgen cihazıdır. Doktor tanı için istediği vücut bölgesine bağlı olarak sizden, plakanın üzerine yatmanızı veya elinizi, ayağınızı herhangi bir uzuvunuzu koymanızı ister. İşte biraz önce oluşturduğumuz X-ışınlarının en önemli özelliği dokuyu geçebilme yeteğenidir. Üstten size verilen X-ışınları vücut bölgenizi temas ettirdiğiniz plakanın üzerine sizin dokularınızın içinden geçip düşer. Böylece dokularımız içinde farklı atom ağırlıkları ve değişik kalınlık ve yoğunluk olduğu için bir görüntü oluşmaktadır. Daha sonra oluşturulan röntgen filmi doktor tarafından incelenir ve tanı konur. röntgen

Aşağıdaki görselde tümör tanısı konmuş bir hasta. Gördüğünüz gibi kitle beyaz renkle görülmektedir.

tümör tanısı

  • MR (Manyetik Rezonans)

        Manyetik rezonans görüntüleme yüksek düzeyde manyetizma ile canlı doku yansıtması sayesinde oluşmaktadır. MR cihazları kimi hastalar için bazen sinir bozucu olup, saatler sürdüğü için stres veriyor olabilir. MR cihazı manyetik etkinin ve rezonansın cihazında çalışma ses frekansına bağlı olarak gürültülü bir tıbbi cihazdır.

Neden MR?

Günümüz tıp dünyasında birçok hastalığın tedavisinde kullanılıyor olsa aslında yumuşak dokuların, sinir sistemi, beyin, omurilik gibi dokularda ve organların görüntülenmesinde kullanılmaktadır. manyetik rezonansResimde görüldüğü üzere MR cihazının içine girildiğinde 1-1.15 Tesla aralığında kontrollü bir şekilde manyetik alan yaratılmaktadır. Bu manyetik alan insan vücudunda bulanan ve yaşamın ana elementlerinden biri olan Hidrojen atomlarının protonlarını uyarır ve bir alıcı ile bilgisayara aktarılır. MR cihazından radyasyon kullanılmaz bu yüzden insana herhangi bir zararı bulunmamaktadır.

  • PET (Pozitron Emisyon Tomografisi)

PET genel anlamında organ ve dokularda çıkan değişiklikleri görüntülemek için kullanılan bir yöntemdir. Aslında PET uygulaması kanserin, Alzheimer, epilepsi hastalıklarının erken tanısında çok önemlidir. Temel olarak, damar yoluyla hastaya enjekte edilen radyofarmasötik maddeler pozitron ışıması yaparak bir algılayacı tarafından bilgisayar ortamına aktarılır.

pet

Somut bir şekilde anlatmak gerekirse hastaya Iyot-131 radyofarmasötiği enjekte edilmektedir. Bu molekül trioid bezlere giderek belli bir birikim oluşturur ve bu PET’ de yoğun renklerle gösterilir. Bu durumda hastanın hiper troid veya trioid kanseri olduğu anlaşılmaktadır. Çünkü hastalıklar hücreler bu molekülleri hızlı tüketme eğilimi gösterir. Enjekte edilen radyoaktif moleküllerin yarılanma ömürleri çok kısadır o yüzden insana çok fazla zararı yoktur.

 

 

Sizlere sunduğum bilgiler kısa bir özet şeklinde olup, nükleer tıp hakkında temel bilgileri içermektedir. Merak edilen soruları umarım yanıtlamışımdır. Herkese teşekkürler. Bir sonra ki yazımda görüşmek üzere.

Paylaşır mısınız?
Önceki İçerikŞifreli Kapı Kilidi – Arduino Projesi
Sonraki İçerikSavaş Gemileri
Çağatay Özada
Ege Üniversitesi Malzeme Bilimi ve Mühendisliği A.B.D. yüksek lisans eğitimi almaktayım. Nano malzemeler ve biyo malzemeler,biyomedikal görüntüleme sistemleri,radyofarmasi ve nükleer uygulamalar alanında araştırmalar yapmaktayım. "Bir bilim insanı olmak, evreni her yönüyle sevmek demektir."

Düşünceleriniz Nedir?