Su Kirliliğinin Sonuçları

5184

Dünya’nın suyunu harcıyoruz! Dünya’nın 3\4’ünün sularla kaplı olduğunu bilmeyenimiz yoktur. Bu orana rağmen insani faaliyetlere uygun olan tatlı su kaynaklarının çok kısıtlı olduğunu söylesem! Dünyadaki bu yüksek su oranına rağmen aslında toplam tatlısu miktarımız tüm suların yalnızca %2,5’i ve bu oranın da hepsi kullanımımıza uygun değil. Ekosistem ve insani faaliyetlere uygun tatlısu miktarımız yalnızca bunun %0,3’ü kadardır bu da yaklaşık 105.000 km3 su demektir.

Dünya üzerindeki sulardan payımıza düşeni artık biliyoruz ve bu suların ne kadarını nerelerde harcıyoruz diye sorarsak cevabımız şu olur: %70 civarı tarımsal faaliyetlerde, % 19 civarı sanayi faaliyetlerinde ve %11 civarı da evsel kullanımlarda harcanıp kirli su olarak hayatlarına devam etmektedirler.
Su Kirliliği

Su hayatımızın kilit noktasıdır ve kirli su da öyle. Temiz su kaynaklarımızı önemsediğimiz gibi kirli sularımızı da önemsemeliyiz, onları biz kirletiyoruz ve bir sabah kalktığımızda onların kendiliğinden temizlenmiş olmasını bekleyemeyiz. En başta sularımızı kirletmemeye özen göstermeliyiz ki bunu dememe bile gerek yok aslında.

Dünya’da da ülkemizde de yüzeysel sularımızdaki kirliliğin sebepleri uzun yıllardır inceleniyor. Güney Carolina’da bir çayda ya da ülkemizde sanayi bölgesinde bulunan bir nehirde birçok kimyasal parametre ile kirlilikler tespit ediliyor. İncelemeler için bir genelleme yapamayız ama azot grubu olan nitrit ve nitrat kimyasallarının bu kirliliklere etkisi olduğunu da rahatlıkla söyleyebiliriz. Kirliliğe birçok kimyasalın etki ediyor olmasına rağmen neden sadece bu iki parametreyle çerçevemi çizdiğimi şöyle anlatayım:

Nitrat konsantrasyonunun yüksek olması yüzeysel sulara karışan eski bir, evsel/endüstriyel atıksu varlığını belirtebilmekte ve Nitrit parametresinin yüksek olması da yine bu sularda anlık bir kirletici evsel/endüstriyel atıksu girişini ifade edebilmektedir. Bir nehrin de başı tam da bunlarla derttedir.
atık su

Örneğin bir nehrin çevresinde bulunan sanayi kuruluşlarında ve yerleşim bölgelerinde oluşan evsel/endüstriyel atıksuların yeterli arıtım yapılmadan nehir suyuna karışmalarıyla, yoğun hayvancılık faaliyetlerinden ve tarım arazilerinde kullanılan azotlu gübrelerin ve ilaçların yağmurlu havalarda toprağa karışıp yüzeysel ve yer altı akışı olarak nehre varmalarıyla nitrit ve nitrat konsantrasyonları artar ve bu da suların kirlenmesine yol açar.

fabrikaların atık suları

Yazının başında kullanılabilir su kaynaklarımızın yaklaşık oranlarla hangi faaliyetlerde harcandığını belirtmiştik. Tarımsal faaliyet, sanayi faaliyetleri ve evsel kullanım için harcadığımız bu sular bize işte bu iki kimyasalın kirlettiği sular olarak geri dönmekte ve yüzeysel sularımızdaki, yumurtlama döneminde olan bir balığı, boyundan büyük ve önemli görevleri olan bir mikro canlının kabiliyetlerini kısacası doğal yaşamı alt üst edebilmektedir.

Lüzumlu lüzumsuz yere dünyanın suyunu harcıyoruz ve suları kirletip ekosisteme zarar veriyoruz, doğal dengeyi bozan insan kökenli baskılarımızı azaltıp gerekli tedbirleri almalıyız, doğa sevgisini hem kalplerimize hem beyinlerimize işlemeliyiz.

Düşünceleriniz Nedir?

Lütfen yorumunuzu buraya yazınız.
Lütfen isminizi buraya yazını.